Kahire/Vaşington, 24 Ağustos - Amerika Birleşik Devletleri, İran'a uygulayacağı yeni yaptırımlar öncesinde Tahran'ı “tarihin en büyük mali saldırısı” ile tehdit etti. ABD Hazine Bakanı Steven Mnuchin'in “ekonomik D-Day” olarak nitelendirdiği yaptırım paketi, İran'ın ticaret ortaklarını da hedef alıyor. İran ise buna karşılık Basra Körfezi'nden petrol sevkiyatını tamamen durdurabileceği tehdidinde bulunarak küresel enerji piyasalarında yeni bir gerilim dalgası yarattı.
Yaptırımların kapsamı ve hedefleri
ABD yönetimi, 2015 nükleer anlaşmasından çekilmesinin ardından İran'a yönelik ekonomik baskıyı aşamalı olarak artırıyor. Yeni yaptırım paketi, İran'ın ham petrol ihracatını sıfırlamayı ve ülkenin bankacılık, liman ve nakliye sektörlerini kuşatmayı amaçlıyor. Özellikle Çin, Hindistan, Türkiye ve Güney Kore gibi İran petrolünün başlıca alıcılarına yönelik baskı, bu ülkeleri İran'dan alım yapmamaları konusunda uyarıyor.
ABD Hazine Bakanlığı'nın açıkladığı verilere göre, yaptırımların ilk dalgası 6 Ağustos'ta otomotiv, altın ve diğer metaller sektörüne yönelik olarak yürürlüğe girmişti. 4 Kasım'da ise enerji ve bankacılık sektörlerini kapsayan ikinci ve daha kapsamlı bir dalga bekleniyor. Bu tarihten itibaren ABD, İran'dan ham petrol ithal eden ülkelere de yaptırım uygulayacağını açıkladı.
Bölgesel ve küresel boyut
İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatma tehdidi, dünya petrol arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği bu stratejik su yolunu yeniden uluslararası gündemin merkezine taşıdı. İran Devrim Muhafızları'nın geçmişte bu yöndeki açıklamaları, petrol fiyatlarında ani yükselişlere neden olmuştu. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), olası bir kapanma durumunda küresel petrol piyasalarında ciddi bir darboğaz yaşanabileceği uyarısında bulunuyor.
Avrupa Birliği ise ABD'nin İran'a yönelik yaptırımlarına karşı çıkarken, nükleer anlaşmayı korumak için INSTEX adlı özel bir ödeme mekanizması kurdu. Ancak bu mekanizmanın henüz işlerlik kazanmaması, Avrupa'nın İran'la ticaretini sürdürme çabalarını sınırlıyor. Rusya ve Çin ise ABD'nin tek taraflı yaptırımlarını uluslararası hukuka aykırı olarak nitelendiriyor ve Tahran'la ticari ilişkilerini sürdüreceklerini açıkladı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran'dan doğal gaz ve petrol ithal eden ülkeler arasında yer alıyor. ABD'nin yaptırım baskısı, Türkiye'nin enerji güvenliği açısından kritik bir sınamaya işaret ediyor. Ankara, İran'a yönelik tek taraflı yaptırımları tanımadığını ve enerji ticaretini sürdüreceğini açıklasa da, ABD ile yaşanabilecek bir gerilim Türk ekonomisini olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatması durumunda petrol fiyatlarındaki artış, Türkiye'nin enerji maliyetlerini yükseltecek ve cari açığı büyütecektir. Türkiye'nin diplomatik girişimleri ve enerji kaynaklarını çeşitlendirme politikası, bu süreçte daha da önem kazanıyor.