Bangladeş'in, Hindistan'ın başkenti Yeni Delhi'de düzenlenen BRICS zirvesine katılmaması, iki ülke arasındaki gerilimin derinleştiğini gösteriyor. Zirveye davet edilmesine rağmen Bangladeş heyetinin yokluğu, Hindistan'da sürgünde bulunan devrik Başbakan Şeyh Hasina'nın iadesi talebinin sonuçsuz kalmasıyla doğrudan bağlantılı. Bu durum, Güney Asya'da diplomatik dengeleri yeniden şekillendiriyor.
Gerilimin Arka Planı
Bangladeş ile Hindistan arasındaki ilişkiler, 2024 yılının başlarında Şeyh Hasina'nın istifa ederek Hindistan'a sığınmasının ardından hızla bozuldu. Hasina, yıllarca Hindistan'ın en yakın müttefiki olarak görülüyordu; ancak ülkesindeki kitlesel protestolar sonucu devrilmesi ve Hindistan'a kaçması, Yeni Delhi'nin bölgedeki itibarını sarstı. Bangladeş geçici hükümeti, Hasina'yı soykırım ve insanlığa karşı suçlar işlemekle suçlayarak iadesini talep ediyor. Hindistan ise bu talebi şimdiye kadar askıda tuttu.
BRICS zirvesi, Hindistan Başbakanı Narendra Modi'nin ev sahipliğinde 2025 yılında gerçekleşti. Zirveye Brezilya, Rusya, Çin, Güney Afrika gibi üyelerin yanı sıra çok sayıda gözlemci ülke katıldı. Bangladeş'in yokluğu, Batılı ve bölgesel basında "diplomatik bir mesaj" olarak yorumlandı. Dakka yönetimi, katılım için öne sürülen ön koşulların kabul edilmemesi üzerine zirveyi boykot ettiğini açıklamadı; ancak diplomatik kaynaklar, Hasina'nın iadesi konusunda somut adım atılmamasını gerekçe gösteriyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Hindistan, Bangladeş'in en büyük ticaret ortağı ve bölgesel bir müttefiki konumunda. İki ülke arasındaki ticaret hacmi yıllık 15 milyar doları aşıyor. Ancak Hasina krizi, ekonomik iş birliğinin yanı sıra su paylaşımı, sınır güvenliği ve Myanmar'dan gelen mülteci akını gibi kritik dosyaları da olumsuz etkiliyor. Bangladeş, son dönemde Çin ve Pakistan ile ilişkilerini dengeleyerek Hindistan'a karşı alternatif arayışlarını hızlandırdı. Bu durum, Hint-Pasifik stratejisinde Hindistan'ın "komşuluk politikası"nın sorgulanmasına yol açtı.
BRICS, Batı hegemonyasına karşı çok kutuplu bir dünya düzeni hedefiyle kurulmuş bir platform. Hindistan'ın ev sahipliğinde yapılan zirvede, küresel yönetişim reformu, iklim finansmanı ve tedarik zinciri güvenliği gibi konular öne çıktı. Bangladeş'in yokluğu, BRICS'in genişleme stratejisi açısından da bir eksiklik olarak değerlendiriliyor. Öte yandan, Bangladeş'in bu tutumu, Hindistan'ın Güney Asya'daki liderlik iddiasına gölge düşürüyor.
Uzmanlar, iki ülke arasındaki krizin kısa vadede çözülmesinin zor olduğunu belirtiyor. Hasina'nın iadesi konusunda Hindistan'ın attığı adımlar belirsizliğini korurken, Bangladeş iç siyasetinde de Hindistan karşıtı söylem güçleniyor. Geçici hükümetin lideri Muhammed Yunus, son açıklamalarında Hindistan ile "eşitler arası" bir ilişki istediklerini vurguladı, ancak somut bir ilerleme kaydedilemedi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hindistan-Bangladeş gerilimi, Türkiye'nin Güney Asya'daki diplomatik ve ekonomik çıkarlarını dolaylı yoldan etkiliyor. Türkiye, son yıllarda Bangladeş ile savunma sanayi ve ticaret anlaşmaları imzalayarak ilişkilerini güçlendirdi. Ayrıca, Rohingya mültecileri konusunda Bangladeş'e insani yardım sağlıyor. Hindistan ile ise karmaşık bir ilişki söz konusu; Türkiye, Keşmir meselesinde Pakistan'ı desteklerken, Hindistan ile ekonomik bağlarını korumaya çalışıyor. Bu gerilim, Türkiye'nin bölgede denge politikası izlemesini zorlaştırabilir. Öte yandan, BRICS içindeki çatlak, Türkiye'nin alternatif ittifak arayışları açısından bir fırsat penceresi sunmuyor; zira Türkiye BRICS üyesi değil. Ancak, çok kutuplu dünyada Türkiye'nin arabuluculuk rolü üstlenmesi ihtimali düşük de olsa masada.