Hong Kong yönetimi, Tai Po bölgesinde 2022 yılında meydana gelen ve kentin onlarca yıldır yaşadığı en ölümcül yangın felaketine ilişkin soruşturmanın tamamlanmasının ardından kapsamlı reformları hayata geçirmeye hazırlanıyor. Soruşturma komisyonunun 250 sayfalık nihai raporunda, yangının çıkış nedenleri ve yayılmasına yol açan ihmaller zinciri ayrıntılı biçimde belgelenirken, hükümete acil önlemler alması çağrısında bulunuldu. Yetkililer, reform paketinin öncelikli olarak inşaat sektöründe yaygın olduğu belirtilen ihale hileciliğini suç kapsamına almayı ve yangın güvenliği ile bina yönetimine ilişkin yasaları köklü biçimde değiştirmeyi hedeflediklerini açıkladı. Özellikle eski binaların yangın merdiveni, otomatik söndürme sistemi ve acil çıkış işaretleri gibi temel güvenlik donanımlarına sahip olmasını zorunlu kılacak yeni düzenlemeler üzerinde çalışılıyor.
Tai Po yangınının anatomisi ve ihmal zinciri
Tai Po bölgesindeki bir alışveriş merkezinde 5 Eylül 2022'de başlayan yangın, kısa sürede bitişikteki konut kulelerine sıçramış ve 42 kişinin ölümüne, 80'den fazla kişinin yaralanmasına yol açmıştı. Soruşturma raporu, yangının ilk olarak bir restoran mutfağındaki gaz kaçağından kaynaklandığını, ancak binadaki yangın kapılarının çoğunun işlevsiz olması, yangın merdivenlerinin kilitli bulunması ve bina yönetiminin acil durum tatbikatlarını yıllardır yapmaması gibi sistematik ihmallerin felaketi büyüttüğünü ortaya koydu. Raporda ayrıca, itfaiye ekiplerinin müdahalesini geciktiren trafik sıkışıklığı ve yanlış park edilmiş araçlar gibi çevresel faktörlere de dikkat çekildi. Hükümet, sorumlular hakkında cezai takibat başlatırken, 18 kamu görevlisinin de disiplin soruşturmasına tabi tutulduğu bildirildi.
Hong Kong Özel İdare Bölgesi Baş Yöneticisi John Lee, reformların “sıfır tolerans” prensibiyle uygulanacağını belirterek, “Bu acı dersleri unutmayacağız. İnşaat ruhsatından işletme iznine kadar her aşamada güvenlik standartlarını yeniden tanımlayacağız. İhale hileciliği yapan veya güvenlik önlemlerini gevşeten hiçbir şirket ya da birey cezasız kalmayacak” açıklamasını yaptı. Reform kapsamında ayrıca, bina denetimlerinin bağımsız kuruluşlar tarafından yapılması ve denetim raporlarının kamuoyuna açıklanması gibi şeffaflık tedbirleri de öngörülüyor. Sivil toplum örgütleri ise reformların yeterli olmadığını, özellikle kaçak kat ve izinsiz yapılara karşı daha sert yaptırımlar gerektiğini savunuyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Asya'da yeni bir güvenlik standardı mı?
Hong Kong'da yaşanan bu trajedi ve ardından gelen reform dalgası, Asya-Pasifik bölgesindeki diğer büyük şehirlerde de benzer tartışmaları alevlendirdi. Singapur, Tokyo ve Seul gibi yoğun nüfuslu metropoller, Hong Kong'un reform paketini yakından izlediklerini açıkladı. Özellikle Çin anakarasındaki büyükşehirler, eski yapı stoku ve denetim eksiklikleri nedeniyle Hong Kong benzeri riskler taşıyor. Uluslararası Yangın Güvenliği Derneği, “Hong Kong reformları, küresel çapta yangın güvenliği standartlarının yükseltilmesine öncülük edebilir. İhale hileciliğinin suç sayılması, inşaat sektöründe etik normları yeniden tanımlayacak bir dönüm noktası” değerlendirmesinde bulundu. Öte yandan, reformların özellikle emlak sektöründe maliyetleri artıracağı endişesiyle bazı iş çevreleri temkinli yaklaşıyor. Hong Kong Ticaret Odası, “Düzenlemeler elbette gerekli, ancak aşırı bürokrasi yatırım ortamını zedeleyebilir” uyarısı yaptı.
Hong Kong'un reform süreci, aynı zamanda Çin'in “bir ülke, iki sistem” modeli altında özerk yönetim kapasitesinin bir sınavı olarak görülüyor. Pekin yönetimi, Hong Kong'un kendi yasalarını çıkarma ve uygulama yetkisini desteklerken, merkezi hükümetin yangın güvenliği alanında ulusal standartlar belirleme çalışmaları da devam ediyor. Analistler, bu sürecin Çin'deki diğer şehirler için model teşkil edebileceğini, ancak Hong Kong'un uluslararası ticaret merkezi olma iddiasıyla reformların hızı ve kapsamı arasında bir denge kurması gerektiğini vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hong Kong'daki yangın reformları, Türkiye'de özellikle 2023 Kahramanmaraş depremleri sonrası gündeme gelen yapı denetimi ve afet yönetimi tartışmalarıyla paralellik taşıyor. Türkiye’de ihale süreçlerindeki usulsüzlükler ve yapı güvenliği sorunları benzer felaketlere zemin hazırlarken, Hong Kong’un ihale hileciliğini suç sayma girişimi, Türk kamuoyunda ilgiyle karşılandı. Hong Kong modelinde denetim mekanizmalarının bağımsızlaştırılması ve kamuoyuna açık raporlama, Türkiye’deki yapı denetim sisteminin güçlendirilmesine yönelik tartışmalara katkı sağlayabilir. Ayrıca, Asya-Pasifik’te yükselen yangın güvenliği standartları, Türk inşaat firmalarının uluslararası projelerde rekabet avantajı elde etmek için uyum sağlaması gereken yeni bir normatif çerçeve oluşturuyor. Türkiye’nin kentsel dönüşüm ve afet hazırlık politikaları, Hong Kong deneyiminden çıkarılacak derslerle yeniden değerlendirilmelidir.