Hong Kong İcra Şefi John Lee Ka-chiu, kentin kuzeyinde planlanan devasa Kuzey Metropolü projesinin yatırımcıları cezbetmek için erken başarı öykülerine ihtiyaç duyduğunu belirtti. Lee, projenin teknoloji, sanayi ve eğitim alanlarında çok odaklı bir stratejiyle ilerleyeceğini ve kentin yetenek çekme konusundaki darboğazını aşmasına yardımcı olacağını ifade etti. Çin'e bağlı Özel İdare Bölgesi olan Hong Kong, son yıllarda ulusal güvenlik yasaları ve COVID-19 kısıtlamaları nedeniyle uluslararası yetenek ve yatırım çekmekte zorlanıyor.
Dev bir kentsel dönüşüm projesi
Hong Kong hükümeti, 2021 yılında duyurulan Kuzey Metropolü projesini, kentin gelecekteki büyümesi için kilit bir itici güç olarak görüyor. Yaklaşık 300 kilometrekarelik bir alanı kaplayacak proje, Shenzhen sınırındaki mevcut yeni şehirler ve kırsal alanları entegre ederek yaklaşık 2,5 milyon kişiye ev sahipliği yapacak şekilde tasarlandı. Projenin 20 yılı aşkın bir sürede tamamlanması bekleniyor. Lee, projenin konut sıkıntısını hafifletmenin yanı sıra inovasyon ve teknoloji merkezi olarak Hong Kong'un rekabet gücünü artıracağını vurguladı.
İcra Şefi, Kuzey Metropolü'nün 'erken başarı hikayeleri' yaratması gerektiğini, böylece potansiyel yatırımcıların projeye güven duyacağını kaydetti. Bu kapsamda hükümet, San Tin Teknoloji Parkı gibi öncü projelere odaklanıyor. Parkın 2024 yılında inşasına başlanması ve 2026'dan itibaren aşamalı olarak faaliyete geçmesi planlanıyor. Lee, ayrıca eğitim ve araştırma alanında da yatırımlar yapılacağını, Hong Kong'un mevcut üniversitelerinin Shenzhen ve diğer Çin şehirleriyle işbirliğini güçlendireceğini söyledi.
Bölgesel ve küresel boyut
Kuzey Metropolü projesi, sadece Hong Kong'un değil, aynı zamanda Büyük Körfez Bölgesi'nin (Greater Bay Area) entegrasyonu açısından da kritik öneme sahip. Çin hükümeti, Hong Kong, Makao ve dokuz Guangdong şehrini kapsayan bu bölgeyi 2035 yılına kadar dünyanın önde gelen yüksek teknoloji ve finans merkezlerinden biri haline getirmeyi hedefliyor. Hong Kong'un kuzeydeki gelişimi, Shenzhen'in güneye doğru genişlemesiyle doğrudan bağlantılı olacak. Bu da sınır ötesi altyapı, ulaşım ve lojistik yatırımlarını hızlandıracak.
Ancak proje, önemli zorluklarla karşı karşıya. Bunlar arasında arazi edinimi, çevresel etki, mevcut kırsal toplulukların yeniden yerleştirilmesi ve siyasi istikrar gibi konular yer alıyor. Hong Kong'un ulusal güvenlik yasası ve seçim sistemi değişiklikleri sonrası bazı Batılı ülkelerin endişeleri, uluslararası yatırımcıların projeye şüpheyle yaklaşmasına neden olabiliyor. Lee, bu endişeleri gidermek için hukukun üstünlüğü ve iş ortamının korunacağı sözünü veriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hong Kong'un Kuzey Metropolü projesi, Türkiye için doğrudan bir etki yaratmasa da, bölgesel ve küresel düzeyde önemli çıkarımlar sunuyor. Proje, Çin'in Büyük Körfez Bölgesi stratejisinin bir parçası olarak, Asya-Pasifik'teki teknoloji ve finans merkezleri arasındaki rekabeti şekillendirebilir. Türkiye'nin İstanbul Finans Merkezi gibi girişimleri düşünüldüğünde, Hong Kong'un yetenek çekme ve teknolojiyi teşvik etme konusundaki başarısı, Türkiye'ye benzer adımlar için örnek olabilir. Ayrıca, Çin ile ticari ilişkilerini geliştiren Türkiye, projeden doğacak lojistik ve ticaret fırsatlarından dolaylı olarak yararlanabilir. Ancak jeopolitik risklerin de göz önünde bulundurulması gerekiyor.