Hindistan'da, önde gelen bir aktivistin açlık grevinin polis tarafından zorla sonlandırılmasının ardından, Gen Z kuşağı protestocuları parlamento binasına doğru bir yürüyüş düzenleme çağrısı yaptı. Olay, ülkenin kuzeyindeki eyaletlerde genç işsizliği ve yolsuzluk karşıtı hareketlerin tırmandığı bir dönemde meydana geldi. Aktivist, 30 günü aşkın süredir devam eden açlık grevinin ardından sağlık durumunun kritikleşmesi üzerine hastaneye kaldırıldı. Bu durum, sosyal medyada geniş yankı buldu ve binlerce genç, sembolik olarak parlamento binasına yürüme kararı aldı.
Gelişmenin arka planı
Protestoların fitilini ateşleyen isim, işsizlik ve yolsuzluk karşıtı kampanyalarıyla tanınan 32 yaşındaki aktivist Rajat Singh. Singh, hükümetin genç işsizliğine yönelik politikalarını protesto etmek amacıyla 45 gün önce açlık grevine başlamıştı. Delhi'nin merkezindeki Jantar Mantar'da başlattığı eylem, kısa sürede diğer şehirlere de yayılmıştı. Ancak 10 Mart'ta polis, Singh'i zorla gözaltına alarak hastaneye kaldırdı. Olay anına ait görüntüler sosyal medyada hızla yayılırken, protestocular polisin müdahalesini 'otoriter' olarak nitelendirdi.
Hindistan'da genç işsizliği oranı son verilere göre yüzde 20'nin üzerinde seyrediyor. Ülkede her ay yaklaşık 1 milyon gencin işgücüne katıldığı tahmin edilirken, hükümetin istihdam yaratma hedefleri yetersiz kalıyor. Özellikle kuzey eyaletlerinde tarımsal kriz, sanayisizleşme ve eğitim sistemindeki aksaklıklar, gençler arasında hayal kırıklığını derinleştiriyor. Singh'in eylemi, bu kesimlerin öfkesinin bir simgesi haline geldi.
Bölgesel ve küresel boyut
Hindistan'daki Gen Z protestoları, yalnızca iç siyasi bir mesele olmanın ötesinde, küresel gençlik hareketlerinin bir parçası olarak değerlendirilebilir. Son yıllarda Fransa, Şili ve Nijerya gibi ülkelerde benzer dinamiklerle karşılaşılmıştı. Hindistan'ın genç nüfus yapısı (ülke nüfusunun yüzde 40'ı 25 yaş altı) bu tür hareketlerin potansiyelini artırıyor. Protestolar, aynı zamanda Başbakan Narendra Modi hükümetinin ekonomik performansına yönelik artan eleştirilerin bir yansıması. Muhalefet partileri, hükümetin istihdam yaratma vaatlerini yerine getirmediğini savunuyor.
Öte yandan, Hindistan'ın küresel yatırım çekme hedefleri göz önüne alındığında, bu tür iç karışıklıkların yabancı sermaye akışını olumsuz etkileme riski bulunuyor. Özellikle teknoloji ve üretim sektörlerine yönelik yatırımlar, siyasi istikrara bağlı olarak değişkenlik gösterebilir. Hindistan'ın Çin'e alternatif bir üretim üssü olma stratejisi, genç işsizliğinin çözümüne bağlı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hindistan'daki gençlik protestoları, Türkiye'deki benzer genç işsizliği ve yolsuzluk karşıtı hareketlerle paralellikler taşıyor. Türkiye'de de genç işsizliği yüzde 20'nin üzerinde seyrederken, son yıllarda üniversite mezunlarının iş bulma sorunları sıkça gündeme geliyor. Hindistan'daki olaylar, Türkiye'deki benzer kaygıları olan kesimler için bir referans noktası olabilir. Ayrıca, Hindistan ve Türkiye, yükselen ekonomiler olarak benzer yapısal sorunlarla mücadele ediyor. Bu protestoların sonucu, her iki ülkedeki gençlik hareketlerinin geleceği açısından da izlenmeye değer.