Hindistan'ın kuzeydoğusundaki Sikkim eyaletinde inşaatı devam eden bir hidroelektrik santralinde meydana gelen patlamada ölü sayısı 20'ye yükseldi. Yetkililer, patlamanın ardından tünelin çökmesi sonucu enkaz altında kalan işçilerden 20'sinin cesedine ulaşıldığını, ancak su baskını ve zehirli gaz nedeniyle diğer kayıp işçilerin hayatta kalma ihtimalinin çok düşük olduğunu ifade etti. Olay, Salı günü Teesta Nehri üzerinde inşa edilen 1.200 megavat kapasiteli Teesta III hidroelektrik projesinin tünelinde gerçekleşti. Patlamanın, tünel içinde biriken metan gazının ateş alması sonucu olduğu tahmin ediliyor.
Patlamanın arka planı ve kurtarma çalışmaları
Sikkim'in başkenti Gangtok'a yaklaşık 50 kilometre uzaklıktaki proje sahasında, iki hafta önce meydana gelen bir çöküntü sonrası tünelde bakım çalışması yapılıyordu. Patlama anında tünel içinde 30'dan fazla işçinin bulunduğu bildirildi. Hint ordusu, Ulusal Afet Müdahale Gücü (NDRF) ve eyalet afet ekipleri, çöken tünelin girişini temizleyerek cesetlere ulaştı. Ancak, tünelin derinliklerine inildikçe su seviyesi yükseliyor ve zehirli gaz seviyesi kritik boyutlara ulaşıyor. Kurtarma ekipleri, su tahliyesi için pompalar kullanırken, gaz detektörleriyle çalışma yapıyor. Eyalet hükümeti, ölen işçilerin ailelerine tazminat ödeneceğini ve olayla ilgili soruşturma başlatıldığını duyurdu. Projeyi yürüten firmanın güvenlik önlemlerine uymadığına dair iddialar, işçi sendikaları tarafından gündeme getirildi.
Bölgesel ve küresel boyut
Hindistan'ın hidroelektrik yatırımları, özellikle Himalayalar'ın eteklerindeki projeler, sık sık teknik ve çevresel sorunlarla karşılaşıyor. Deprem riski, jeolojik istikrarsızlık ve aşırı hava koşulları, bu tür projelerin güvenliğini tehdit ediyor. Geçtiğimiz yıl Uttarakhand eyaletinde bir buzul gölünün taşması sonucu hidroelektrik santrali hasar görmüş ve 200'den fazla kişi hayatını kaybetmişti. Hindistan, 2030 yılına kadar yenilenebilir enerji kapasitesini 500 gigavata çıkarmayı hedefliyor; bu hedefin önemli bir kısmı hidroelektrik projelerine dayanıyor. Ancak, iş güvenliği ve çevre standartlarının yetersiz olduğu eleştirileri, bu büyüme stratejisinin sürdürülebilirliğine gölge düşürüyor. Uluslararası çalışma örgütleri ve çevre grupları, Hindistan'daki büyük altyapı projelerinde işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerinin artırılması çağrısı yapıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hindistan'daki hidroelektrik tesisi patlaması, Türkiye'nin enerji ve altyapı projelerinde iş sağlığı ve güvenliği politikaları açısından dikkate alınması gereken bir örnek teşkil ediyor. Türkiye de benzer jeolojik riskler taşıyan bölgelerde (Doğu Anadolu, Karadeniz) hidroelektrik santralleri inşa etmektedir. Olay, bu tür projelerde metan gazı birikimi ve tünel güvenliği konularında daha sıkı denetim ihtiyacını ortaya koyuyor. Ayrıca, iki ülke arasındaki ticari ilişkiler bağlamında, Türk müteahhitlik firmalarının yurtdışı projelerinde benzer risklerle karşılaşması mümkündür. Bu felaket, iş güvenliği protokollerinin uluslararası standartlara uyarlanması gerektiğine dair bir uyarı niteliği taşıyor.