Hong Kong Uluslararası Havalimanı'nın 2. Terminali'ndeki uçak motorlarının gürültüsü ve koşuşturma, hemen yanı başındaki 11 Skies ticari kompleksindeki çıt çıkmayan sessizlikle keskin bir tezat oluşturuyor. South China Morning Post (SCMP) muhabirinin ekim ayı başında iki nokta arasında yaptığı yolculuk, mega projenin beklenen ilgiyi görmediğini gözler önüne serdi. Havalimanı terminalindeki hareketliliğe karşın, 11 Skies'in koridorlarında neredeyse hiç ziyaretçi yoktu.
Projenin arka planı ve yatırımın boyutu
11 Skies, Hong Kong'un Lantau Adası'nda, havalimanına komşu 25 hektarlık bir alanda inşa edilen dev bir karma kullanımlı kompleks. Proje, perakende, yeme-içme, eğlence ve ofis alanlarını bir araya getiriyor. Yatırımcılar arasında New World Development ve Chow Tai Fook gibi Hong Kong'un önde gelen iş grupları bulunuyor. Kompleksin 2023'te kademeli olarak açılması planlanmıştı, ancak pandemi ve sonrasındaki ekonomik yavaşlama takvimi aksattı.
SCMP'nin haberine göre, 11 Skies'in bulunduğu bölgeye erişim hâlâ sınırlı. Havalimanı ile entegrasyon tam sağlanamamış durumda. Ziyaretçi akışını artıracak ulaşım bağlantıları (örneğin havalimanı ekspres treni ve otobüs hatları) yeterince etkin değil. Ayrıca, Hong Kong'un pandemi sonrası toparlanma süreci beklenenden yavaş ilerledi; turist sayısı hâlâ 2019 seviyelerinin altında.
Projenin geliştiricileri, kompleksin uzun vadeli potansiyeline güveniyor. Ancak SCMP'nin gözlemleri, mevcut durumun ciddiyetini ortaya koyuyor: mağazaların birçoğu açılmamış, açık olanlar ise müşteri bulmakta zorlanıyor. Bu durum, Hong Kong'un uluslararası finans merkezi kimliğine yönelik soru işaretlerini de beraberinde getiriyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Asya-Pasifik'te mega projelerin geleceği
11 Skies, sadece Hong Kong için değil, Asya-Pasifik genelinde mega altyapı projelerinin karşılaştığı zorlukların bir sembolü haline geldi. Pandemi sonrası dönemde, birçok ülke benzer şekilde büyük ölçekli ticari ve turistik komplekslerin beklenen getiriyi sağlayamadığını gördü. Örneğin, Singapur'daki bazı entegre tatil köyleri ve Çin anakarasındaki çeşitli tema parkları da düşük ziyaretçi rakamlarıyla mücadele ediyor.
Uzmanlar, bu tür projelerin başarısının büyük ölçüde ulaşım altyapısına, bölgesel ekonomik canlılığa ve tüketici güvenine bağlı olduğunu belirtiyor. Hong Kong özelinde, siyasi gelişmeler ve değişen küresel seyahat kalıpları da etkili. Çin anakarasından gelen turist sayısındaki düşüş, Hong Kong'un perakende sektörünü olumsuz etkiliyor. 11 Skies gibi büyük ölçekli bir projenin, bu koşullarda kısa vadede toparlanması zor görünüyor.
Öte yandan, Hong Kong hükümeti ekonomiyi canlandırmak için çeşitli teşvik paketleri açıkladı. Ancak bu teşviklerin 11 Skies gibi spesifik bir projeye ne ölçüde yansıyacağı belirsiz. Projenin kurtarılması için önerilen yöntemler arasında, kompleksin bir bölümünün geçici olarak etkinlik alanı olarak kullanılması veya farklı sektörlere (örneğin lojistik) yönlendirilmesi var. Ancak bu tür çözümler, projenin orijinal konseptiyle çelişebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hong Kong'daki 11 Skies mega projesinin yaşadığı zorluklar, Türkiye'nin büyük ölçekli altyapı ve turizm yatırımları için de ders niteliğinde. Türkiye'de son yıllarda hayata geçirilen mega projeler (örneğin İstanbul Havalimanı çevresindeki ticari gelişmeler, Kanal İstanbul tartışmaları) benzer risklerle karşı karşıya. Pandemi sonrası turist sayılarındaki dalgalanmalar ve ekonomik belirsizlikler, bu tür yatırımların fizibilitesini sorgulatıyor. Ayrıca, Hong Kong'un yaşadığı deneyim, Türk şirketlerinin yurt dışında üstlendiği büyük projelerde (özellikle Asya-Pasifik'te) karşılaşabileceği zorluklara işaret ediyor. Türkiye, ihracat pazarlarını çeşitlendirirken, bu tür projelerde pazar araştırmasını ve esnek tasarımı ön planda tutmalı.