Ortadoğu diplomasisi, İran ile diğer Basra Körfezi ülkeleri arasında yapılması planlanan ve Hürmüz Boğazı'na ilişkin önerilerin ele alınacağı toplantının ertelenmesiyle sarsıldı. 14 Eylül'de Aden ve Dubai kaynaklı haberlere göre, toplantının iptali diplomasi çabalarının tıkandığını gösterirken, bölgenin en önemli iki petrol geçiş güzergâhı çevresinde yaşanan yeni saldırılar küresel enerji arzına dair endişeleri derinleştirdi.
Toplantı Neden Ertelendi?
İran ile Basra Körfezi ülkeleri arasında yapılması planlanan toplantı, taraflar arasındaki anlaşmazlıklar ve artan gerilim nedeniyle ertelendi. Diplomatik kaynaklar, görüşmelerin yeniden başlaması için ön koşulların oluşmadığını belirtiyor. Hürmüz Boğazı, dünya petrol arzının yaklaşık beşte birinin taşındığı kritik bir su yolu olarak biliniyor. İran'ın boğazdaki etkisi ve olası bir kapatma tehdidi, bölgesel ve küresel aktörlerin uzun süredir gündeminde.
Toplantının ertelenmesi, Tahran ile Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) üyeleri arasındaki diyalog kanallarının zayıfladığına işaret ediyor. Son aylarda İran'a yönelik yaptırımlar ve bölgesel vekâlet savaşları, taraflar arasındaki güveni daha da azalttı. Uzmanlar, ertelemenin diplomatik bir çözüm umudunu azalttığını vurguluyor.
Petrol Sevkiyat Yollarındaki Saldırılar
Toplantının ertelendiği günlerde, Basra Körfezi ve Kızıldeniz'deki petrol taşımacılığına yönelik saldırılar arttı. Yemen'deki Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik saldırıları ve İran'ın desteklediği grupların Kızıldeniz'deki ticari gemilere yönelik eylemleri, küresel enerji piyasalarında dalgalanmalara neden oluyor. Özellikle Bab-ül Mendep Boğazı ve Hürmüz Boğazı'ndan geçen tankerler, sigorta şirketleri tarafından yüksek riskli bölge ilan edildi.
ABD ve müttefikleri, sevkiyat güvenliğini sağlamak için bölgeye ek donanma unsurları gönderdi. Ancak bu adımlar, İran tarafından provokasyon olarak değerlendiriliyor ve tansiyonu daha da yükseltiyor. Petrol fiyatları, son bir haftada %4'ün üzerinde artış göstererek varil başına 90 dolar sınırına dayandı.
Küresel Enerji Güvenliği Tehlikede
Hürmüz Boğazı'ndaki istikrarsızlık, sadece bölge ülkelerini değil, başta Asya ve Avrupa olmak üzere tüm dünyayı etkiliyor. Çin, Hindistan, Japonya ve Güney Kore, petrol ihtiyaçlarının büyük kısmını bu boğaz üzerinden karşılıyor. Olası bir kesinti, küresel ekonomiyi resesyona sürükleyebilir. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), acil durum stoklarının gözden geçirilmesi çağrısı yaptı.
Diplomatik çözüm arayışları ise sonuçsuz kaldı. Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği, taraflara itidal çağrısı yaparken, arabuluculuk girişimleri şimdilik başarısız. İran, nükleer programı konusundaki müzakerelerde de ilerleme kaydedilememesinden şikâyetçi. Batılı ülkeler ise İran'ın bölgesel yayılmacı politikalarını eleştiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hürmüz Boğazı'ndaki gerilim, Türkiye'nin enerji güvenliğini doğrudan etkiliyor. Türkiye, petrol ve doğalgaz ithalatının önemli bir kısmını Basra Körfezi üzerinden gerçekleştiriyor. Boğazdaki istikrarsızlık, enerji maliyetlerini artırarak cari açığı büyütebilir. Ayrıca, bölgesel tırmanma Türkiye'nin Orta Doğu'daki diplomatik dengelerini zorlaştırıyor; İran ile Batı arasında denge gözeten Ankara, olası bir çatışmada taraf olmaktan kaçınıyor. Türkiye, enerji koridorlarının güvenliği için bölgesel diyalog mekanizmalarının güçlendirilmesini savunuyor.