New York'ta, Hindistan'ın aşırı milliyetçi paramiliter örgütü Rashtriya Swayamsevak Sangh'ın (RSS) lideri Mohan Bhagwat'ın katıldığı bir etkinlik öncesinde ve sırasında onlarca protestocu toplandı. Hindistan kökenli Amerikalılar ve insan hakları savunucuları, 22 Eylül'de Manhattan'daki bir otelde düzenlenen programa tepki gösterdi. Göstericiler, Bhagwat'ın konuşmasını "nefret söylemi" ve "azınlıklara yönelik baskı"nın sembolü olarak nitelendirdi. Etkinlik, ABD'deki aşırı sağcı Hindu gruplarının faaliyetlerini artırdığı bir dönemde gerçekleşti.
RSS Liderinin New York Ziyareti ve Tepkiler
Mohan Bhagwat, RSS'in "Dünya Hindu Kongresi" olarak bilinen etkinliğine katılmak üzere New York'a geldi. RSS, 1925'te kurulan ve Hindistan'da iktidardaki Bharatiya Janata Partisi'nin (BJP) ideolojik kökenini oluşturan bir örgüt. Bhagwat'ın konuşmasında, Hindistan'ın "Hindu ulusu" olduğunu ve Müslümanlar ile Hristiyanlar gibi azınlıkların "ikinci sınıf vatandaş" konumuna indirilmesini savunduğu iddia ediliyor. Program, ABD'deki bazı Hindu Amerikan dernekleri tarafından organize edilirken, özellikle Güney Asya kökenli aktivistler tarafından sert bir dille eleştirildi. Protestocular, "RSS'e İzin Yok", "Nefrete Hayır" sloganları attı; bazı göstericiler ise Hindistan'daki Müslüman karşıtı yasalara ve azınlık haklarına yönelik kısıtlamalara dikkat çekti.
New York polisi, etkinlik mekanının çevresinde geniş güvenlik önlemleri aldı. Protestocuların bir kısmı polis barikatlarını aşmaya çalışırken gözaltına alındı. Ancak çoğu gösterici, barışçıl bir şekilde slogan atmaya devam etti. Olaylar sırasında herhangi bir yaralanma bildirilmedi. Bhagwat'ın konuşmasına ise salon içinde yoğun katılım oldu; etkinliğe Hindistan'dan ve ABD'den birçok Hindu milliyetçisi katıldı. Bu durum, diasporadaki bölünmüşlüğü de gözler önüne serdi: Bir grup Hindistan'ın kültürel mirasını savunurken, diğer grup bu ideolojinin ayrımcılığı körüklediğini savunuyor.
Küresel Boyut: Hindu Milliyetçiliğinin Yurtdışına Taşınması
Bu protestolar, Hindistan'da iktidarda olan BJP hükümetinin ve RSS'in etkisinin yalnızca ülke sınırları içinde kalmadığını gösteriyor. Son yıllarda, Hindu milliyetçi gruplar ABD, İngiltere, Kanada ve Avustralya gibi ülkelerde örgütlenmelerini artırdı. Bu gruplar, Hindistan hükümetinin politikalarını destekleyen lobi faaliyetleri yürütüyor ve yerel siyasi süreçlere dahil olmaya çalışıyor. Öte yandan, bu durum Batılı ülkelerdeki Güney Asyalı topluluklar arasında gerilimlere de yol açıyor. Özellikle Müslüman ve Sih toplulukları, RSS'in ideolojisinin kendilerini hedef aldığını belirterek bu tür etkinliklere tepki gösteriyor. Uzmanlar, bunun küresel bir insan hakları meselesi haline geldiğini ve Batılı hükümetlerin bu gruplara karşı daha dikkatli olması gerektiğini vurguluyor. Ayrıca, bazı Amerikalı siyasetçiler de bu etkinliği kınayarak, ABD'nin "nefret söylemine" karşı mücadelesinde tutarlı olması çağrısında bulundu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu olay, Hindistan'ın iç siyasetindeki aşırı milliyetçi dalganın küresel ölçekte yankı uyandırdığını gösteriyor. Türkiye için önemli bir husus, Hindistan'ın Pakistan ve Keşmir politikalarıyla yakından ilişkili olan bu ideolojik yayılmanın, bölgesel istikrara etkisidir. Türkiye, Keşmir meselesinde Pakistan'ı destekleyen bir duruş sergiliyor; dolayısıyla RSS'in etkisinin artması, Hindistan'ın bu konudaki tavrını sertleştirebilir. Ayrıca, Hindu milliyetçiliğinin yükselişi, dünya genelinde artan İslam karşıtlığı ve ayrımcılıkla mücadele bağlamında Türkiye'nin de dikkate alması gereken bir gelişme. Türkiye, azınlık hakları konusundaki hassasiyetini uluslararası platformlarda dile getirirken, bu tür olayları da yakından izlemelidir; zira bu durum, küresel insan hakları normlarının aşındırılmasına katkıda bulunabilir.