Hürmüz Boğazı’nda deniz ticareti, ABD ile İran arasında hafta sonu yaşanan karşılıklı saldırıların ardından Pazartesi günü itibarıyla yeniden canlanmaya başladı. Deniz takip şirketi Kpler’in verilerine göre, kritik su yolundan Pazartesi günü 40 gemi geçerken, Pazar günü bu sayı 24 olarak kaydedildi. Cumartesi günü ise sadece 20 gemi geçiş yapabilmişti. Bu rakamlar, bölgedeki gerilimin ticari akışı ciddi şekilde etkilediğini ancak şimdilik normale dönüş sinyalleri verdiğini gösteriyor.
Gelişmenin arka planı
ABD ve İran arasında son dönemde tırmanan gerilim, Körfez bölgesindeki deniz ticaretini tehdit eder hale gelmişti. Geçtiğimiz hafta sonu, İran’a bağlı olduğu iddia edilen bir grubun Basra Körfezi’nde bir ABD tankerine düzenlediği saldırıya karşılık olarak ABD, İran’ın askeri tesislerine hava saldırısı düzenlemişti. Misillemeler kısa sürede karşılıklı hale gelmiş ve her iki taraf da bölgedeki deniz güvenliğini artırma sözü vermişti. Hürmüz Boğazı, dünya petrol arzının yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği stratejik bir nokta olarak herhangi bir çatışmada küresel enerji piyasalarını doğrudan etkileme potansiyeline sahiptir. Kpler verilerine göre, çatışmaların en yoğun olduğu Cumartesi günü boğazdaki gemi geçişleri yarı yarıya düşmüş, birçok şirket rotalarını geçici olarak değiştirmek zorunda kalmıştı.
Bölgesel ve küresel boyut
Hürmüz Boğazı’nın güvenliği sadece İran ve ABD için değil, aynı zamanda Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar ve Kuveyt gibi Körfez ülkeleri için de hayati öneme sahiptir. Bu ülkeler petrol ihracatlarının büyük kısmını bu boğaz üzerinden gerçekleştirmektedir. Uzmanlar, gerilimin tırmanması halinde petrol fiyatlarının küresel çapta yükselebileceği ve arz güvenliğinin tehlikeye gireceği uyarısında bulunuyor. Şu an için durumun yatışmakta olduğu görülse de, kalıcı bir çözüm olmaksızın tekrar tırmanma riski bulunuyor. Bölgedeki deniz ticareti üzerindeki baskı, özellikle enerji ithalatı yapan ülkeler üzerinde ekonomik yük oluşturabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, enerji ihtiyacının önemli bir kısmını Körfez bölgesinden ve İran’dan karşılamaktadır. Hürmüz Boğazı’ndaki herhangi bir aksama, Türkiye’nin petrol ve doğalgaz ithalatını doğrudan etkileyebilir. Ayrıca Türkiye, bölgedeki deniz güvenliği konusunda Rusya ve İran ile koordinasyon halinde olup, bu gelişmeler Türkiye’nin enerji arz güvenliği ve bölgesel deniz politikaları açısından yakından takip ettiği bir konudur. Türkiye’nin, taraflar arasında arabuluculuk yapabilecek veya alternatif enerji rotaları geliştirebilecek potansiyele sahip olduğu da değerlendirilmektedir.