Nepal ordusu, ülkenin doğusundaki bir hidroelektrik santralinin tünelinde üç gündür mahsur kalan 100'den fazla kişiyi kurtarmak için cumartesi günü sondaj ekipleriyle yoğun çaba harcıyor. Yetkililer, geçtiğimiz çarşamba günü bölgede etkili olan şiddetli yağışların yol açtığı sel ve toprak kayması sonucu tünelin girişinin çamur ve enkazla kapanmasıyla işçilerin içeride mahsur kaldığını bildirdi. Kurtarma ekipleri, tünelin yukarısından dikey bir açıklık açarak işçilere ulaşmayı hedefliyor; ancak çalışmalar, zeminin dengesizliği ve artçı heyelan riski nedeniyle güçlükle ilerliyor.
Gelişmenin Arka Planı
Mahsur kalan işçilerin çoğu, Nepal'in Sindhupalchok bölgesindeki Melamchi Nehri üzerinde inşa edilen ve ülkenin başkenti Katmandu'ya içme suyu sağlayacak büyük bir projede görev alan yerel işçiler ve mühendislerden oluşuyor. yetkileler, tüneldeki işçilerle iletişimin sürdüğünü ve içerideki hava kalitesinin şu an için hayati tehlike oluşturmadığını, ancak erzak ve su ihtiyacının kritik hale geldiğini belirtiyor. Bölgede etkili olan muson yağmurları, geçtiğimiz hafta boyunca birçok köyde toprak kaymalarına ve ani sellere yol açmış, en az 25 kişinin hayatını kaybetmesine neden olmuştu. Nepal hükümeti, olayın ardından bölgede arama kurtarma çalışmalarını hızlandırırken, ordu birlikleri ve ulusal afet yönetim ekipleri bölgeye sevk edildi.
Hidroelektrik santralinin işletmecisi olan Melamchi Su Temin Projesi yetkilileri, tünelde mahsur kalan kişi sayısının 126 olduğunu doğrularken, bazı işçilerin sel sırasında yakınlardaki bir yüksek alana kaçarak kurtulduğu, ancak tünel girişinin tamamen kapanması nedeniyle içeridekilerin çıkış yolu bulamadığı aktarılıyor. Kurtarma koordinatörleri, tünelin uzunluğunun yaklaşık 4 kilometre olduğunu ve işçilerin tünelin orta kısımlarında kümelendiğini, bu nedenle sadece tünel ağzından yapılacak müdahalenin yetersiz kalacağını, bu yüzden dikey sondaj çalışması yürütüldüğünü ifade ediyor. Öte yandan, Nepal'in jeolojik yapısının kırılgan olması ve bölgenin aktif fay hatları üzerinde bulunması, kurtarma operasyonlarını daha da zorlaştırıyor.
Ülkenin başbakanı, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, kurtarma çalışmalarının tüm hızıyla devam ettiğini ve hükümetin tüm imkanlarını seferber ettiğini belirtti. Ayrıca, olayla ilgili soruşturma başlatıldığı ve ihmal tespit edilmesi halinde ilgililer hakkında yasal işlem yapılacağı duyuruldu. Nepal, son yıllarda altyapı projelerinde sık sık iş kazalarıyla gündeme geliyor; özellikle dağlık bölgelerdeki tünel ve baraj inşaatlarında yeterli güvenlik önlemlerinin alınmaması eleştiriliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu olay, Güney Asya'nın kırılgan coğrafyasında iklim değişikliğinin etkisiyle sıklaşan aşırı hava olaylarının altyapı projeleri üzerindeki yıkıcı etkisini bir kez daha gözler önüne seriyor. Nepal, Hidroelektrik potansiyeli bakımından dünyanın en zengin ülkelerinden biri olarak biliniyor; ancak bu tür doğal afetler, büyük yatırımlarla inşa edilen tesislerin ne kadar kırılgan olduğunu ortaya koyuyor. Bölgede faaliyet gösteren uluslararası şirketler ve kalkınma ajansları, özellikle Himalaya kuşağında altyapı projelerinin iklim risklerine karşı dayanıklılığını artırmak için daha kapsamlı planlamalar yapılması gerektiğini vurguluyor.
Kurtarma operasyonuna Nepal ordusunun yanı sıra Çin ve Hindistan'dan da uzman ekiplerin destek verdiği bildiriliyor. Bölge ülkeleri, Himalaya ekosisteminin hassasiyeti konusunda ortak kaygılar taşıyor; ancak sınır aşan nehirler üzerindeki su politikaları nedeniyle zaman zaman anlaşmazlıklar da yaşanıyor. Bu tür afetler, ülkeler arasında işbirliği ve bilgi paylaşımının önemini artırıyor. Ayrıca, Nepal'in altyapı projelerinde çalışan çok sayıda göçmen işçinin bulunması, olayın uluslararası boyutunu genişletiyor; ancak Melamchi tünelinde mahsur kalanların tamamının yerel işçi olduğu öğrenildi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Nepal'deki bu olay, doğal afetlere karşı altyapı dayanıklılığının önemini bir kez daha hatırlatıyor. Türkiye, benzer şekilde deprem ve sel gibi afetlerle sıkça karşılaşan bir ülke olarak, bu tür kurtarma operasyonlarında uluslararası deneyim paylaşımına açık bir konumda. Ayrıca, Türk şirketleri Asya ve Afrika'da birçok hidroelektrik ve baraj projesinde yer aldığı için, bu tür afetlerin iş sağlığı ve güvenliği standartlarını geliştirme açısından dersler çıkarılabilir. Türkiye ile Nepal arasındaki diplomatik ilişkiler sıcak olmasa da, bölgesel işbirliği ve insani yardım alanında iki ülke arasında gelecekte işbirliği fırsatları doğabilir. Öte yandan, iklim değişikliğinin etkileri tüm dünyada hissedilirken, Türkiye'nin de kendi altyapı projelerinde afet risklerini minimize etmeye yönelik politikalar izlemesi beklenmektedir.