Fransa'da sosyalist eski Cumhurbaşkanı François Hollande, uzun süren siyasi sessizliğinin ardından yeniden sahneye çıkıyor. Bir anket, Hollande'ı sol seçmen nezdinde en olumlu görülen siyasetçi konumuna taşırken, Aix-en-Provence’ta düzenlenen iş dünyası toplantılarında da patronların sıcak ilgisiyle karşılaştı. “Kara Baba” (daron noir) lakabıyla anılan Hollande, aylardır aralıksız sürdürdüğü saha çalışmalarının karşılığını almaya başladı. Peki bu yükseliş, efsanevi bir geri dönüşün habercisi mi, yoksa sadece geçici bir rüzgar mı?
Gelişmenin arka planı
François Hollande, 2012-2017 yılları arasında Fransa Cumhurbaşkanlığı yapmış, ancak düşük popülarite ve ekonomik zorluklar nedeniyle 2017 seçimlerinde aday olamamıştı. Görevi Emmanuel Macron'a devrettikten sonra siyasetten uzaklaşan Hollande, son aylarda yeniden aktif hale geldi. Fransa’nın dört bir yanında düzenlediği toplantılar, köy ziyaretleri ve yerel etkinliklerle dikkat çeken Hollande, özellikle sol seçmenin güvenini kazanmayı başardı.
Yayınlanan bir barometre, Hollande'ı sol eğilimli seçmenler arasında en olumlu görülen siyasetçi olarak gösterirken, bu durum eski başkanın siyasi yeniden doğuşunun sinyali olarak yorumlanıyor. Aix-en-Provence’taki iş dünyası buluşmasında ise Fransız patronların Hollande’a gösterdiği yakın ilgi, iş çevrelerinin de eski başkana sıcak baktığını ortaya koydu.
Bölgesel ve küresel boyut
Hollande'ın yeniden yükselişi, Fransa’daki siyasi dengeleri etkileyebilecek potansiyele sahip. Sol cenahın parçalanmış görüntüsü içinde Hollande, deneyimli bir figür olarak birleştirici rol oynayabilir. Özellikle aşırı sağın yükseldiği bir dönemde, merkez solun tekrar güçlenmesi Avrupa genelinde de yankı uyandırabilir. Hollande'ın Avrupa Birliği yanlısı duruşu, onu AB’nin geleceğine dair tartışmalarda önemli bir aktör haline getirebilir.
Fransa’nın iç siyasetindeki bu gelişmeler, aynı zamanda Türkiye-Fransa ilişkileri açısından da izlenmeli. Hollande döneminde Türkiye ile ilişkilerde zaman zaman pürüzler yaşanmış, özellikle Ermeni soykırımı iddiaları ve Kıbrıs konularında Fransa’nın tutumu Türkiye tarafından eleştirilmişti. Hollande'ın yeniden güç kazanması, bu dosyaların tekrar gündeme gelme ihtimalini akıllara getiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
François Hollande'ın Fransa siyasetinde yeniden yükselmesi, Türkiye açısından doğrudan bir gelişme olmasa da bölgesel dinamikler açısından önem taşıyor. Hollande döneminde Türkiye-Fransa ilişkileri, özellikle Ermeni soykırımı yasası ve PKK’ya karşı tutum gibi konularda gergin geçmişti. Hollande’ın Avrupa yanlısı ve insan hakları odaklı söylemi, Türkiye’nin AB sürecinde Fransa’nın tutumunu yeniden şekillendirebilir. Ayrıca, Fransa’daki merkez solun güçlenmesi, Avrupa genelinde yükselen popülizme karşı bir denge unsuru olarak görülebilir. Ancak Hollande'ın somut bir dış politika değişikliği öngörmek için erken; mevcut durumda Fransa’nın Türkiye’ye yönelik politikalarının büyük ölçüde Macron çizgisinde devam etmesi bekleniyor.