Hizbullah hareketi, Lübnan'da siyasi ve ekonomik krizi sona erdirmek için hazırlanan çerçeve anlaşmasını reddederek, silahlı kanadını dağıtmayacağını ve bu silahların ülkenin savunması için vazgeçilmez olduğunu belirtti. Hizbullah'ın Lübnan Parlamentosu'ndaki Vefa Direniş Bloğu üyesi Milletvekili Hasan Fadlallah, yaptığı açıklamada, çerçeve anlaşmasının uygulanmayacağını ve Hizbullah'ın 'aşağılanma ve teslimiyet anlaşması' olarak nitelendirdiği bu düzenlemeyi kabul etmeyeceklerini söyledi. Fadlallah, Hizbullah'ın silahlarının Lübnan'ı korumak için hayati önemde olduğunu ve bu silahların asla masaya yatırılmayacağını vurguladı.
Gelişmenin Arka Planı
Lübnan, 2019'dan bu yana derin bir ekonomik krizle boğuşurken, siyasi çıkmaz da ülkeyi yönetilemez hale getirdi. Uluslararası toplum, Lübnan'daki istikrarı sağlamak için Hizbullah da dahil tüm silahlı grupların silahsızlandırılmasını içeren bir çerçeve anlaşması üzerinde çalışıyordu. Ancak Hizbullah, İsrail'e karşı direnişin bir parçası olarak gördüğü silahlı yapısını korumakta ısrarcı. Hasan Fadlallah, Hizbullah'ın tutumunun değişmeyeceğini, silahların Suriye savaşında ve Lübnan'ın iç güvenliğinde kullanıldığını, ayrıca bölgesel güç dengesi açısından kritik öneme sahip olduğunu savundu. Fadlallah, 'Hizbullah, Lübnan ordusuyla birlikte ülkeyi savunan meşru bir güçtür. Kimse bizden bu görevi bırakmamızı isteyemez' dedi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Hizbullah'ın bu tutumu, Lübnan'daki çözüm çabalarını sekteye uğratırken, İran'ın bölgedeki nüfuzunun bir yansıması olarak görülüyor. İran destekli Hizbullah, Suriye iç savaşı başta olmak üzere bölgesel krizlerde önemli rol oynadı. Öte yandan, Suudi Arabistan ve Batılı ülkeler Hizbullah'ın silahsızlandırılmasını talep ediyor. ABD, Hizbullah'ı terör örgütü olarak tanımlarken, İsrail de kuzey sınırında Hizbullah'ın askeri varlığından endişe duyuyor. Çerçeve anlaşmasının reddi, Lübnan'daki siyasi krizi daha da derinleştirecek gibi görünüyor. Ülkede cumhurbaşkanlığı seçimleri bile yapılamazken, Hizbullah'ın bu hamlesi uluslararası toplumun sabrını zorlayabilir. Özellikle Fransa öncülüğündeki girişimlerin başarısız olması, Lübnan'ın daha da yalnızlaşmasına yol açabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hizbullah'ın çerçeve anlaşmasını reddetmesi, Türkiye'nin bölgesel istikrar politikaları açısından olumsuz bir gelişmedir. Türkiye, Lübnan'ın toprak bütünlüğü ve siyasi istikrarını desteklerken, Hizbullah'ın İran ile yakın bağları Ankara'nın bölgedeki nüfuz mücadelesini karmaşıklaştırmaktadır. Ayrıca, Suriye'deki gelişmelerle bağlantılı olarak Hizbullah'ın silahlı varlığı, Türkiye'nin güney sınırında güvenlik riski oluşturabilir. Türkiye, uluslararası toplumun Lübnan'a yönelik çabalarını desteklemekle birlikte, Hizbullah'ın bu tutumunun bölgede yeni bir çatışma dinamiği yaratabileceğini de göz önünde bulundurmaktadır.