Hong Kong ulusal güvenlik polisi, Çarşamba günü kentteki iki bağımsız kitapçıya eş zamanlı baskın düzenleyerek çok sayıda kişiyi gözaltına aldı ve çok sayıda kitaba el koydu. South China Morning Post'un (SCMP) edindiği bilgiye göre, operasyon kapsamında Prince Edward semtindeki Have a Nice Stay ile Mong Kok bölgesindeki Greenfield Book Store hedef alındı. Polis ekiplerinin kitapçılarda arama yaptığı ve bazı yayınlara el koyduğu belirtildi. Gözaltına alınanların sayısı ve kimlikleri henüz resmi olarak açıklanmazken, olayın ulusal güvenlik yasası kapsamında soruşturulduğu bildirildi.
Gelişmenin arka planı
Hong Kong polisi, 2020 yılında yürürlüğe giren ulusal güvenlik yasası kapsamında daha önce de birçok kitapçıya baskın düzenlemişti. Özellikle siyasi içerikli kitaplar satan bağımsız kitapçılar, yetkililerin hedefi haline gelmiş durumda. Have a Nice Stay ve Greenfield Book Store, daha önce de benzer operasyonlarla karşılaşmış ve bazı kitapları toplatılmıştı. Çarşamba günkü baskın, bu kitapçıların yeni bir operasyona maruz kaldığını gösteriyor. SCMP'ye konuşan bir kaynak, ulusal güvenlik polisinin kitapçılarda arama yaparken “belirli yayınları” hedef aldığını ve “ulusal güvenliği ihlal eden” materyallere el koyduğunu söyledi. Operasyon sırasında kitapçı çalışanlarının yanı sıra, o sırada alışveriş yapan bazı müşterilerin de gözaltına alındığı öğrenildi.
Bölgesel ve küresel boyut
Hong Kong’daki bağımsız kitapçılara yönelik baskınlar, uluslararası toplumda ifade özgürlüğü ve basın özgürlüğü konusundaki endişeleri artırıyor. 2020’de uygulamaya konan ulusal güvenlik yasası, Pekin yönetimine Hong Kong’da geniş yetkiler tanırken, muhalif seslerin susturulmasına yol açtığı eleştirileriyle karşı karşıya. ABD ve Avrupa Birliği, Hong Kong’un özerk statüsünün zedelendiğini savunarak Çin’e yaptırım uygulamıştı. Son baskın, uluslararası toplumun tepkisini yeniden gündeme getirebilir. Özellikle yayıncılık sektörü, kitapçılara yönelik operasyonların sansürü derinleştirdiğini ve okuyucuların bilgiye erişimini kısıtladığını belirtiyor. Hong Kong hükümeti ise operasyonların yasal çerçevede yürütüldüğünü ve ulusal güvenliğin korunması için gerekli olduğunu savunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hong Kong’daki kitapçı baskınları, doğrudan Türkiye’yi ilgilendirmese de küresel ifade özgürlüğü ve yayıncılık hakları bağlamında önem taşıyor. Türkiye, son yıllarda kitap yasakları ve yayınevlerine yönelik operasyonlarla sık sık gündeme gelirken, Hong Kong’daki gelişmeler benzer tartışmaları hatırlatıyor. Türk yayıncılar ve yazarlar, uluslararası dayanışma çağrıları yaparken, bu tür operasyonların küresel ölçekte yayın özgürlüğünü tehdit ettiğine dikkat çekiyor. Ayrıca, Türkiye’nin Çin ile ticari ve diplomatik ilişkileri göz önüne alındığında, Hong Kong’daki durumun Türkiye’nin Çin politikasını etkilemesi beklenmese de, insan hakları ve ifade özgürlüğü konularında uluslararası kamuoyunda Türkiye’nin tutumu sorgulanabilir.