Vietnam'ın ticaret başkenti Ho Chi Minh City, 2027 ortasından itibaren şehir merkezinde benzinli ve dizel araçlara kademeli olarak kısıtlama getirmeyi öngören bir düşük emisyon bölgesi (LEZ) planını gündeme getirdi. Devlete ait Thanh Nien gazetesinin haberine göre, öneri, hava kirliliğini azaltmak ve sürdürülebilir kentsel ulaşımı teşvik etmek amacıyla hazırlandı. Plan kapsamında, kent yönetimi önce pilot uygulama yapacak, ardından kısıtlamaları genişletecek. Bu adım, Güneydoğu Asya'nın hızla büyüyen metropollerinden birinde çevre politikalarının sertleştiğinin işareti olarak değerlendiriliyor.
Düşük Emisyon Bölgesi Planının Ayrıntıları
Ho Chi Minh City İnsan Komitesi tarafından hazırlanan taslağa göre, 2027 Temmuz ayından itibaren şehir merkezinin belirlenecek bir bölgesinde motosiklet, otomobil ve kamyon gibi içten yanmalı motorlu araçların belirli saatlerde veya tamamen trafiğe çıkması sınırlandırılacak. Uygulamanın ilk etapta deneme amacıyla başlatılacağı, ardından başarıya göre diğer bölgelere yayılacağı belirtiliyor. Yetkililer, kısıtlamaların kademeli olmasının, halkın toplu taşımaya geçişine zaman tanıyacağını ve ekonomik aksaklıkları en aza indireceğini ifade ediyor.
Şehir, hava kalitesini iyileştirmek için otobüs filosunu elektrikli araçlara dönüştürme, metro hatlarını devreye alma ve bisiklet yolları geliştirme gibi projeleri de eş zamanlı olarak yürütüyor. Ancak uzmanlar, 9 milyondan fazla nüfusu ve yaklaşık 8,5 milyon motosikletiyle bilinen kentte, bu dönüşümün yıllar alabileceği ve güçlü bir siyasi irade gerektirdiği görüşünde. Ayrıca, elektrikli araç altyapısının yetersizliği ve toplu taşıma kullanım oranının düşüklüğü, planın önündeki en büyük engeller olarak sıralanıyor.
Vietnam genelinde hava kirliliği özellikle büyük şehirlerde ciddi bir halk sağlığı sorunu haline gelmiş durumda. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, ülke genelinde hava kirliliğine bağlı hastalıklar nedeniyle her yıl binlerce erken ölüm yaşanıyor. Ho Chi Minh City'nin yanı sıra başkent Hanoi de benzer önlemler üzerinde çalışıyor. Ancak uzmanlar, bu tür kısıtlamaların tek başına yeterli olmayacağını, bölgesel sanayi emisyonlarının da kontrol altına alınması gerektiğini vurguluyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Asya'da Çevre Politikalarında Yeni Dalga
Ho Chi Minh City'nin bu girişimi, Asya'nın gelişen ekonomilerinde çevre politikalarının sertleştiğine dair artan eğilimin bir parçası olarak görülüyor. Çin, Güney Kore ve Japonya gibi ülkeler, büyük şehirlerde araç emisyonlarını azaltmak için benzer LEZ uygulamalarını hayata geçirmişti. Örneğin, Pekin ve Seul, belirli bölgelerde eski dizel araçlara kısıtlama getirerek hava kalitesini önemli ölçüde iyileştirdi. Güneydoğu Asya'da ise Singapur ve Bangkok, karbon vergisi ve araç kotası gibi farklı yöntemlerle emisyonları düşürmeye çalışıyor.
Vietnam'ın bu adımı, iklim değişikliğiyle mücadele kapsamında gelişmekte olan ülkelerin üzerindeki uluslararası baskının da bir yansıması. Ülke, 2050 yılına kadar net sıfır emisyon hedefini açıklamış ve Paris İklim Anlaşması'na taraf olarak sera gazı azaltım taahhütlerini artırma sözü vermişti. Ancak kömüre dayalı enerji üretimi ve hızla artan araç sayısı, bu hedeflerin önündeki en büyük zorluklar olarak duruyor. Ho Chi Minh City'nin LEZ planı, bu hedeflere ulaşma yolunda atılmış somut bir adım olarak değerlendiriliyor.
Bölgesel olarak bakıldığında, Vietnam'ın bu girişimi, diğer Güneydoğu Asya ülkelerine de örnek teşkil edebilir. Endonezya'nın başkenti Cakarta, Tayland'ın başkenti Bangkok ve Filipinler'in başkenti Manila gibi metropoller de benzer hava kirliliği sorunlarıyla boğuşuyor. Bu şehirlerin yöneticileri, Ho Chi Minh City'nin uygulamasını yakından izleyecek gibi görünüyor. Dolayısıyla bu karar, yalnızca bir şehrin yerel politikası olmanın ötesinde, bölgesel bir dönüşümün habercisi olabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, benzer hava kirliliği sorunlarıyla mücadele eden bir ülke olarak bu gelişmeyi yakından takip edebilir. İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyük şehirlerde araç emisyonları ciddi bir çevresel tehdit oluşturuyor. Türkiye'nin, Avrupa Birliği müzakere sürecinde çevre faslını açmamış olması, bu tür önlemlerin uygulanmasını geciktirse de, iklim değişikliğiyle mücadele konusundaki küresel baskı Türkiye'yi de etkiliyor. Kaldı ki Türkiye, Paris Anlaşması'nı 2021'de onaylayarak net sıfır hedefini 2053 olarak belirlemişti. Ho Chi Minh City'nin deneyiminden çıkarılacak dersler, Türkiye'nin şehirlerindeki benzer planlara ışık tutabilir. Ayrıca bu süreç, elektrikli araç teknolojileri ve toplu taşıma çözümlerinde iş birliği fırsatları da doğurabilir; bu sayede Türkiye, Asya pazarında yeni ortaklıklar geliştirebilir.