Hindistan'da Başbakan Narendra Modi hükümeti, seçmen kütüğü işlemlerine yönelik artan protestolarla karşı karşıya. Ülke genelinde binlerce kişi, iktidardaki Bharatiya Janata Partisi'nin (BJP) seçmen kayıtlarını manipüle ettiği iddialarına karşı sokaklara döküldü. Protestolar, özellikle Müslüman azınlık ve muhalefet partilerinin yoğun olduğu bölgelerde yoğunlaşıyor. Göstericiler, seçim komisyonunun tarafsızlığını yitirdiğini ve demokrasinin tehlikede olduğunu savunuyor.
Protestoların Arka Planı
Hindistan Seçim Komisyonu'nun son dönemde seçmen listelerinden çok sayıda kişiyi çıkardığı iddiaları, muhalefet ve sivil toplum kuruluşları tarafından eleştiriliyor. Özellikle 2024 genel seçimlerinin ardından başlayan süreçte, muhalefet partileri seçmen kütüklerinin sistematik olarak temizlendiğini ve bunun iktidar partisinin lehine bir seçim mühendisliği olduğunu öne sürüyor. 'Cockroach' (Hamamböceği) adı verilen taban hareketi, bu iddialara karşı örgütlenen ve kendini 'direnişçi' olarak tanımlayan bir grup tarafından başlatıldı. Hareket, adını 'sizi ezmeye çalışsalar da asla yok edilemezsiniz' metaforundan alıyor ve kısa sürede ülke çapında yayıldı.
Protestoların öne çıkan isimlerinden biri, aktivist ve avukat Prashant Bhushan, hükümeti seçim kurumunu kontrol altına almakla suçluyor. Bhushan, yaptığı açıklamada 'Seçim Komisyonu'nun bağımsızlığı yok ediliyor. Bu, Hindistan demokrasisi için bir kırmızı alarmdır' dedi. Hükümet yetkilileri ise suçlamaları reddediyor ve seçmen listelerinin şeffaf bir şekilde güncellendiğini savunuyor. Ancak muhalefet, özellikle kırsal bölgelerde ve azınlıkların yoğun olduğu mahallelerde seçmen kayıtlarının silinmesinin sistematik olduğunu belgeliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Hindistan, dünyanın en büyük demokrasisi olarak kabul ediliyor ve ülkedeki gelişmeler küresel ölçekte yakından izleniyor. Modi hükümetinin son yıllarda otoriterleştiği yönündeki eleştiriler, bu protestolarla birlikte yeniden gündeme geldi. Uluslararası insan hakları örgütleri, seçmen haklarının korunması çağrısında bulunuyor. Öte yandan, Hindistan'ın ekonomik büyümesi ve jeopolitik konumu nedeniyle Batılı ülkeler, bu tür iç gelişmelere temkinli yaklaşıyor. ABD ve Avrupa Birliği, Hindistan ile ilişkilerini ekonomik ve stratejik çıkarlar doğrultusunda sürdürürken, demokratik gerileme endişelerini dile getirmekten kaçınıyor.
Protestoların uzun vadeli etkisi, önümüzdeki dönemde yapılacak eyalet seçimleri ve 2029 genel seçimleri açısından kritik olabilir. Cockroach hareketinin kalıcılığı, taban muhalefetin örgütlenme kapasitesini göstermesi bakımından önem taşıyor. Hareket, sosyal medya üzerinden örgütleniyor ve özellikle gençler arasında hızla yayılıyor. Polis, bazı şehirlerde gösterilere müdahale etti ve yüzlerce kişiyi gözaltına aldı. Ancak bu durum, protestoların daha da genişlemesine yol açtı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hindistan'daki seçmen kütüğü protestoları, doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de küresel demokrasi ve seçim güvenliği açısından önemli bir emsal oluşturuyor. Türkiye, son yıllarda Hindistan ile ekonomik ve ticari ilişkilerini geliştirmeye odaklanmış durumda. Modi hükümetinin iç politikadaki istikrarı, Türk iş dünyası için öngörülebilirlik sağlıyor. Ancak demokratik gerileme endişeleri, uzun vadede Hindistan'ın uluslararası imajını etkileyebilir ve Türkiye gibi ülkelerle kurulan ilişkilerde yumuşak güç dengesini değiştirebilir. Ayrıca, seçim sistemlerine yönelik bu tür müdahaleler, dünya genelinde seçim güvenliği tartışmalarını derinleştirerek Türkiye'nin de yakından takip ettiği bir konu haline gelebilir.