Malezya, yıllardır zulüm gören Rohingya Müslüman azınlığa sığınak sağlarken, şimdi ülkede artan nefret söylemi ve ekonomik baskılar nedeniyle bu insanları Myanmar'a geri göndermeyi planlıyor. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) verilerine göre Malezya'da yaklaşık 100 bin Rohingya mülteci yaşıyor; ancak ülke 1951 Mülteci Sözleşmesi'ne taraf olmadığı için bu kişiler yasal statüden yoksun ve kayıt dışı işgücü olarak çalışmak zorunda kalıyor. Malezya hükümeti son dönemde Rohingya karşıtı söylemleri artırarak geri gönderme sinyalleri veriyor.
Gelişmenin Arka Planı
Rohingya Müslümanları, Myanmar'ın Rakhine eyaletinde 2017 yılında başlayan askeri operasyonlar sonucu yüz binlerce kişi evlerini terk etmek zorunda kaldı. Birleşmiş Milletler bu operasyonları "soykırım" olarak nitelendirdi. Malezya, coğrafi yakınlığı ve Müslüman çoğunluklu yapısı nedeniyle Rohingyalılar için ilk sığınak kapılarından biri oldu. Ülkeye deniz yoluyla ulaşan mülteciler, başlangıçta geçici koruma altına alındı. Ancak yıllar içinde sayının artması ve ekonomik zorluklar, Malezya toplumunda tepkilere yol açtı.
Malezya Başbakanı Enver İbrahim yönetimi, 2023'ten bu yana Rohingya meselesinde daha sert bir tutum sergiliyor. Hükümet yetkilileri, Rohingyalıların ülkeye yasadışı yollarla girdiğini ve kamu kaynaklarını tükettiğini savunuyor. İnsan hakları örgütleri ise bu söylemin ayrımcılığı körüklediğini belirtiyor. Malezya polisi, son aylarda Rohingya mültecilerin yoğun yaşadığı bölgelerde denetimleri artırdı; gözaltına alınanların sayısı hızla yükseldi. Göçmenlik Dairesi, Myanmar ile geri gönderme anlaşması için temasların sürdüğünü açıkladı.
Myanmar'da ise 2021 askeri darbesinden bu yana iç savaş devam ediyor. Ülkedeki Rohingya nüfusu hâlâ kamplarda yaşıyor ve geri dönenler için güvenli bir ortam bulunmuyor. İnsan hakları grupları, zorla geri göndermenin uluslararası hukuka aykırı olduğunu ve mültecilerin hayatını riske atacağını vurguluyor. Malezya'nın bu adımı, ASEAN içinde de tartışma yaratabilir; çünkü bölge ülkeleri mülteci yükünü paylaşma konusunda isteksiz davranıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Rohingya krizi, Güneydoğu Asya'da istikrarsızlığın önemli bir göstergesi olarak görülüyor. Endonezya, Tayland ve Bangladeş de zaman zaman Rohingya mültecilere kapılarını kapatmıştı. Bangladeş'in Cox's Bazar bölgesinde 1 milyondan fazla Rohingya mülteci bulunuyor; bu ülke geri dönüşler için Myanmar ile anlaşma arayışında. Uluslararası kamuoyu, Malezya'nın geri gönderme planını insan hakları ihlali olarak değerlendirebilir. Ancak Malezya, egemenlik vurgusu yaparak dış müdahaleye kapalı olduğunu gösteriyor. Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği henüz resmi açıklama yapmadı; fakat insan hakları örgütleri kampanyalarını yoğunlaştırdı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Rohingya krizine en fazla insani yardım yapan ülkelerden biri olarak öne çıkıyor. AFAD ve Türk Kızılayı, Bangladeş'teki kamplarda barınma, sağlık ve gıda projeleri yürütüyor; Türkiye ayrıca Myanmar'a insani erişim için diplomatik girişimlerde bulunuyor. Malezya'nın geri gönderme kararı, Türkiye'nin bölgedeki insani diplomasisini zorlaştırabilir ve yeni mülteci dalgalarına yol açabilir. Türkiye, İslam İşbirliği Teşkilatı çatısı altında Rohingya meselesini gündemde tutarak uluslararası baskı oluşturmaya çalışıyor. Ancak Malezya gibi Müslüman ülkelerin tutum değiştirmesi, Ankara'nın insani politikalarını daha da kritik hale getiriyor.