Hong Kong hükümeti, Şubat ayında çıkan büyük yangınla harap olan Wang Fuk Court toplu konut sitesinde, özel bir satış planı kapsamında öncelikli daire seçimi için belirlediği öncelikli son başvuru tarihinden bir gün önce, daire sahiplerinin yüzde 82'sinin kamulaştırma teklifini kabul ettiğini açıkladı. Konut Bürosu tarafından Pazartesi günü yapılan yazılı açıklamaya göre, 828 daireden oluşan sitede toplam 680 hak sahibi, hükümetin piyasa değerinin üzerinde belirlediği satın alma teklifini onayladı. Bu oran, hükümetin beklediği yüzde 80 eşiğini aşarak, özel satış planının ilk aşamasının başarıyla tamamlanmasını sağladı. Kalan hak sahipleri için genel başvuru süreci devam ederken, şu ana kadar toplam satın alma işleminin yüzde 78'inin tamamlandığı bildirildi.
Yangın ve kamulaştırma sürecinin arka planı
Wang Fuk Court, Hong Kong'un Kowloon bölgesinde yer alan ve 1970'li yıllarda inşa edilmiş eski bir toplu konut sitesi. Geçtiğimiz Şubat ayında meydana gelen yangında 5 kişi hayatını kaybetmiş, 40'tan fazla kişi yaralanmıştı. Yangının ardından yapılan incelemelerde binanın yangın güvenliği yönetmeliklerine uygun olmadığı ve yapısal hasarın ileri düzeyde olduğu tespit edilmişti. Hong Kong hükümeti, bölge sakinlerini mağdur etmemek için özel bir kamulaştırma ve yeniden yerleştirme programı başlattı. Program kapsamında, hak sahiplerine piyasa değerinin yüzde 20 üzerinde bir satın alma teklifi sunulurken, aynı zamanda yeni inşa edilecek konutlarda öncelikli daire seçimi hakkı tanındı. Öncelikli başvuru süresi 8 Mart'ta sona ererken, genel başvurular 15 Mart'a kadar devam edecek. Hükümet, kamulaştırma işleminin tamamlanmasının ardından bölgede 2 bin 200 yeni konutluk bir proje başlatmayı planlıyor.
Konut Bürosu yetkilileri, sürecin şeffaf ve adil bir şekilde yürütüldüğünü vurgulayarak, hak sahiplerinin büyük çoğunluğunun teklifi kabul etmesinin memnuniyet verici olduğunu belirtti. Ancak bazı sivil toplum kuruluşları, kamulaştırma teklifinin özellikle düşük gelirli aileler için yeterli olmadığını ve yeniden yerleştirme sürecinde sosyal destek hizmetlerinin güçlendirilmesi gerektiğini dile getiriyor. Hükümet, bu eleştirilere yanıt olarak, ek mali yardım ve psikolojik danışmanlık hizmetleri sunacağını açıkladı.
Bölgesel ve küresel boyut
Hong Kong'un konut politikaları, özellikle son yıllarda artan konut fiyatları ve sosyal eşitsizlik sorunları nedeniyle sık sık gündeme geliyor. Wang Fuk Court yangını ve sonrasındaki kamulaştırma süreci, kentin konut ve kentsel dönüşüm politikalarının test edildiği önemli bir vaka olarak değerlendiriliyor. Asya bölgesinde benzer şekilde eski ve yangın güvenliği zayıf konut stokuna sahip diğer büyük şehirlerde (Tokyo, Singapur, Taipei) de bu tür kamulaştırma ve yeniden yapılandırma programları yürütülüyor. Ancak Hong Kong'un yarı özerk statüsü ve merkezi Çin hükümetiyle ilişkileri, bu tür sosyal politikaların uygulanmasında hassas bir denge gerektiriyor. Küresel ölçekte, kentlerin iklim değişikliği ve doğal afetlere karşı dirençliliği tartışılırken, Hong Kong'un yangın sonrası hızlı müdahalesi diğer metropoller için örnek olarak gösterilebilir. Bununla birlikte, kamulaştırma sürecindeki şeffaflık ve hak sahiplerinin memnuniyeti, benzer durumlarla karşılaşan diğer ülkeler için ders niteliği taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hong Kong'daki bu gelişme, Türkiye'de özellikle deprem bölgelerinde yürütülen kentsel dönüşüm ve kamulaştırma çalışmaları açısından önemli bir karşılaştırma örneği sunuyor. Türkiye'de 2023 Kahramanmaraş depremlerinin ardından başlatılan rezerv konut projeleri ve hak sahiplerine yönelik öncelikli dağıtım planları, Hong Kong modeliyle benzerlikler taşıyor. Ancak Türkiye'de kamulaştırma süreçlerinde yaşanan hukuki ve idari sorunlar, Hong Kong'daki gibi yüksek kabul oranlarının yakalanmasını zorlaştırabiliyor. Bu haber, Türk yetkililere, afet sonrası yeniden yapılandırma süreçlerinde piyasa değerinin üzerinde teklif ve öncelikli seçenek gibi teşviklerin, hak sahiplerinin rızasını artırmada etkili olabileceğini gösteriyor. Ayrıca, yangın güvenliği standartlarının zayıf olduğu eski yapı stokuna sahip Türk şehirleri için Hong Kong deneyimi, önleyici tedbirlerin ve zamanında müdahalenin önemini ortaya koyuyor.