Hindistan, Pakistan'ın Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) Arria-formula toplantısında Jammu ve Keşmir (J&K) hakkında yaptığı 'yersiz' yorumlara sert tepki gösterdi. Hindistan'ın BM Daimi Temsilcisi Büyükelçi Parvathaneni Harish, söz konusu toplantıda yaptığı açıklamada, Jammu ve Keşmir Birliği Toprağı'nın Hindistan için 'tamamen iç mesele' olduğunu vurguladı. Bu açıklama, Pakistan'ın bölgenin statüsüne ilişkin uluslararası toplumu yanıltma çabalarına karşı net bir duruş olarak değerlendirildi.
Arria-formula toplantısında yaşananlar
BMGK'nın resmi olmayan bir formatı olan Arria-formula toplantıları, üye ülkelerin belirli konuları gayriresmi olarak ele almasına olanak tanıyor. Pakistan'ın çağrısıyla düzenlenen son toplantıda, İslamabad yönetimi Jammu ve Keşmir'deki durumu gündeme taşıyarak Hindistan'ı uluslararası hukuku ihlal etmekle suçladı. Pakistan'ın BM Daimi Temsilcisi, bölgede 'insan hakları ihlalleri' yaşandığını iddia etti ve BM'nin müdahale etmesi gerektiğini savundu.
Hindistan ise bu iddiaları reddederek, Jammu ve Keşmir'in 2019'da özel statüsünün kaldırılmasının ardından bölgenin normalleşme sürecine girdiğini belirtti. Büyükelçi Harish, 'Jammu ve Keşmir, Hindistan'ın ayrılmaz bir parçasıdır ve bu konudaki tüm kararlar tamamen iç hukukumuz çerçevesinde alınmıştır. Pakistan'ın bu meselede söz söyleme hakkı yoktur' ifadelerini kullandı. Hindistan, ayrıca Pakistan'ın terör faaliyetlerini desteklediğini ve bu nedenle uluslararası toplumun asıl Pakistan'ı hesap vermeye çağırması gerektiğini vurguladı.
Bölgesel ve küresel boyut
Jammu ve Keşmir meselesi, Hindistan-Pakistan ilişkilerindeki en hassas konulardan biri olmaya devam ediyor. 1947'den bu yana iki ülke arasında üç savaşa neden olan bölge, nükleer silahlara sahip iki komşu arasında sürekli bir gerilim kaynağı. Hindistan'ın 2019'da Anayasa'nın 370. maddesini yürürlükten kaldırarak J&K'nin özerk statüsüne son vermesi, Pakistan tarafından uluslararası hukuka aykırı olarak nitelendirilmişti.
BM Güvenlik Konseyi'ndeki bu tartışma, uluslararası toplumun bölgeye ilişkin tutumunu da gözler önüne serdi. Hindistan, Çin ve Rusya'nın da aralarında bulunduğu birçok ülke, Keşmir sorununun ikili müzakerelerle çözülmesi gerektiğini savunurken, Pakistan bu konuda uluslararası baskı oluşturmaya çalışıyor. ABD ve Avrupa Birliği ise genellikle diyalog çağrısı yapmakla yetiniyor.
Bu gelişme, Hindistan Başbakanı Narendra Modi'nin güçlü milliyetçi politikalarının uluslararası alanda yarattığı yansımaların bir parçası olarak görülüyor. Öte yandan Pakistan, ekonomik zorluklar ve siyasi istikrarsızlık içinde Keşmir kartını kullanarak dikkatleri dağıtmaya çalışıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Keşmir konusunda geleneksel olarak Pakistan'a yakın bir duruş sergilemekle birlikte, son yıllarda Hindistan ile ilişkilerini çeşitlendirme çabası içindedir. Ankara, bu meselede hem Pakistan ile olan kardeşlik bağlarını hem de Hindistan ile gelişen ticari ve stratejik işbirliğini dengelemek zorundadır. Türkiye'nin BM platformlarında yapıcı bir rol oynaması, iki ülke arasında arabuluculuk yapma potansiyelini barındırıyor. Ancak mevcut jeopolitik gerilimler, Türkiye'nin doğrudan bir taraf olmaktan kaçınarak bölgesel istikrara katkı sağlamasını daha olası kılıyor.