Uluslararası deniz trafiği takip sistemi MarineTraffic verilerine göre, küresel petrol arzının bel kemiği olan kritik boğazlardaki gemi geçişlerinde dengesiz bir tablo ortaya çıkıyor. Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemi sayısı düşerken, Bab el-Mendep Boğazı'nda ise hareketlilik artıyor. Bu durum, bölgesel gerilimlerin ve küresel ticaret rotalarındaki değişimin bir yansıması olarak değerlendiriliyor.
Hürmüz'de düşüş, Bab el-Mendep'te artış
MarineTraffic'in Cuma günü açıkladığı verilere göre, kritik deniz geçiş noktalarındaki gemi hareketleri eşitsiz bir seyir izliyor. Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemi sayısı, bir önceki döneme kıyasla belirgin bir düşüş gösterdi. Basra Körfezi'ni Umman Denizi'ne bağlayan ve dünya petrol ihracatının yaklaşık beşte birinin geçtiği bu stratejik su yolu, İran ile ABD arasındaki gerilimlerin odak noktalarından biri olmaya devam ediyor.
Diğer yandan, Kızıldeniz'in güney girişinde yer alan Bab el-Mendep Boğazı'nda ise gemi trafiğinde artış kaydedildi. Bu artış, Süveyş Kanalı'na erişimi sağlayan ve Asya ile Avrupa arasındaki en kısa deniz yolunu oluşturan rotadaki hareketliliğin arttığına işaret ediyor. Özellikle Yemen'deki çatışmaların ardından bölgede güvenlik endişeleri yaşanmasına rağmen, ticari gemilerin bu rotayı kullanmaya devam ettiği görülüyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Hürmüz Boğazı'ndaki düşüş, İran'ın petrol ihracatı üzerindeki yaptırımlar ve bölgedeki askeri gerilimlerle ilişkilendirilebilir. Öte yandan, Bab el-Mendep'teki artış, küresel tedarik zincirlerinin değişen dinamiklerine işaret ediyor. Uzmanlar, bu eğilimin, ticaret rotalarının çeşitlenmesi ve bölgesel güç dengelerindeki değişimlerle bağlantılı olabileceğini belirtiyor.
Uluslararası Enerji Ajansı verilerine göre, Hürmüz Boğazı'ndan günde ortalama 20 milyon varil petrol geçerken, Bab el-Mendep'ten geçen petrol miktarı 5 milyon varil civarında. Bu iki boğazın toplam geçişleri, küresel petrol arzının önemli bir bölümünü oluşturuyor. Dolayısıyla bu rotalardaki değişimler, dünya enerji piyasaları üzerinde doğrudan etkili olabiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye açısından hem ekonomik hem de jeopolitik anlamda önem taşıyor. Türkiye, enerji ihtiyacının büyük bir kısmını ithal eden bir ülke olarak, özellikle Hürmüz Boğazı'ndaki güvenlik risklerine karşı kırılgan bir konumda. Boğazdaki trafiğin azalması, İran ile yaşanan gerginliklerin tırmanması halinde Türkiye'nin enerji tedarikini olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, Bab el-Mendep'teki artış, Süveyş Kanalı üzerinden yapılan ticaretin önemini koruduğunu gösteriyor; Türkiye'nin de bu güzergahlarda söz sahibi olma çabaları açısından dikkate alınması gereken bir unsur. Bölgedeki istikrar, Türkiye'nin ekonomik çıkarları ve dış politikası için kritik öneme sahip.