Hong Kong Özel İdare Bölgesi Baş Yöneticisi John Lee Ka-chiu, Orta Asya turunu tamamlayarak Hong Kong’a döndü. Ziyaret sırasında Kazakistan, Özbekistan ve Kırgızistan liderleriyle bir araya gelen Lee, 96 adet ortaklık anlaşmasına imza atıldığını ve bölgeye direkt uçuşların yeniden başlatılacağını duyurdu. Anlaşmalar ticaret, yatırım, kültür ve turizm alanlarını kapsarken, Hong Kong’un Orta Asya’ya “büyük kapı” açma stratejisinin önemli bir adımı olarak değerlendiriliyor.
Gelişmenin arka planı
John Lee, 5-9 Eylül 2024 tarihleri arasında Astana, Taşkent ve Bişkek’te temaslarda bulundu. Görüşmelerde ticaret hacminin artırılması, yatırım ortamının iyileştirilmesi ve eğitim ile turizm alanlarında iş birliği öne çıktı. Özellikle Hong Kong’dan Orta Asya’ya direkt uçuşların başlaması, seyahat süresini kısaltarak iş insanlarının ve turistlerin bölgeye erişimini kolaylaştıracak. Hong Kong Havayolları’nın Kazakistan’a haftada iki sefer düzenlemesi planlanıyor. Lee, anlaşmaların Çinli ve Hong Konglu işletmeler için “büyük bir fırsat” olduğunu belirtti.
Bölgesel ve küresel boyut
Orta Asya, Çin’in Kuşak ve Yol Girişimi’nin kilit bölgelerinden biri. Hong Kong’un bu hamlesi, Pekin’in bölgedeki ekonomik nüfuzunu pekiştirme çabalarıyla örtüşüyor. Ayrıca ABD ve Rusya’nın da ilgi gösterdiği Orta Asya’da, Çin’in yatırımları artıyor. Hong Kong’un sunduğu finansal hizmetler ve serbest piyasa avantajları, Orta Asya ülkelerinin Çin pazarına açılmasına yardımcı olabilir. Uçuşların yeniden başlaması, sadece ticareti değil, aynı zamanda kültürel ve akademik değişimi de teşvik edecek.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Orta Asya ile tarihi ve kültürel bağları bulunan bir ülke. Hong Kong’un bölgede artan varlığı, Türkiye’nin Orta Asya stratejisine doğrudan bir tehdit oluşturmasa da, rekabeti artırabilir. Özellikle Türk işletmelerinin bölgedeki yatırımları, Çinli rakiplerle karşı karşıya gelebilir. Ancak bu aynı zamanda Türkiye için bir fırsat da yaratıyor: Hong Kong ile iş birliği yaparak Orta Asya pazarlarına birlikte girmek mümkün olabilir. Türkiye’nin, Çin’in Kuşak ve Yol projesinde yer alan konumu, bu tür gelişmelerden olumlu etkilenme potansiyeli taşıyor. Diplomatik düzeyde ise Türkiye, hem Hong Kong hem de Orta Asya ülkeleriyle dengeli ilişkilerini sürdürmelidir.