Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah, İsrail'in Lübnan topraklarından 'koşulsuz şartsız' çekilmesi gerektiğini ifade etti. Bu açıklama, Lübnanlı yetkililerin İsrail saldırılarında bu hafta altı kişinin hayatını kaybettiğini duyurmasının ardından geldi. Sınır hattındaki gerginlik tırmanırken, Hizbullah liderinin sözleri bölgedeki kırılgan ateşkesin geleceğine ilişkin endişeleri artırdı.
Artan sınır ötesi saldırılar ve sivil kayıplar
Lübnan Sağlık Bakanlığı'nın verilerine göre, son bir hafta içinde İsrail tarafından düzenlenen hava saldırılarında altı sivil yaşamını yitirdi, çok sayıda kişi yaralandı. Saldırıların çoğu, Hizbullah'ın güçlü olduğu güney Lübnan bölgelerinde yoğunlaştı. İsrail ordusu, operasyonların Hizbullah'ın askeri altyapısını hedef aldığını ve sivil kayıpların 'istenmeyen sonuçlar' olduğunu öne sürdü. Ancak Lübnan hükümeti, saldırıları 'insanlık dışı' olarak nitelendirdi ve Birleşmiş Milletler'e acil müdahale çağrısında bulundu.
Nasrallah'ın 'koşulsuz çekilme' şartı, İsrail'in ihtilaflı Shebaa Çiftlikleri'nden sınır ötesi ihlallere kadar bir dizi sorunu gündeme getiriyor. Hizbullah lideri, İsrail'in Lübnan hava sahasını ihlal etmesini, deniz sınırlarındaki anlaşmazlığı ve sivil köylere düzenlenen grevleri çekilmenin ön koşulu olarak sıraladı. İsrail ise Hizbullah'ın İran'dan aldığı silah sevkiyatlarını gerekçe göstererek sınır güvenliğini sağlama adına bu operasyonları 'meşru müdafaa' olarak tanımlıyor.
Bölgesel gerilim ve uluslararası arabuluculuk çabaları
Beyrut'taki diplomatik kaynaklar, Fransa ve ABD'nin taraflar arasında ateşkesin devamı için yoğun çaba harcadığını belirtiyor. ABD'nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Amos Hochstein, geçtiğimiz haftalarda İsrail ve Lübnan arasında mekik diplomasisi yürütmüş, ancak somut bir ilerleme sağlanamamıştı. İran destekli Hizbullah'ın askeri kapasitesi, 2006 savaşından bu yana önemli ölçüde arttı. İsrail istihbaratı, örgütün şu anda 150 binden fazla roket ve füzeye sahip olduğunu değerlendiriyor.
Güney Lübnan'da Birleşmiş Milşetler Geçici Görev Gücü (UNIFIL) de tansiyonu düşürmek için devreye girmiş durumda. UNIFIL Sözcüsü Andrea Tenenti, 'Mavi Hat'ta (fiili sınır) son haftalarda olağandışı bir hareketlilik gözlediklerini ve her iki tarafa da itidal çağrısı yaptıklarını söyledi. Ancak Nasrallah'ın açıklaması, Hizbullah'ın bu konuda taviz vermeye niyeti olmadığını gösteriyor. Örgütün siyasi kanadı Lübnan parlamentosunda temsil edilirken, askeri kanadı İran'ın bölgesel stratejisinin önemli bir parçasını oluşturuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Lübnan'da yaşanan bu gelişmeler, Türkiye'nin Doğu Akdeniz politikasını doğrudan ilgilendiriyor. Ankara, Libya ve Suriye'de olduğu gibi Lübnan'da da istikrarı önemsiyor; çünkü olası bir çatışma, mülteci akınını artırabilir ve Türkiye'nin sınır güvenliğini tehdit edebilir. Ayrıca Türkiye'nin İsrail ile son dönemde normalleşme adımları, Hizbullah'ın İran bağlantısı nedeniyle Ankara'nın bölgesel dengeleri hassas bir şekilde yönetmesini gerektiriyor. BM ve ABD öncülüğündeki barış çabalarına Türkiye'nin aktif destek vermesi, hem kendi ulusal çıkarları hem de bölgesel barış için kritik önem taşıyor.