Dünyanın en kritik petrol geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı'ndan günlük gemi geçiş sayısı 4'e kadar geriledi. Middle East Eye'ın canlı blog verilerine göre, normalde günde ortalama 20-30 geminin geçtiği boğazda trafik adeta durma noktasına geldi. Bu düşüş, İran ile İsrail arasındaki gerilimin tırmanması ve ABD'nin İran'a yönelik yaptırımlarının sıkılaşması sonrası bölgede artan güvenlik risklerinden kaynaklanıyor.
Gelişmenin Arka Planı: Gerilim ve Yaptırımların Kesişimi
Hürmüz Boğazı, Basra Körfezi ile Umman Körfezi'nı birbirine bağlayan ve dünya petrol arzının yaklaşık %20'sinin geçtiği stratejik bir su yolu. Son haftalarda İran destekli Husilerin Kızıldeniz'deki saldırıları ve İran'ın nükleer programına ilişkin müzakerelerin çıkmaza girmesi, bölgede tansiyonu yükseltti. ABD Hazine Bakanlığı, İran petrolünün yasa dışı satışını engellemek için yeni yaptırım paketleri açıkladı. Bu adımlar, denizcilik şirketlerini sigorta maliyetlerindeki artış ve olası hedef alma riski nedeniyle Hürmüz'den geçmekten caydırıyor.
Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) verilerine göre, boğazdan geçen tanker sayısı geçen aya kıyasla %80 azaldı. Birçok armatör, rotalarını Ümit Burnu üzerinden uzatarak ek maliyet ve süreye katlanmayı tercih ediyor. Bu durum, küresel tedarik zincirlerinde gecikmelere ve navlun fiyatlarında artışa yol açtı.
Bölgedeki askeri varlık da dikkat çekici. ABD Donanması, 5. Filo'ya bağlı savaş gemilerini Basra Körfezi'nde konuşlandırdı; İran ise deniz kuvvetleriyle tatbikatlar düzenleyerek boğazı kapatma tehdidini yineledi. Uzmanlar, taraflar arasında yanlış hesaplama riskinin arttığını belirtiyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Enerji Arz Güvenliği Tehlikede
Hürmüz Boğazı'ndaki kesinti, küresel enerji piyasalarında dalgalanmaya neden oldu. Brent petrol fiyatı, haberin ardından varil başına 2 dolar artışla 92 doları aştı. Analistler, geçişlerin tamamen durması halinde fiyatın 120 doları görebileceği uyarısında bulunuyor. Asya ekonomileri, özellikle Çin, Hindistan, Japonya ve Güney Kore, petrol ihtiyacının büyük bölümünü bu boğaz üzerinden karşılıyor. Çin Dışişleri Bakanlığı, taraflara itidal çağrısı yaparken, Hindistan deniz kuvvetlerini bölgeye gönderdi.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), boğazda seyrüsefer özgürlüğünü sağlamak için uluslararası koalisyon çağrısı yaptı. Ancak Avrupa ülkeleri, İran ile doğrudan çatışmaya girmekten kaçınıyor. Rusya ise gerilimin düşürülmesi için diplomasi çağrısı yaparken, Çin ile İran arasındaki petrol ticaretinin devam ettiği bildiriliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hürmüz Boğazı'ndaki gemi geçişlerinin 4'e düşmesi, Türkiye'nin enerji ithalatını doğrudan etkiliyor. Türkiye, petrol ihtiyacının yaklaşık %90'ını ithal ediyor ve bunun önemli bir kısmı Basra Körfezi üzerinden geliyor. Boğazdaki kesinti, petrol fiyatlarını yükselterek cari açığı ve enflasyonu artırabilir. Ayrıca, Türk denizcilik şirketleri bölgede artan riskler nedeniyle sigorta maliyetleriyle karşılaşabilir. Türkiye, alternatif tedarik yolları (Rusya, Azerbaycan) ve enerji verimliliğiyle bu şoku hafifletmeye çalışsa da, jeopolitik gerilimin uzaması ekonomik baskıyı derinleştirebilir. Diplomatik açıdan Türkiye, İran ile Batı arasında denge gözeterek gerilimin düşürülmesi için çağrı yapabilir.