Hindistan, son haftalarda Z kuşağının öncülüğünde ülke geneline yayılan protestolarla sarsılıyor. Gençlerin başlıca talepleri arasında işsizlikle mücadele, eğitim reformu ve ekonomik fırsat eşitliği yer alıyor. Yüz binlerce gencin katıldığı eylemler, Başbakan Narendra Modi hükümetine yönelik artan bir memnuniyetsizliğin göstergesi. Protestoların odağında, yüksek işsizlik oranları ve genç nüfusun geleceğine dair derin kaygılar yatıyor. Ülke nüfusunun %65'inden fazlasını 35 yaş altı oluştururken, bu kitlenin beklentilerinin karşılanamaması, sosyal ve siyasi istikrarı tehdit ediyor.
Z kuşağının ekonomik kaygıları
Hindistan'da genç işsizlik oranı %20'yi aşmış durumda ve her yıl iş gücüne katılan 12 milyon genç için yeterli istihdam yaratılamıyor. Pandemi sonrası ekonomik toparlanma yavaş seyrederken, yüksek enflasyon ve düşük ücretler gençlerin alım gücünü daha da aşındırdı. Özellikle mühendislik ve yazılım gibi alanlarda eğitim almış gençler, umdukları iş fırsatlarını bulamayınca sokaklara döküldü. Eğitim sisteminin piyasa ihtiyaçlarına cevap veremediği, müfredatın güncellenmediği ve staj imkanlarının yetersiz olduğu yönündeki şikayetler de protestoların önemli bir parçası. Gençler ayrıca kamu sektöründe istihdamın azalması ve özel sektörde düşük maaşlara sıcak bakmamaları nedeniyle alternatif arayışlara yöneliyor. Hindistan İstatistik Kurumu verilerine göre, 20-24 yaş arası gençlerin işsizlik oranı %44, bu oran ülke ekonomisi için alarm zilleri çalıyor.
Siyasi yansımalar ve hükümetin tepkisi
Hindistan hükümeti, protestolara başlangıçta sert müdahale etti; yüzlerce gösterici gözaltına alındı, internet erişimi kısıtlandı. Ancak uluslararası basının ve iç kamuoyunun eleştirileri sonrası daha yumuşak bir dil benimseyen hükümet, gençlere yönelik istihdam paketleri ve girişimcilik teşvikleri hazırladıklarını duyurdu. Uzmanlar, bu adımların yetersiz kalacağı görüşünde. Zira gençlerin talepleri yapısal reformları, eğitim sisteminin dönüşümünü ve yolsuzlukla daha etkin mücadeleyi içeriyor. Protestoların 2024 genel seçimleri öncesinde Modi hükümeti için bir sınav olduğu belirtiliyor. Özellikle kentsel alanlardaki genç seçmenlerin oy tercihlerini etkileyebilecek bu hareketlenme, muhalefet partileri tarafından da yakından takip ediliyor. Analistler, Hindistan'ın genç nüfusunu bir demografik avantaja dönüştürmek için acil ve kapsamlı politikalar izlemesi gerektiğini vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hindistan'daki gençlik protestoları, Türkiye için de önemli çıkarımlar barındırıyor. Türkiye de benzer bir genç nüfus yapısına sahip ve %25'lere varan genç işsizlik oranıyla karşı karşıya. Hindistan'daki gelişmeler, gençlerin ekonomik ve sosyal beklentilerinin karşılanmaması durumunda siyasi istikrarın nasıl sarsılabileceğini gösteriyor. Türkiye'nin eğitim sistemi ve istihdam politikalarının da gençlerin ihtiyaçlarına cevap vermesi gerekiyor. Ayrıca, her iki ülke de teknoloji ve dijital dönüşüm alanında genç işgücünü değerlendirme potansiyeline sahip. Hindistan'daki deneyim, Türkiye için gençlere yönelik yapısal reformların önemini bir kez daha hatırlatıyor. Bölgesel bir perspektiften bakıldığında, bu protestoların benzer ekonomik kaygılar taşıyan diğer gelişmekte olan ülkelerde de yankı bulması mümkün.