Hindistan, ABD Başkanı Donald Trump'ın büyük ticaret ortaklarına yönelik yeni gümrük tarifeleri önermesinin ardından Washington ile diyaloğunu sürdürdüğünü açıkladı. Yeni Delhi yönetimi, bu yılın başlarında duyurulan daha geniş bir ticaret çerçeve anlaşmasına ilişkin müzakerelerin devam ettiğini belirtti. Hindistan Ticaret Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, “İki taraf da karşılıklı yarar sağlayacak bir anlaşmaya varmak için çalışıyor. Hindistan, ABD ile yapıcı bir şekilde angaje olmaya devam ediyor” ifadelerine yer verildi. Bu gelişme, Trump yönetiminin Hindistan başta olmak üzere Çin, Meksika ve Kanada gibi ülkelerden yapılan ithalata yeni vergiler getirme planını duyurmasının ardından geldi.
Gelişmenin arka planı
ABD Ticaret Temsilciliği tarafından geçtiğimiz hafta yapılan açıklamada, Hindistan'dan ithal edilen bazı tarım ürünleri, otomotiv parçaları ve mücevherat kalemlerine yönelik ek gümrük vergilerinin değerlendirildiği bildirilmişti. Özellikle çelik ve alüminyum ürünlerine uygulanan %25'lik tarifelerin kapsamının genişletilmesi gündemde. Hindistan, bu adımların iki ülke arasındaki ticaret hacmini olumsuz etkileyebileceği endişesini taşıyor. 2023 yılında Hindistan-ABD ikili ticareti 190 milyar doları aşarken, Hindistan'ın ABD'ye ihracatı yaklaşık 85 milyar dolar olarak gerçekleşti. Yeni tarifelerin özellikle Hint tekstil, ilaç ve yazılım sektörlerini vurması bekleniyor.
Hindistan, daha önce de ABD'nin çelik ve alüminyum tarifelerine karşı Dünya Ticaret Örgütü nezdinde dava açmıştı. Ancak iki ülke, bu yılın başlarında ticaret ihtilaflarını çözmek ve pazar erişimini artırmak amacıyla bir çerçeve anlaşması üzerinde mutabık kalmıştı. Anlaşma kapsamında Hindistan, bazı Amerikan tarım ürünlerine uyguladığı vergileri indirmeyi, ABD ise Hindistan'dan ithal edilen bazı mallara yönelik Genelleştirilmiş Tercihler Sistemi (GSP) kapsamındaki tavizleri yeniden değerlendirmeyi kabul etmişti.
Bölgesel veya küresel boyut
Trump'ın tarife hamlesi, küresel ticaret savaşlarını yeniden alevlendirme riski taşıyor. ABD'nin yalnızca Çin'e değil, Hindistan, Meksika, Kanada ve Avrupa Birliği gibi geleneksel müttefiklerine de yeni vergiler getirmesi, çok taraflı ticaret sistemine yeni bir darbe olarak değerlendiriliyor. Ekonomistler, bu adımın küresel tedarik zincirlerinde kopukluklara yol açabileceği ve gelişmekte olan ülkelerin ihracatını ciddi şekilde etkileyebileceği uyarısında bulunuyor. Özellikle Asya-Pasifik bölgesinde, Hindistan-ABD ticaret anlaşmazlığının diğer ülkeler için de emsal teşkil edebileceği belirtiliyor. Çin, ABD'nin en büyük ticaret rakibi olarak tarifelerden en çok etkilenen ülke konumunda bulunurken, Hindistan'ın ikinci büyük hedef haline gelmesi dikkat çekiyor.
Uzmanlar, tarifelerin özellikle yarı iletken, ilaç ve otomotiv yan sanayi gibi stratejik sektörlerde küresel ticareti yeniden şekillendirebileceğini ifade ediyor. Hindistan'ın, ABD'nin Çin'den bağımsız tedarik zincirleri oluşturma stratejisinde önemli bir ortak olarak görülmesi, müzakerelerde elini güçlendirebilir. Ancak Trump yönetiminin agresif ticaret politikaları, bu ortaklığın sınırlarını test ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin Hindistan'a yönelik yeni tarifeleri, Türkiye için de potansiyel bir uyarı niteliği taşıyor. Ankara, benzer şekilde ABD ile ticaret açığı veren ülkeler arasında yer alıyor ve özellikle çelik, alüminyum ve tekstil gibi sektörlerde ABD'nin korumacı politikalarından etkilenebilir. Ayrıca, Hindistan ile Türkiye arasında ticaret hacmi 10 milyar doların altında olsa da, iki ülke de gelişmekte olan ekonomiler olarak benzer zorluklarla karşı karşıya. ABD'nin bu hamlesi, Çin'den sonra Hindistan ve Türkiye gibi ülkeleri de hedef alan daha geniş bir korumacılık dalgasının habercisi olabilir. Türkiye'nin, ABD ile ticari ihtilafları çözmek için diplomatik kanalları açık tutması ve DTÖ mekanizmalarını kullanması stratejik önem taşıyor. Ayrıca, bu tür tarifelere karşı alternatif pazar arayışları ve bölgesel ticaret anlaşmalarına yönelmesi gerekiyor.