Lübnan merkezli silahlı örgüt Hizbullah, Perşembe günü yaptığı açıklamayla İsrail ordusunun, güney Lübnan'daki Zawtar el-Şarkiye kasabasına düzenlenen hava saldırısında örgüt üyelerinin öldürüldüğü yönündeki iddiasını kesin bir dille yalanladı. Hizbullah, saldırıda hayatını kaybedenlerin sivil olduğunu belirterek, bu eylemi 27 Kasım 2024 tarihinde varılan ateşkes anlaşmasının "açık bir ihlali" olarak nitelendirdi. Örgüt, İsrail'in bu saldırıyla bölgedeki gerilimi tırmandırmayı hedeflediğini savundu.
Olayın Arka Planı ve Tarafların Açıklamaları
İsrail ordusu, Çarşamba günü geç saatlerde güney Lübnan'daki Zawtar el-Şarkiye kasabasına hava saldırısı düzenlediğini duyurmuş, saldırının Hizbullah'a ait bir hedefe yönelik olduğunu ve örgütün birkaç üyesinin etkisiz hale getirildiğini iddia etmişti. Ancak Hizbullah, saldırıda ölenlerin kendi üyeleri olmadığını, aksine bölgede yaşayan siviller olduğunu vurguladı. Örgüt yayımladığı yazılı açıklamada, "Bu saldırı, ateşkes anlaşmasının açık bir ihlalidir ve İsrail'in anlaşmaya bağlı kalmadığını göstermektedir" ifadelerine yer verdi.
Lübnan resmi haber ajansı NNA ise saldırıda en az bir kişinin hayatını kaybettiğini ve birkaç kişinin yaralandığını doğruladı. Yaralıların çevre hastanelere kaldırıldığı bildirildi. Olay, Kasım ayında varılan kırılgan ateşkesin ardından bölgede yaşanan en ciddi ihlal olarak kayıtlara geçti. Ateşkes anlaşması, tarafların karşılıklı çatışmaları sona erdirmesini ve sınır bölgesindeki askeri varlığın azaltılmasını öngörüyordu. Ancak İsrail, özellikle kuzey sınırında Hizbullah'ın yeniden güçlenmesini engellemek amacıyla zaman zaman "önleyici" operasyonlar düzenleyebileceğini sinyallemişti.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İsrail-Hizbullah çatışması, 2006 yılındaki büyük savaştan bu yana zaman zaman alevlenen ancak genellikle kontrollü bir düzeyde seyreden bir gerilim hattını oluşturuyor. 2023 Ekim ayında İsrail ile Hamas arasında başlayan savaş, Hizbullah'ın da İsrail'e yönelik sınırlı saldırılar başlatmasıyla birlikte bölgesel bir krize dönüşmüş, Kasım 2024'te varılan ateşkes ise taraflar arasındaki doğrudan çatışmayı geçici olarak durdurmuştu. Ancak bu son saldırı, ateşkesin ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.
Uzmanlar, İsrail'in bu tür saldırılarının Hizbullah'ı cezalandırma ve caydırma amacı taşıdığını, ancak aynı zamanda Lübnan'daki siyasi istikrarı da tehdit ettiğini belirtiyor. Öte yandan Hizbullah'ın sivil kayıpları bir propaganda aracı olarak kullanması, örgütün bölgesel meşruiyetini koruma çabası olarak değerlendiriliyor. ABD ve Fransa'nın arabuluculuğunda varılan ateşkes anlaşmasının sürdürülebilirliği, bu tür ihlallerle giderek daha fazla sorgulanır hale geliyor. Bölgedeki diğer aktörler, özellikle İran'ın Hizbullah'a verdiği destek, çatışmanın daha geniş bir bölgesel savaşa dönüşme riskini artırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin Doğu Akdeniz ve Orta Doğu'da istikrar arayışı açısından kritik bir öneme sahiptir. Türkiye, Lübnan'ın egemenliğini ve toprak bütünlüğünü desteklemekte, İsrail ile yaşanan çatışmaların bölgesel güvenliğe zarar verdiğini düşünmektedir. Ateşkesin ihlali, Türkiye'nin arabuluculuk çabalarını ve bölgede tansiyonu düşürme girişimlerini olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, Türkiye sınırlarına yakın bir bölgede yaşanan bu tür gerginlikler, mülteci akınları ve güvenlik risklerini artırabileceği için Ankara'nın dikkatle izlemesi gereken bir konudur. Türkiye, hem İsrail hem de Hizbullah ile diyaloğunu sürdürerek çatışmanın sıcak savaşa dönüşmesini engellemeye çalışacaktır.