Hindistan, Haziran ayında rupinin keskin değer kaybını durdurmak amacıyla yurt dışında yaşayan 35 milyonluk Hint diasporasını harekete geçirdi. Ülke, yabancı para cinsinden mevduat (FCNR) programıyla vatandaşlarından döviz toplayarak kuru istikrara kavuşturmayı hedefledi. Bu hamle, küresel piyasalardaki dalgalanmalar ve artan petrol fiyatları karşısında Hindistan Merkez Bankası'nın (RBI) rezervlerini güçlendirme çabası olarak öne çıktı.
FCNR Mevduatları ve Rupinin Savunulması
FCNR (Foreign Currency Non-Resident) mevduatları, Hindistan dışında yaşayan Hint vatandaşlarının yabancı para biriminde (özellikle ABD doları, İngiliz sterlini, euro gibi) banka hesaplarında tutmalarına olanak tanıyan bir finansal araç. Hint hükümeti, Haziran 2022'de bu mevduatlara yönelik faiz oranlarını geçici olarak artırarak diasporanın ilgisini çekmeyi başardı. Böylece yurt dışından ülkeye önemli miktarda döviz girişi sağlandı ve rupinin dolar karşısındaki değer kaybı yavaşlatıldı.
Rupi, 2022 boyunca ABD Merkez Bankası'nın (Fed) agresif faiz artırımları ve Rusya-Ukrayna savaşının yarattığı enerji krizi nedeniyle ciddi baskı altındaydı. Hindistan'ın enerji ithalatındaki artan maliyet, cari açığı genişletirken, yabancı yatırımcıların gelişen piyasalardan çıkışı rupiyi tarihi düşük seviyelere sürükledi. Bu ortamda FCNR mevduatları, merkez bankasının rezervlerini destekleyen kritik bir kaynak haline geldi.
Hindistan Merkez Bankası verilerine göre, Haziran ayında FCNR hesaplarına yaklaşık 4 milyar dolar girişi oldu. Bu, Nisan 2022'de açıklanan ve Temmuz 2022'de yürürlüğe giren faiz teşviki sayesinde mümkün oldu. Program kapsamında bankalar, yurt dışı Hintlilere dolar cinsinden %3,5'e varan faiz sunarak, küresel piyasalardaki düşük getirili alternatiflere kıyasla cazip bir seçenek oluşturdu.
Küresel Piyasalar ve Gelişmekte Olan Ülkeler Üzerindeki Etkisi
Hindistan'ın FCNR hamlesi, gelişmekte olan ülkelerin döviz kuru baskılarına karşı başvurduğu yöntemlerden yalnızca biri. Benzer şekilde Türkiye, Arjantin ve Güney Afrika gibi ülkeler de son yıllarda yurt dışındaki vatandaşlarına veya yatırımcılara yönelik döviz teşvikleri uyguladı. Ancak Hindistan'ın 35 milyonluk diasporası, bu tür programlar için önemli bir potansiyel arz ediyor. Dünya Bankası verilerine göre Hindistan, yıllık 100 milyar doları aşan işçi döviziyle dünyanın en büyük remittance alıcısı konumunda.
FCNR mevduatları, sadece kısa vadeli bir çözüm olarak değil, aynı zamanda Hindistan'ın dış borç yükümlülüklerini yönetmesi açısından da önem taşıyor. Ülkenin döviz rezervleri, 2022'de 600 milyar doların altına gerilemişti; FCNR girişleri bu düşüşü kısmen telafi etti. Ancak uzmanlar, bu tür mevduatların vade sonunda çıkış yapabileceği ve ani sermaye kaçışlarına yol açabileceği uyarısında bulunuyor.
Öte yandan, Hindistan'ın bu stratejisi, Asya'daki diğer ülkeler için de örnek teşkil ediyor. Çin ve Japonya gibi büyük rezervlere sahip ülkeler doğrudan müdahale ederken, Hindistan gibi ülkeler diasporaya yönelik teşviklerle piyasalara dolaylı müdahale ediyor. Bu yöntem, merkez bankasının rezervlerini doğrudan harcamadan kuru dengeleme imkânı sunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hindistan'ın FCNR mevduatlarıyla rupiyi destekleme girişimi, Türkiye'nin karşılaştığı benzer döviz kuru baskıları bağlamında dikkate değer. Türkiye de son yıllarda yurt dışındaki vatandaşlarına yönelik döviz teşviklerini (örneğin 'döviz mevduat hesapları' ve 'altın hesabı' uygulamaları) gündeme getirmiş, ancak Hindistan kadar geniş bir diaspora ağına sahip değil. Yine de Türkiye'nin 6,5 milyonluk yurt dışı vatandaş potansiyeli, benzer bir modelin denenebileceğini gösteriyor. Hindistan örneği, gelişmekte olan ülkelerin döviz krizlerine karşı yenilikçi finansal araçlar geliştirebileceğini ve diasporanın ekonomik istikrarda oynayabileceği rolü ortaya koyuyor. Türkiye için bu, hem bir ilham kaynağı hem de küresel sermaye hareketlerindeki kırılganlıklara karşı bir uyarı niteliğinde.