Hizbullah lideri Hasan Nasrallah, İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki işgalini sona erdirmek için kapsamlı ve bağlayıcı bir çekilme takvimi talep etti. Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Aoun ise İsrail'in güney Lübnan'daki varlığının kabul edilemez olduğunu belirterek, uluslararası topluma işgalin sona erdirilmesi çağrısında bulundu. İki liderin açıklamaları, İsrail ile Hizbullah arasında Kasım 2023'te varılan ateşkes anlaşmasının ardından tırmanan gerilimin ortasında geldi. Ateşkes, taraflar arasındaki çatışmaları durdurmuş ancak İsrail'in Lübnan topraklarındaki askeri varlığı devam etmektedir.
Gelişmenin Arka Planı
Hizbullah Genel Sekreteri Nasrallah, Perşembe günü yaptığı konuşmada, İsrail'in güney Lübnan'daki işgalinin ancak net bir zaman çizelgesi ile sona erdirilebileceğini ifade etti. Nasrallah, "İsrail'in işgal altındaki topraklardan çekilmesi için bir takvim belirlenmezse, bu durum kalıcı bir işgale dönüşebilir. Biz bu noktada Lübnan devletiyle birlikte hareket ediyoruz, ancak meşru müdafaa hakkımızı da saklı tutuyoruz" dedi. Lübnanlı yetkililere göre, İsrail güçleri ateşkes sonrasında Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 1701 sayılı kararına rağmen, Litani Nehri'nin güneyinde kalan bazı noktalarda varlığını sürdürüyor. İsrail ise Hizbullah'ın sınıra yakın bölgelerdeki askeri altyapısını tamamen sökmediğini iddia ediyor.
Cumhurbaşkanı Aoun ise Beyrut'ta yaptığı basın açıklamasında, "Lübnan'ın egemenliği ve toprak bütünlüğü tartışmaya açık değildir. İsrail'in güneydeki varlığı, uluslararası hukukun açık ihlalidir" ifadelerini kullandı. Aoun, Fransa ve ABD'nin arabuluculuğunda yürütülen müzakerelerin hızlandırılması gerektiğini belirtti.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İsrail-Lübnan sınırındaki bu kriz, sadece iki ülke arasındaki bir anlaşmazlık değil; aynı zamanda bölgesel güç dengelerini de etkiliyor. İran destekli Hizbullah, Lübnan'ın en güçlü siyasi ve askeri aktörlerinden biri olarak, İsrail'e karşı caydırıcılık politikasını sürdürüyor. Öte yandan, ABD ve Avrupa Birliği, İsrail'in güvenlik endişelerini anlayışla karşılarken, Lübnan'ın egemenliğine saygı gösterilmesi çağrısı yapıyor. Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Gücü (UNIFIL) bölgedeki varlığını artırmış olsa da, İsrail'in çekilmesi için somut bir adım atılmış değil.
Bu gelişmeler, Suriye'de devam eden iç savaş ve İran'ın nükleer programına ilişkin uluslararası müzakerelerle birlikte ele alındığında, Ortadoğu'da yeni bir çatışma hattının oluşmasına yol açabilir. Enerji kaynaklarına yakın bölgelerdeki bu istikrarsızlık, küresel enerji fiyatlarını da etkileyebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Lübnan'daki istikrarın sağlanmasını kendi güvenliği açısından önemli görmektedir. İsrail'in güney Lübnan'dan çekilmesi, bölgedeki gerginliği azaltabilir ve Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki enerji politikalarını olumlu yönde etkileyebilir. Ayrıca, Türkiye Lübnan'daki siyasi gruplarla ve Hizbullah'la doğrudan bir çatışma içinde olmamakla birlikte, İran'ın bölgedeki nüfuzunu dengelemeye çalışmaktadır. Bu nedenle, Ankara'nın uluslararası toplumla işbirliği içinde, ateşkesin kalıcı hale gelmesi ve İsrail'in çekilmesi için diplomatik girişimleri desteklemesi beklenmektedir.