ABD Ticaret Temsilciliği (USTR), 2 Haziran'da yayımladığı zorla çalıştırma soruşturması raporuyla 60 ülkeden ithalata ek gümrük vergisi öngörürken, Hindistan ile devam eden ticaret anlaşmasının kalan son yüzde 1'lik pürüzün giderilmesi için diplomatik çabalar sürüyor. ABD'nin Hindistan Büyükelçisi Eric Garcetti, anlaşmanın tamamlanması için gereken adımların atıldığını belirtti.
Gelişmenin arka planı
USTR'ın 2 Haziran'da açıkladığı soruşturma, özellikle Çin ve Hindistan başta olmak üzere 60 ülkeden yapılan ithalatta zorla çalıştırma iddialarını mercek altına aldı. Raporda, bu ülkelerden yapılan ithalata ek vergi uygulanması önerilirken, Hindistan ile yürütülen ikili ticaret müzakereleri bu gelişmeden etkilendi.
Hindistan ve ABD arasında yıllardır süren ticaret anlaşması müzakerelerinde, iki ülke arasındaki ticaret hacminin 500 milyar dolar seviyesine çıkarılması hedefleniyor. Ancak özellikle tarım ürünleri ve fikri mülkiyet hakları konularında anlaşmazlık devam ediyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu anlaşma, sadece ikili ticaret için değil, aynı zamanda Asya-Pasifik bölgesindeki jeopolitik dengeler için de kritik önem taşıyor. Çin'in yükselen ekonomik etkisine karşı ABD ve Hindistan'ın birbirlerine daha fazla yakınlaşması, bölgesel ticaret bloklarının yeniden şekillenmesine yol açabilir.
Öte yandan, USTR'ın zorla çalıştırma raporu, özellikle tekstil ve elektronik sektörlerinde tedarik zincirlerini etkileyebilir. Hindistan, bu raporun ticaret anlaşmasını gölgelemesini istemiyor ve sorunun diyalog yoluyla çözüleceğini umuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Hindistan ile gelişmekte olan ticari ilişkilerini ve ABD ile stratejik ortaklığını göz önünde bulundurarak bu gelişmeleri yakından takip etmelidir. Türk ihracatçıları, zorla çalıştırma soruşturması kapsamında hedef alınan sektörlerde ABD pazarında rekabet avantajı elde edebilir. Ayrıca, Hindistan-ABD ticaret anlaşmasının tamamlanması, Türkiye'nin Asya-Pasifik ticaret ağlarına entegrasyonu için yeni fırsatlar yaratabilir.