Hong Kong yetkilileri, Sai Kung bölgesindeki Sharp Island (Keskin Ada) çevresindeki sularda planlanan bir deniz parkının, bölgedeki mercan resiflerinin büyük bir kısmını kapsayacağını açıkladı. Bu adım, ekolojik açıdan hassas alanların yeterince korunmadığı yönündeki çevre örgütlerinin endişelerini gidermeyi amaçlıyor. Tarım, Balıkçılık ve Koruma Dairesi’nden kıdemli deniz koruma görevlisi Janet Lee Ka-wai, park sınırlarının bilimsel verilere dayanarak belirlendiğini ve mercan resiflerinin yüzde 80’inden fazlasının koruma altına alınacağını belirtti.
Planlanan Deniz Parkının Arka Planı
Hong Kong hükümeti, Sharp Island çevresinde 100 hektarlık bir deniz parkı oluşturmayı planlıyor. Bölge, zengin biyolojik çeşitliliği ve özellikle mercan resifleriyle biliniyor. Ancak çevre grupları, park sınırlarının başlangıçta önerilen alanın dışında kalan bazı hassas mercan yataklarını kapsamadığını belirterek endişelerini dile getirmişti. Janet Lee, yaptığı açıklamada, “Yaptığımız kapsamlı saha araştırmaları sonucunda park alanını genişlettik ve bölgedeki en değerli mercan resiflerinin neredeyse tamamını koruma altına aldık” dedi. Parkın, nesli tehlike altındaki türler ve deniz ekosistemi için kritik bir yaşam alanı sağlaması bekleniyor.
Yetkililer, parkın yönetim planının yerel balıkçılar ve diğer paydaşlarla iş birliği içinde hazırlanacağını ve sürdürülebilir turizm faaliyetlerine de izin verileceğini belirtti. Ancak park içinde avcılık, dip trolü ve bazı su sporları yasaklanacak. Çevre örgütleri, genişletilmiş sınırları memnuniyetle karşılamakla birlikte, parkın etkin bir şekilde yönetilmesi ve denetlenmesi gerektiğini vurguladı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Hong Kong’daki bu gelişme, Asya-Pasifik bölgesinde deniz koruma alanlarının genişletilmesi yönündeki küresel eğilimin bir parçası. Birleşmiş Milletler’in 30x30 hedefi kapsamında, 2030 yılına kadar dünya okyanuslarının yüzde 30’unun koruma altına alınması planlanıyor. Hong Kong, yoğun nüfuslu ve ekonomik açıdan gelişmiş bir bölge olmasına rağmen, deniz biyolojik çeşitliliğinin korunması konusunda önemli adımlar atıyor. Ancak bölgedeki kirlilik ve iklim değişikliğinin etkileri, mercan resifleri için hala büyük bir tehdit oluşturuyor. Uzmanlar, deniz parklarının tek başına yeterli olmadığını, karbon emisyonlarının azaltılması ve kirliliğin kontrol altına alınmasının da gerektiğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hong Kong’un mercan resiflerini koruma çabaları, Türkiye’nin Akdeniz ve Ege kıyılarındaki deniz koruma alanları için örnek teşkil edebilir. Türkiye, deniz biyolojik çeşitliliği açısından zengin bir bölgede yer almakla birlikte, kıyı ekosistemleri kirlilik ve aşırı avlanma baskısı altındadır. Hong Kong’un bilimsel araştırmalara dayanarak koruma alanlarını genişletmesi ve paydaş katılımını sağlaması, Türkiye’nin deniz koruma politikalarına rehberlik edebilecek bir modeldir. Ayrıca, Türkiye’nin münhasır ekonomik bölge tartışmaları ve deniz yetki alanları konusunda uluslararası hukuka uygun, ekolojik temelli politikalar geliştirmesi açısından bu tür uygulamalar dikkatle incelenmelidir.