Hindistan ekonomisi, bu yılın Ocak-Mart döneminde beklenenden daha hızlı büyüme kaydetti. Resmi verilere göre, dünyanın en kalabalık ülkesinin gayri safi yurt içi hasılası (GSYİH) 2024 yılının ilk çeyreğinde yıllık bazda yüzde 6,8 oranında arttı. Bu oran, piyasa tahminlerinin üzerinde gerçekleşirken, İran'daki savaşın tetiklediği enerji fiyatlarındaki yükseliş ve Hint rupisinin ABD doları karşısında değer kaybetmesine rağmen ekonominin dirençli olduğunu ortaya koydu. Hindistan Merkez Bankası ve Ulusal İstatistik Ofisi tarafından açıklanan veriler, ülkenin iç talepteki canlanma ve hizmet sektöründeki güçlü performans sayesinde küresel belirsizliklere meydan okuduğunu gösteriyor.
Büyümenin arka planı ve itici güçleri
Hindistan ekonomisinin bu çeyrekteki performansı, özellikle iç tüketim ve yatırımlardaki artışla desteklendi. Ülkede kentsel tüketim, artan harcanabilir gelir ve iyimser tüketici güveni sayesinde güçlü seyrederken, kırsal kesimde de tarım fiyatlarındaki toparlanma ve hükümetin sosyal harcamaları tüketimi canlandırdı. Öte yandan, imalat sanayi ve inşaat sektörü de büyümeye katkı sağladı. Ancak, İran'daki savaşın küresel petrol fiyatlarını yükseltmesi, Hindistan'ın enerji ithalatı üzerinde baskı yarattı. Ülke, petrol ihtiyacının yaklaşık yüzde 85'ini ithal ediyor ve bu durum cari açığı genişleterek rupi üzerinde değer kaybı baskısı oluşturdu. Rupi, çeyrek boyunca dolar karşısında yüzde 2,5 oranında değer kaybetti. Buna rağmen, Hindistan Merkez Bankası'nın faiz oranlarını sabit tutma kararı ve döviz rezervlerini kullanarak rupiyi desteklemesi, piyasalarda istikrarı korudu.
Uzmanlar, Hindistan'ın büyüme hikayesinin temelinde genç nüfus, dijitalleşme ve reformların yattığını belirtiyor. Özellikle teknoloji ve hizmet ihracatı, küresel talepteki yavaşlamaya rağmen güçlü kalmaya devam ediyor. IT ve iş süreci yönetimi sektörü, Hindistan'ın toplam ihracatının önemli bir bölümünü oluşturuyor. Bununla birlikte, jeopolitik riskler ve küresel resesyon endişeleri, önümüzdeki dönemde büyümenin hız kesebileceğine işaret ediyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Hindistan'ın bu performansı, Asya'nın üçüncü büyük ekonomisi olarak küresel büyüme dinamikleri açısından önem taşıyor. Çin'in yavaşlayan büyümesine karşın Hindistan, dünya ekonomisinde alternatif bir büyüme merkezi olarak öne çıkıyor. Özellikle Batılı ülkelerin tedarik zincirlerini çeşitlendirme çabaları, Hindistan'ı Çin'e alternatif bir üretim üssü olarak cazip kılıyor. Ancak İran savaşının enerji fiyatları üzerindeki etkisi, sadece Hindistan için değil, tüm Asya ekonomileri için risk oluşturuyor. Hindistan'ın bu dönemde Rusya'dan indirimli petrol alımı yapması, enerji maliyetlerini kısmen dengelemesine yardımcı oldu. Bu durum, uluslararası toplumda Hindistan'ın Rusya'ya yönelik yaptırımlara katılmaması nedeniyle eleştirilere yol açarken, ülkenin enerji güvenliği önceliğini ortaya koyuyor. Küresel piyasalar, Hindistan Merkez Bankası'nın para politikası kararlarını ve enflasyon görünümünü yakından takip ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hindistan'ın enerji fiyatlarına rağmen büyümesi, Türkiye gibi enerji ithalatına bağımlı ekonomiler için bir referans noktası olabilir. Türkiye de benzer şekilde yüksek enflasyon ve kur baskısı altında büyümesini sürdürmeye çalışıyor. Hindistan'ın Rusya'dan indirimli petrol alımı stratejisi, Türkiye'nin enerji tedarikinde çeşitlendirme politikalarına benzerlik gösteriyor. Ayrıca, Hindistan'ın teknoloji ve hizmet ihracatındaki başarısı, Türkiye'nin katma değerli ihracat stratejisi için dersler barındırıyor. Jeopolitik olarak, Hindistan'ın İran savaşına dair tutumu ve bölgesel istikrarsızlığın etkileri, Türkiye'nin Orta Asya ve Güney Asya politikalarını da dolaylı olarak etkileyebilir.