Hong Kong'da 8 yaşındaki çocukların yüzde 66'sının 2028 yılına kadar miyop olacağı öngörülüyor. Hong Kong Özel Muayenehane Optometristleri Derneği'nin Pazar günü açıkladığı araştırmaya göre, normalde miyopluğu geciktiren "hipermetropik rezerv"in hızla azalması bu artışta etkili. Uzmanlar, durumun ciddiyetine dikkat çekerek acil önlem çağrısı yapıyor.
Araştırmanın Detayları
Hong Kong Özel Muayenehane Optometristleri Derneği tarafından yürütülen çalışma, kentteki çocuklarda miyopluk oranının endişe verici boyutlara ulaştığını ortaya koydu. Araştırmaya göre, 8 yaşındaki çocukların yüzde 66'sı 2028'e kadar miyop olacak. Bu oran, mevcut durumun çok üzerinde ve hızlı bir artışa işaret ediyor.
Optometristler, miyopluğun ortaya çıkmasını geciktiren ve genellikle çocukluk döneminde belirli bir düzeyde bulunan "hipermetropik rezerv"in azalmasını ana neden olarak gösteriyor. Hipermetropik rezerv, gözün uzak görüş yeteneğini koruyan ve miyopluğun başlamasını geciktiren doğal bir tampon bölge. Ancak modern yaşam tarzı, artan ekran süresi ve açık hava aktivitelerinin azalması bu rezervin hızla tükenmesine yol açıyor.
Dernek, araştırmanın sonuçlarını Pazar günü kamuoyuyla paylaştı. Çalışmanın detayları henüz tam olarak açıklanmasa da, bulgular Hong Kong'da çocuk sağlığı ve eğitim politikaları açısından önemli bir uyarı niteliği taşıyor.
Miyopluk Neden Artıyor?
Miyopluk, özellikle Doğu Asya'da son yıllarda hızla yayılıyor. Hong Kong, Singapur, Güney Kore, Japonya ve Çin'in bazı bölgelerinde çocuklarda miyopluk oranı yüzde 80-90'lara varan seviyelere ulaşmış durumda. Uzmanlar bu artışta birkaç faktörü sorumlu tutuyor:
1. Artan ekran süresi: Akıllı telefonlar, tabletler ve bilgisayarların yaygınlaşmasıyla çocuklar günün büyük bölümünü ekran karşısında geçiriyor. Yakın mesafeye odaklanma, göz yorgunluğuna ve miyopluk gelişimine zemin hazırlıyor.
2. Açık hava aktivitelerinin azalması: Araştırmalar, günde en az 2 saat açık havada vakit geçirmenin miyopluğa karşı koruyucu olduğunu gösteriyor. Ancak kentleşme, yoğun ders programları ve kapalı alan alışkanlıkları bu süreyi kısıtlıyor.
3. Eğitim baskısı: Hong Kong'da rekabetçi eğitim sistemi, çocukların erken yaşta yoğun okuma ve yakın çalışma gerektiren aktivitelere yönelmesine neden oluyor. Bu da gözün sürekli yakın mesafeye odaklanmasına yol açıyor.
4. Genetik yatkınlık: Doğu Asya toplumlarında miyopluk genetik olarak da daha yaygın. Ancak genetik tek başına artışı açıklamıyor; çevresel faktörlerin etkisi büyük.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Miyopluk, sadece Hong Kong'un değil, tüm dünyanın karşı karşıya olduğu bir halk sağlığı sorunu. Dünya Sağlık Örgütü'nün verilerine göre, 2050'ye kadar dünya nüfusunun yarısının miyop olacağı tahmin ediliyor. Bu, 5 milyar insanın göz sağlığı sorunu yaşayacağı anlamına geliyor.
Doğu Asya'da durum daha da vahim. Singapur'da 12 yaşındaki çocukların yüzde 65'i, Çin'de ise gençlerin yüzde 70'i miyop. Güney Kore'de 20'li yaşlardaki erkeklerin yüzde 96'sı miyop. Bu oranlar, bölgede adeta bir salgın boyutuna ulaşmış durumda.
Miyopluğun ilerlemesi, sadece gözlük veya lens ihtiyacı doğurmuyor; aynı zamanda retina dekolmanı, glokom, katarakt ve makula dejenerasyonu gibi ciddi göz hastalıkları riskini de artırıyor. Yüksek miyopluk (6 diyoptri üzeri), ilerleyen yaşlarda görme kaybına yol açabiliyor.
Hong Kong'da optometristler, hükümete ve eğitim yetkililerine çağrıda bulunarak, çocuklarda miyopluk taramasının yaygınlaştırılması, açık hava aktivitelerinin teşvik edilmesi ve ekran süresinin sınırlandırılması gibi önlemler alınmasını öneriyor. Ayrıca, düşük doz atropin damlası ve özel lensler gibi miyopluk ilerlemesini yavaşlatıcı tedavilerin yaygınlaştırılması gerektiği belirtiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de de çocuklarda miyopluk oranı artıyor; ancak Hong Kong ve Doğu Asya kadar yüksek değil. Türk Oftalmoloji Derneği'nin verilerine göre, ilkokul çağındaki çocuklarda miyopluk yüzde 15-20 civarında. Yine de artan ekran bağımlılığı, kapalı alan yaşamı ve yoğun sınav sistemi, Türkiye'yi de benzer bir riskle karşı karşıya bırakıyor. Hong Kong örneği, önleyici politikaların (okullarda göz taraması, açık hava dersleri, ekran kısıtlaması) önemini gösteriyor. Türkiye, genç nüfusunu korumak için göz sağlığı programlarını güçlendirmeli ve farkındalık kampanyaları düzenlemeli. Aksi halde, 2030'larda benzer bir miyopluk dalgasıyla karşılaşabilir.