Hürmüz Boğazı'nın yeniden uluslararası seyrüsefere tam olarak açılması, Afrika kıtasında enerji, gübre ve gıda fiyatlarının düşmesine yol açabilir. ABD ile İran arasında varılması beklenen potansiyel bir anlaşma, Körfez'deki bu kritik su yolunun güvenliğini sağlayarak küresel emtia ticaretini rahatlatabilir. Ancak uzmanlar, bu gelişmenin Nijerya ve Angola gibi petrol ihracatçısı Afrika ülkeleri için gelir kaybı anlamına gelebileceği uyarısında bulunuyor.
Gelişmenin arka planı
Hürmüz Boğazı, Basra Körfezi'ni Umman Denizi'ne bağlayan ve dünya petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği stratejik bir su yoludur. Son yıllarda ABD ile İran arasındaki gerginlikler nedeniyle boğazda seyir güvenliği tehdit altına girmişti. İran'ın, nükleer programıyla ilgili müzakereler çerçevesinde ABD ile bir uzlaşıya varması halinde, boğazın tamamen açılması bekleniyor. Bu durum, özellikle enerji ithalatına bağımlı Afrika ülkeleri için hayati önem taşıyor.
Afrika Birliği'nin 2023 verilerine göre, kıta ülkeleri toplam enerji ihtiyaçlarının önemli bir kısmını Ortadoğu'dan karşılıyor. Örneğin, Doğu Afrika ülkeleri rafine yakıtlarını büyük oranda Körfez rafinerilerinden tedarik ediyor. Hürmüz Boğazı'ndaki bir kesinti, bu tedarik zincirinde ciddi aksamalara yol açarak enerji fiyatlarını yükseltiyor. Ayrıca, küresel gübre ve gıda ticaretinde de boğaz kilit bir rol oynuyor; buğday ve mısır gibi temel gıdaların taşınmasında da kullanılıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
ABD-İran anlaşmasının bölgesel etkileri sadece enerji fiyatlarıyla sınırlı kalmayacak. Afrika'nın en büyük ekonomilerinden Güney Afrika, Mısır ve Kenya, yüksek enflasyonla mücadele ederken enerji ve gıda maliyetlerindeki düşüş rahatlatıcı olacak. Dünya Bankası'nın hesaplamalarına göre, Ortadoğu'daki jeopolitik risklerin azalması, gelişmekte olan ülkelerdeki gıda fiyat endekslerinin yüzde 5-10 gerilemesine katkı sağlayabilir.
Ancak bu tablonun gölgeli bir yanı da var: Petrol ihracatçısı Nijerya ve Angola gibi ülkeler, petrol fiyatlarındaki olası düşüşten olumsuz etkilenecek. Uluslararası Para Fonu (IMF) verilerine göre, Nijerya'nın bütçe gelirlerinin yüzde 50'sinden fazlası petrole bağımlı. Benzer şekilde Angola'nın da döviz rezervlerinin büyük kısmı petrol ihracatından sağlanıyor. Fiyatların düşmesi halinde bu ülkelerin bütçe açıkları artabilir.
Küresel denklemin değişimi
Olayın küresel boyutuna bakıldığında, Hürmüz Boğazı'nın açılması sadece Afrika'yı değil, dünya enerji piyasalarını da etkileyecek. Çin ve Hindistan gibi büyük enerji tüketicileri, daha düşük navlun maliyetleriyle petrol ithal edebilecek. Avrupa Birliği ise Rusya'ya olan enerji bağımlılığını azaltma çabaları kapsamında Körfez ülkelerine yönelirken, boğazın güvenliği kritik hale geliyor. Avrupa İstatistik Ofisi Eurostat'a göre, AB'nin petrol ithalatının yüzde 8'i Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleşiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, enerji ihtiyacının yüzde 90'ına yakınını ithal eden bir ülke olarak Hürmüz Boğazı'nın açılmasından olumlu etkilenecektir. Düşen petrol fiyatları, cari açığı azaltabilir ve enflasyonla mücadeleye katkı sağlayabilir. Ayrıca, Türkiye'nin doğalgaz tedarikinde çeşitlendirme stratejisi kapsamında Katar ve Irak gibi ülkelerden sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) alımı kolaylaşacaktır. Ancak, Türkiye'nin Libya ve Doğu Akdeniz'deki enerji dengeleri göz önüne alındığında, Ortadoğu'da istikrar uzun vadede Türkiye'nin bölgesel nüfuzuna da katkıda bulunabilir. Jeopolitik olarak, ABD-İran yakınlaşması Türkiye-İran ilişkilerinde yeni bir sayfa açabilir.