Hong Kong'da devlet üniversiteleri, yerel sınav sistemi dışında başvuran öğrenci sayısında rekor bir artış kaydetti. South China Morning Post'un (SCMP) araştırmasına göre, DSE (Hong Kong Diploma of Secondary Education) dışındaki başvurular son yedi yılda yüzde 63 oranında yükselerek 15 bin devlet destekli kontenjanın yaklaşık yüzde 30'una ulaştı. Bu gelişme, yerel öğrencilerin üniversiteye giriş şansının azalabileceği endişesiyle kota taleplerini beraberinde getirdi.
Rekor artışın nedenleri ve etkileri
SCMP'nin verilerine göre, 2023-2024 akademik yılında Hong Kong'daki sekiz devlet üniversitesine DSE dışı yollardan (örneğin uluslararası bakalorya, A-levels, Çin'in gaokao sınavı gibi) kabul edilen öğrenci sayısı 4.600'ü aştı. Bu sayı, 2016-2017'de yaklaşık 2.800 olarak kaydedilmişti. Devlet fonlu kontenjanların toplamı 15.000 civarında olduğundan, DSE dışı öğrencilerin payı yüzde 30'a dayanmış durumda.
Hong Kong'daki üniversiteler, uluslararası öğrenci ve Çin anakarasından gelen öğrencileri çekmek için aktif bir tanıtım yürütüyor. Özellikle son yıllarda politik baskılar ve beyin göçü nedeniyle yerel öğrenci sayısındaki düşüş, üniversitelerin farklı kaynaklardan öğrenci bulma ihtiyacını artırdı. Ancak bu durum, yerel halk arasında üniversite kapılarının yabancılara açıldığı ve Hong Konglu gençlerin geri planda kaldığı eleştirilerine yol açıyor.
Eğitim Bakanlığı yetkilileri, DSE dışı öğrenci alımının yüzde 20 ile sınırlandırılabileceğini belirtmiş olsa da, üniversiteler bu oranın esnetilmesi için lobi yapıyor. Üniversite rektörleri, uluslararası öğrencilerin akademik çeşitliliğe katkı sağladığını ve Hong Kong'un küresel eğitim merkezi olma hedefine uygun olduğunu savunuyor. Ancak öğrenci birlikleri ve bazı milletvekilleri, yerel öğrencilerin kamu fonlarıyla desteklenen eğitimde öncelikli olması gerektiğini vurguluyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu gelişme, yalnızca Hong Kong'a özgü değil; Asya-Pasifik bölgesindeki birçok ülkede benzer tartışmalar yaşanıyor. Singapur, Japonya ve Güney Kore gibi ülkeler, uluslararası öğrenci çekmek için yarışırken, yerel halkın üniversite erişimi konusunda endişeler artıyor. Hong Kong'daki bu eğilim, özellikle Çin anakarasından gelen öğrencilerin sayısındaki artışla birlikte, bölgedeki eğitim rekabetini daha da kızıştırıyor.
Uzmanlar, Hong Kong'un bu süreçte dengeyi koruması gerektiğini belirtiyor. Bir yandan uluslararasılaşma ve öğrenci çeşitliliği, üniversitelerin küresel sıralamalardaki konumunu güçlendiriyor; diğer yandan yerel öğrencilerin fırsat eşitliği göz ardı edilmemeli. SCMP'nin haberinde, bu konunun yaklaşan yasama meclisi görüşmelerinde ele alınacağı ve hükümetin kota düzenlemelerine gidebileceği ifade ediliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türk eğitim politikaları ve uluslararası öğrenci hareketliliği açısından önemli çıkarımlar içeriyor. Türkiye de benzer şekilde uluslararası öğrenci sayısını artırmaya çalışırken, yerel öğrencilerin kontenjanları üzerindeki baskıyı dengelemek zorunda. Hong Kong'daki bu tartışma, Türkiye'nin YÖK politikalarına ışık tutabilir; özellikle büyük şehirlerdeki üniversitelere yabancı öğrenci akını, yerel öğrencilerin üniversiteye yerleşme şansını etkileyebilir. Türkiye'nin uluslararasılaşma hedefleri ile yerel fırsat eşitliği arasındaki denge, bu örnek üzerinden yeniden değerlendirilmelidir. Ayrıca, Hong Kong'un Çin anakarasıyla entegrasyon sürecinde eğitim sisteminin bir araç olarak kullanılması, Türkiye'nin bölgesel eğitim diplomasisinde dikkate alabileceği bir model olabilir.