ABD'nin İran'a yönelik hava saldırılarını yeniden başlatması ve Tahran'ın misilleme tehditleri, dünya petrol akışının yaklaşık beşte birinin geçtiği stratejik Hürmüz Boğazı'nda tanker trafiğini neredeyse durma noktasına getirdi. Reuters'ın gemicilik verileri ve sektör kaynaklarına dayandırdığı habere göre, 9 Temmuz itibarıyla boğazdan geçen petrol tankeri sayısı normalin yüzde 10'una kadar düştü. Bu durum, küresel enerji arz güvenliğine ilişkin ciddi endişelere yol açarken, petrol fiyatlarında da ani bir yükselişe neden oldu.
ABD'nin saldırıları ve İran'ın misillemesi
ABD Dışişleri Bakanlığı, 8 Temmuz'da İran'ın askeri tesislerine yönelik yeni bir hava saldırısı dalgası başlattığını duyurdu. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, bu saldırıların İran'ın bölgedeki milis güçlerine verdiği desteği zayıflatmayı amaçladığı belirtildi. İran ise hemen misilleme yapacağını açıklayarak, Hürmüz Boğazı'nı kontrol eden Devrim Muhafızları'nın bölgedeki deniz trafiğini yeniden değerlendirdiğini duyurdu. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, "Boğazın güvenliği ancak ABD'nin saldırganlığını durdurmasıyla sağlanabilir" ifadesini kullandı. Bunun üzerine birçok petrol şirketi, tankerlerini bölgeden çekme kararı aldı. Sektör kaynakları, sigorta primlerinin katlanarak arttığını ve bazı armatörlerin tankerlerini daha güvenli rotalara yönlendirdiğini belirtiyor.
Küresel enerji piyasalarına etkisi
Hürmüz Boğazı'ndaki bu kriz, dünya petrol arzının yaklaşık %20'sini etkiliyor. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), durumu yakından izlediğini ve gerekirse stratejik petrol rezervlerini kullanıma açabileceğini açıkladı. Petrol fiyatları, haberin ardından varil başına 5 doların üzerinde artışla 85 dolar seviyesine yükseldi. Analistler, krizin uzaması halinde fiyatların 100 doları aşabileceği uyarısında bulunuyor. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi bölge ülkeleri, alternatif petrol boru hatları kapasitelerini artırmak için acil toplantılar düzenlerken, küresel enerji ticareti benzeri görülmemiş bir belirsizlikle karşı karşıya. ABD, 2019'da benzer bir saldırı sonrası boğazda oluşturduğu deniz koalisyonunu yeniden harekete geçirmeyi değerlendiriyor. Ancak uzmanlar, İran'ın askeri kapasitesi nedeniyle bu koalisyonun etkili olamayabileceğini düşünüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, petrol ihtiyacının önemli bir kısmını Irak ve Rusya'dan karşılasa da, Hürmüz Boğazı'ndaki bir kriz küresel fiyatları etkileyerek Türkiye'nin enerji maliyetlerini artırabilir. Ayrıca, Türkiye İran ile komşu olması nedeniyle bölgesel gerginliklerden doğrudan etkilenebilecek ülkeler arasında yer alıyor. Türkiye'nin transit enerji merkezi olma hedefi, bu tür krizlerde istikrarın sağlanmasını daha da önemli kılıyor. Ankara'nın hem Washington hem de Tahran ile diyaloğunu sürdürmesi, olası bir enerji krizinden en az zararla çıkması için kritik önem taşıyor.