Hong Kong'da yapılan bir ankete göre, düşük gelirli yaşlı nüfusun yaklaşık yüzde 78'i aşırı sıcak hava dönemlerinde fiziksel veya zihinsel rahatsızlık yaşadığını bildirdi. Bu oran, kentteki iklim değişikliğinin etkilerine karşı daha güçlü hükümet desteği ve sıcak hava önleme tedbirleri çağrılarını artırdı.
Araştırmanın bulguları ve yöntemi
Greenpeace'in Hong Kong ofisi tarafından yaptırılan ve 500 düşük gelirli 60 yaş üstü bireyin katıldığı anket, katılımcıların %78'inin yaz aylarında en az bir fiziksel veya zihinsel sağlık sorunu yaşadığını ortaya koydu. Bu sorunlar arasında baş dönmesi, yorgunluk, uyku bozuklukları ve anksiyete gibi şikayetler yer aldı.
Ankete katılanların büyük çoğunluğu, yaşadıkları evlerin yetersiz havalandırma veya klima sistemine sahip olduğunu belirtti. Kamuya açık serinleme merkezlerine erişimin de sınırlı olduğunu ifade eden katılımcılar, sıcak hava dalgaları sırasında evlerinde bunaltıcı koşullarla mücadele etmek zorunda kaldıklarını aktardı.
Greenpeace, Sağlık Bakanlığı'ndan alınan verilere dayanarak yaşlıların aşırı sıcaklardan en çok etkilenen grup olduğunu vurguladı. Özellikle kronik hastalığı olan yaşlıların, yüksek sıcaklıkların neden olduğu sağlık sorunlarına karşı daha savunmasız olduğu belirtildi.
Bölgesel ve küresel boyut
Hong Kong'daki bu durum, Asya genelinde yaşlanan nüfus ve iklim değişikliğiyle mücadele eden diğer büyük şehirlerle paralellik gösteriyor. Tokyo, Seul ve Singapur gibi metropollerde de benzer sorunlar yaşanırken, uzmanlar kentsel ısı adası etkisinin yaşlı nüfusu daha da kırılgan hale getirdiğine dikkat çekiyor.
Birleşmiş Milletler'in raporlarına göre, Asya-Pasifik bölgesi iklim değişikliğinden en fazla etkilenen bölgelerden biri. Sıcak hava dalgalarının sıklığı ve şiddeti artarken, altyapı ve sosyal destek sistemlerinin bu yeni duruma uyum sağlaması gerekiyor. Hong Kong'da sivil toplum kuruluşları, hükümetin sıcak hava eylem planlarını gözden geçirmesini ve düşük gelirli mahallelere yönelik önlemleri artırmasını talep ediyor.
Küresel çapta yapılan çalışmalar, iklim değişikliğinin sağlık üzerindeki etkilerinin özellikle yaşlılar ve düşük gelirli gruplar arasında daha derinden hissedildiğini gösteriyor. Bu durum, sera gazı emisyonlarını azaltmanın yanı sıra, uyum politikalarının da hayata geçirilmesinin önemini ortaya koyuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hong Kong'daki bu araştırma, Türkiye'de de aşırı sıcak havaların etkilerini düşündüğümüzde önemli bir örnek teşkil ediyor. Türkiye'nin büyük şehirlerinde de benzer bir tablo ile karşılaşmak mümkün. Özellikle düşük gelirli mahallelerde yaşayan yaşlılar, iklim değişikliğinin etkilerine karşı yeterli korunmaya sahip değil. Bu durum, Türkiye'de kentsel ısı adası etkisiyle birleştiğinde ciddi sağlık riskleri oluşturabilir. Türk hükümetinin, iklim değişikliğine uyum politikalarını güçlendirmesi, özellikle savunmasız gruplara yönelik serinleme merkezleri ve erken uyarı sistemleri gibi tedbirleri hayata geçirmesi büyük önem taşıyor. Ayrıca, iklim değişikliği konusunda toplumsal farkındalığın artırılması ve sıcak hava dalgalarına karşı dirençli şehirler oluşturulması, Türkiye'nin gelecekte karşılaşabileceği riskleri azaltabilir.