İngiltere Savunma Bakanlığı (MoD), Kraliyet Deniz Piyadeleri'nin (Royal Marine Commandos) Pazar günü erken saatlerde Manş Denizi'nde düzenlediği altı saatlik bir operasyonla, Rusya'ya ait olduğu değerlendirilen bir 'gölge filo' gemisine el koyduğunu duyurdu. Operasyon, uluslararası yaptırımları delerek Rusya'ya petrol ve diğer stratejik malların taşındığı iddia edilen gemilerin durdurulmasına yönelik geniş çaplı bir girişimin parçası olarak değerlendiriliyor. Bakanlık, geminin kimliğine ilişkin henüz detaylı bir açıklama yapmazken, operasyonun başarıyla tamamlandığı ve ekibin güvenli bir şekilde geri döndüğü belirtildi.
Operasyonun arka planı ve yöntemi
Manş Denizi, Avrupa'nın en yoğun deniz trafiğine sahip bölgelerinden biri olmasının yanı sıra, son yıllarda Rusya'nın yaptırım delme faaliyetlerinde kritik bir geçiş noktası haline geldi. İngiliz yetkililere göre, söz konusu gemi, Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırıları nedeniyle uygulanan petrol ambargosunu delerek, Rus petrolünü üçüncü ülkelere taşımakla suçlanıyor. Operasyon, Kraliyet Deniz Piyadeleri'nin özel eğitimli timleri tarafından helikopter desteğiyle gerçekleştirildi. Tim, gemiye hızlı bir şekilde iniş yaparak mürettebatı etkisiz hale getirdi ve geminin kontrolünü ele geçirdi. Gemide yapılan aramalarda, Rusya'ya ait olduğu düşünülen belgeler ve yaptırım listesindeki ürünler bulundu. İngiltere İçişleri Bakanlığı, gemideki mürettebatın sorgulanmak üzere gözaltına alındığını ve geminin bir İngiliz limanına çekildiğini açıkladı.
İngiltere Başbakanı, bu operasyonun Rusya'nın 'gölge filosu'na karşı kararlılık mesajı olduğunu vurgulayarak, 'Rusya'nın yaptırımları delme girişimlerine asla izin vermeyeceğiz. Bu operasyon, uluslararası hukukun ve ittifak kararlarının uygulanmasında kararlı olduğumuzu gösteriyor' dedi. Uzmanlar, Rusya'nın eski veya sigortasız gemilerden oluşan 'gölge filosu'nun, Ukrayna savaşının başlamasından bu yana önemli ölçüde büyüdüğünü ve bu gemilerin genellikle karanlık limanlarda işlem yaptığını belirtiyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu operasyon, Birleşik Krallık'ın Avrupa Birliği'nden ayrılmasına rağmen, Avrupa güvenliği ve yaptırım rejiminde kilit bir rol oynadığının altını çiziyor. NATO müttefikleri, Rusya'nın enerji gelirlerini kısma çabalarında İngiltere'nin bu adımını memnuniyetle karşılarken, Moskova yönetimi ise operasyonu 'korsanlık' olarak nitelendirerek sert tepki gösterdi. Rusya Dışişleri Bakanlığı, geminin uluslararası sularda seyrettiğini ve müdahalenin hukuka aykırı olduğunu savundu. Ancak İngiltere, deniz hukuku ve Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi kapsamında, yaptırım uygulamaları için gerekli yetkiye sahip olduğunu iddia ediyor.
Operasyonun, Karadeniz'de Rusya'nın Ukrayna tahıl ihracatını engelleme girişimlerine karşılık olarak da okunabileceği belirtiliyor. Uzmanlar, Batılı ülkelerin Rusya'nın deniz ticaretini hedef alan benzer operasyonlarının artabileceğini öngörüyor. Özellikle Baltık Denizi ve Kuzey Denizi'ndeki benzer girişimlerin, Rusya'nın lojistik ağını ciddi şekilde etkileyebileceği ifade ediliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Montrö Sözleşmesi kapsamında boğazlardan geçişleri kontrol ederken, Rusya'nın 'gölge filosu'na karşı Batılı ülkelerle iş birliği yapma konusunda hassas bir denge izliyor. Bu operasyon, Türkiye'nin de yaptırım delici gemileri engellemek için benzer adımlar atması durumunda, Rusya ile ilişkilerinde gerilime yol açabilir. Ancak Ankara, hem Ukrayna'daki savaşı sona erdirme çabaları hem de enerji ihtiyacı nedeniyle Rusya ile diyaloğu sürdürme eğiliminde. Bu nedenle, İngiltere'nin bu hamlesi, Türkiye'nin deniz güvenliği politikalarını yeniden gözden geçirmesine neden olabilir.