Hindistan, uzun süredir devam eden stratejik ortaklığını sürdürerek ABD ile ilişkilerini güçlendirmeye devam ediyor. Ancak eski ABD Başkanı Donald Trump'ın yeniden başkanlık koltuğuna oturması ve uyguladığı zorlayıcı politikalar, Hindistan Başbakanı Narendra Modi hükümetinin denge politikasını zorlaştırabilir. Yeni Delhi, Çin'in yükselişine karşı Washington ile işbirliğini sürdürmek isterken, Trump'ın ticaret ve savunma alanındaki baskıları ilişkilerde çatlak yaratabilir.
ABD-Hindistan İlişkilerinin Arka Planı
ABD ve Hindistan arasındaki ilişkiler son yirmi yılda önemli ölçüde gelişti. 2008 yılında imzalanan sivil nükleer anlaşma, savunma ticaretinin artması ve Kuad (ABD, Hindistan, Japonya, Avustralya) gibi platformlarda işbirliği, iki ülkeyi stratejik ortaklar haline getirdi. Hindistan, Çin'in Hint-Pasifik bölgesindeki artan etkisine karşı ABD ile yakınlaşmayı tercih etti. Ancak Hindistan'ın bağlantısızlar geleneği ve Rusya ile derin savunma bağları, ilişkilerin sınırlarını çiziyor.
Trump'ın ilk başkanlık döneminde (2017-2021) ticaret savaşları ve tarifeler gündeme geldi. Hindistan'a yönelik çelik ve alüminyum tarifeleri, GSP (Genelleştirilmiş Tercihler Sistemi) muafiyetinin kaldırılması gibi adımlar ilişkileri gerdi. Trump, Hindistan'ı 'tarife kralı' olarak nitelendirmiş ve ticaret açığını eleştirmişti. 2024 seçimlerinden sonra Trump'ın yeniden seçilmesi, benzer baskıların geri dönebileceği endişesini artırdı.
Trump'ın olası politikaları arasında Hindistan'a yönelik ek tarifeler, Rusya'dan S-400 hava savunma sistemi alımı nedeniyle yaptırımlar (CAATSA) ve İran ile ilişkilerin kısıtlanması yer alıyor. Ayrıca Trump, Hindistan'ın Rusya'dan petrol alımlarını da eleştirebilir. Bu tür adımlar, Modi hükümetinin stratejik özerkliğini koruma çabalarını zora sokabilir.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Hindistan'ın ABD ile ilişkileri, Hint-Pasifik bölgesindeki güç dengesi açısından kritik. Çin, Hindistan'ın en büyük ticaret ortaklarından biri olmakla birlikte sınır anlaşmazlıkları ve bölgesel nüfuz mücadelesi nedeniyle rakip konumunda. ABD, Hindistan'ı Çin'e karşı bir denge unsuru olarak görüyor. Ancak Hindistan, Rusya ile ilişkilerini de sürdürmek istiyor. Ukrayna savaşı sonrası Rusya'dan artan petrol alımları, Batı'nın tepkisini çekmişti. Hindistan, enerji ihtiyacını karşılamak için ucuz Rus petrolünü tercih ediyor.
Trump'ın 'Önce Amerika' politikası, Hindistan gibi ülkelerle ticaret açıklarını kapatmaya odaklanıyor. Hindistan'ın ABD'ye karşı ticaret fazlası var; 2023'te bu rakam 36 milyar doları aştı. Trump, bu açığı kapatmak için Hindistan'a baskı yapabilir. Ayrıca Trump'ın H-1B vize kısıtlamaları, Hindistan'ın yazılım ve hizmet ihracatını olumsuz etkileyebilir. Hindistan, ABD pazarına büyük ölçüde bağımlı.
Savunma alanında Hindistan, hem Rus hem de Batı silah sistemlerini kullanıyor. S-400 alımı, ABD'nin yaptırım tehdidini gündeme getirmişti. Trump yönetimi, Hindistan'a CAATSA yaptırımları uygulamaktan kaçınmıştı ancak ikinci dönemde bu tutum değişebilir. Hindistan, savunma sanayisini çeşitlendirmek için Fransa ve İsrail ile de işbirliği yapıyor.
Hindistan'ın Kuad üyeliği, Çin'e karşı bir ittifak olarak görülüyor. Ancak Hindistan, Kuad'ı askeri bir ittifak olarak değil, ekonomik ve teknolojik işbirliği platformu olarak tanımlıyor. Trump'ın Kuad'a daha askeri bir rol biçme çabası, Hindistan'ı rahatsız edebilir. Hindistan, Çin ile ilişkilerini tamamen koparmak istemiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hindistan-ABD ilişkilerindeki dalgalanmalar, Türkiye'nin dış politikası ve ekonomisi için dolaylı ama önemli sonuçlar doğurabilir. Türkiye, hem ABD hem de Hindistan ile dengeli ilişkiler yürütüyor. Hindistan'ın ABD ile yaşadığı ticaret ve savunma anlaşmazlıkları, Türkiye'nin benzer sorunlarla karşılaştığı bir dönemde emsal teşkil edebilir. ABD'nin Hindistan'a uygulayacağı olası yaptırımlar, Türkiye'nin S-400 kaynaklı CAATSA yaptırımlarına ilişkin tutumunu etkileyebilir. Ayrıca Hindistan'ın Rus petrolü alımları, Türkiye'nin enerji ithalatı stratejileriyle paralellik gösteriyor. Küresel ticaret savaşlarının derinleşmesi, Türkiye gibi gelişmekte olan ekonomileri olumsuz etkileyebilir. Türkiye, Hint-Pasifik'teki gelişmeleri yakından izlemeli ve Asya ile ilişkilerini çeşitlendirmeli.