Myanmar ordusunun batıdaki Rakhine eyaletinde düzenlediği hava saldırısında en az 50 sivilin hayatını kaybettiği bildirildi. Görgü tanıkları, askeri hava kuvvetlerinin 28 Eylül günü öğle saatlerinde (05:30 GMT) Kyauktaw kasabasındaki nehir kıyısındaki ticaret merkezini hedef aldığını belirtti. Saldırı sonrası bölgeye çok sayıda ambulans sevk edilirken, ölü sayısının artmasından endişe ediliyor.
Saldırının Arka Planı ve Bölgedeki Durum
Myanmar'da Şubat 2021'deki askeri darbenin ardından ülke genelinde iç savaş koşulları hüküm sürüyor. Rakhine eyaleti, Arakan Ordusu (AA) ile Myanmar ordusu arasında şiddetli çatışmalara sahne oluyor. AA, 2023 yılının sonlarından bu yana geniş çaplı bir taarruz başlatarak eyaletin büyük bölümünde kontrolü ele geçirmiş durumda. Ordu, kaybettiği bölgeleri geri almak için hava gücünü yoğun şekilde kullanıyor ve sık sık sivil yerleşim yerlerini vuruyor.
Kyauktaw, Rakhine'in kuzeyinde, Kaladan Nehri kıyısında yer alan stratejik bir ticaret merkezi. Şehir, Hindistan sınırına yakınlığı ve nehir yolu taşımacılığı nedeniyle hem ekonomik hem de askeri açıdan önem taşıyor. Görgü tanıkları, saldırının yerel halkın alışveriş yaptığı ve yoğun olduğu bir saatte gerçekleştiğini, dolayısıyla can kaybının yüksek olduğunu ifade ediyor.
Myanmar ordusu, sivil kayıpları genellikle reddediyor ve saldırıların "terörist hedeflere" yönelik olduğunu iddia ediyor. Ancak Birleşmiş Milletler ve uluslararası insan hakları örgütleri, ordunun sistematik olarak sivilleri hedef aldığını ve bunun savaş suçu teşkil edebileceğini belirtiyor. Rakhine'de geçtiğimiz aylarda da benzer saldırılar düzenlenmiş ve yüzlerce sivil hayatını kaybetmişti.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
Myanmar'daki iç savaş, Güneydoğu Asya'nın istikrarını tehdit eden en büyük krizlerden biri haline gelmiş durumda. Çatışmalar, başta Bangladeş olmak üzere komşu ülkelere yönelik mülteci akınlarını artırıyor. 2017'de Rakhine'den kaçan yaklaşık 1 milyon Rohingya mültecisi halen Bangladeş'in Cox's Bazar bölgesinde zor koşullarda yaşıyor. Yeni saldırılar, mevcut insani krizi daha da derinleştirebilir.
Uluslararası toplum, Myanmar'a yönelik yaptırımları artırmış olsa da, özellikle Çin ve Rusya'nın BM Güvenlik Konseyi'nde vetoları nedeniyle etkili bir müdahale sağlanamıyor. Çin, Myanmar'ın kuzeyinde stratejik yatırımlara sahip ve hem ordu hem de silahlı gruplarla ilişkilerini sürdürüyor. Rusya ise Myanmar ordusuna silah tedarik eden başlıca ülkelerden biri. Bu durum, Batı'nın baskılarını etkisiz kılıyor.
ASEAN, Myanmar krizine çözüm bulmakta yetersiz kalıyor. 2021'de varılan beş maddelik konsensüs uygulanamadı. ASEAN'ın Myanmar özel temsilcisi, taraflar arasında diyalog başlatma çabalarında başarısız oldu. Bölgesel örgütün etkisizliği, krizin uzamasına yol açıyor.
Öte yandan, Myanmar'daki çatışmalar, bölgesel güvenlik dengelerini de etkiliyor. Hindistan, sınır güvenliği endişesiyle Rakhine'deki gelişmeleri yakından takip ediyor. Tayland ve Malezya gibi ülkeler, olası mülteci dalgalarına karşı hazırlık yapıyor. Çin ise, Kuşak ve Yol projesi kapsamındaki yatırımlarını korumak için Myanmar'daki istikrarsızlığı kontrol altına almaya çalışıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Myanmar'daki iç savaş ve sivil kayıplar, Türkiye'nin doğrudan bir çıkar alanına girmese de, küresel insani krizlere yönelik politikası açısından önem taşıyor. Türkiye, son yıllarda Rohingya Müslümanlarına yönelik insani yardımlarda aktif rol aldı ve Bangladeş'teki kamplara yardım gönderdi. Ancak Ankara'nın Myanmar'a yönelik etkili bir diplomatik baskı mekanizması bulunmuyor. Bölgesel istikrarsızlık, enerji ve ticaret yollarını dolaylı yoldan etkileyebilir. Türkiye'nin ASEAN ile ilişkilerini geliştirme çabaları, Myanmar krizi nedeniyle sekteye uğrayabilir. Ayrıca, artan mülteci akını, bölgesel güvenlik dengelerini değiştirerek Türkiye'nin Asya açılımını zorlaştırabilir.