Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, Cumartesi günü yaptığı açıklamada, ABD sponsorluğunda Lübnan ile İsrail arasında imzalanan çerçeve anlaşmasını reddettiğini duyurdu. Kasım, İran-ABD mutabakat zaptına atıfta bulunarak İsrail'in Lübnan topraklarından tamamen çekilmesi çağrısında bulundu. Anadolu Ajansı'nın aktardığına göre Kasım, anlaşmanın Lübnan'ın egemenliğini ve toprak bütünlüğünü korumaktan uzak olduğunu vurguladı.
Anlaşmanın içeriği ve Hizbullah'ın tepkisi
ABD'nin arabuluculuğunda varılan anlaşma, Lübnan-İsrail arasındaki deniz sınırı anlaşmazlığını çözmeyi ve iki ülke arasındaki gerilimi azaltmayı hedefliyordu. Ancak Hizbullah, anlaşmayı Lübnan'ın çıkarlarına aykırı bulduğunu ve İsrail'in işgal altındaki topraklardan çekilmesini öngörmediği için kabul edilemez olduğunu belirtti. Kasım, konuşmasında İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki işgalini sürdürmesine izin veren herhangi bir anlaşmanın Lübnan için kabul edilemez olduğunu ifade etti.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu gelişme, bölgedeki gerginliğin sürdüğü bir dönemde yaşanıyor. İsrail ve Hizbullah arasında 2006 yılından bu yana büyük çaplı bir çatışma yaşanmazken, son yıllarda sınırda tansiyon yükselmiş durumda. Hizbullah'ın anlaşmayı reddetmesi, İran'ın bölgedeki nüfuz mücadelesi bağlamında da değerlendiriliyor. İran destekli örgüt, İsrail karşıtı söylemlerini sürdürürken, ABD ve İsrail'in bölgedeki angajmanını da eleştiriyor. Öte yandan, anlaşmanın reddedilmesi, Lübnan hükümeti ile Hizbullah arasındaki siyasi gerilimi de artırabilir. Anlaşma, Lübnan için ekonomik kalkınma ve enerji kaynaklarının kullanımı açısından önemli görülüyordu, ancak Hizbullah'ın tutumu bu beklentileri gölgeledi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Doğu Akdeniz'deki enerji kaynakları ve bölgesel istikrar açısından Lübnan-İsrail anlaşmasını yakından takip etmektedir. Hizbullah'ın anlaşmayı reddetmesi, Doğu Akdeniz'de dengeleri değiştirebilir ve Türkiye'nin bölgedeki enerji çıkarlarını doğrudan etkileyebilir. Türkiye, İsrail ile enerji işbirliğine sıcak bakarken, Hizbullah'ın tutumu Ankara'nın bölgedeki angajmanını da etkileyebilir. Ayrıca, Türkiye'nin Lübnan'daki nüfuz mücadelesinde Hizbullah'ın pozisyonu, Türkiye'nin Suudi Arabistan ve Katar ile rekabetinde önemli bir faktör olabilir. Bu nedenle Ankara, gelişmeleri dikkatle izlemekte ve bölge ülkeleriyle diyaloğunu sürdürmektedir.