Hindistan, 16 yıldır Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği (ASEAN) ile imzaladığı serbest ticaret anlaşmasının (FTA) bedelini ödüyor. Şimdi Avrupa Birliği ile yeni bir FTA için masaya oturan Yeni Delhi, geçmişteki hataları tekrarlamamaya kararlı. Hintli yetkililere göre, 2009'da yürürlüğe giren Hindistan-ASEAN FTA'sı, yerli üretimi koruyamadı ve ticaret açığını derinleştirdi.
ASEAN Anlaşmasından Alınan Dersler
Hindistan'ın ASEAN ile yaptığı FTA, başlangıçta bir başarı öyküsü olarak lanse edilmişti. Ancak anlaşma sonrası ASEAN ülkelerinden yapılan ithalat hızla artarken, Hindistan'ın ihracatı aynı ivmeyi yakalayamadı. Özellikle palm yağı, çelik ve elektronik ürünlerdeki ithalat bağımlılığı Yeni Delhi'yi rahatsız etti. Hintli sanayiciler, tarife indirimlerinin yerel üreticiyi ezdiğini savundu. Bu deneyim, AB ile müzakerelerde "stratejik özerklik" vurgusunu artırdı.
Hindistan, AB ile yapılacak anlaşmada "hassas sektörler" olarak adlandırdığı tarım, otomotiv ve süt ürünlerini korumayı hedefliyor. Ayrıca, ticaret engellerinin kademeli kaldırılması ve kapsamlı bir uyuşmazlık çözüm mekanizması talep ediyor. Brüksel ise veri güvenliği ve fikri mülkiyet hakları konularında Yeni Delhi'den daha fazla taahhüt bekliyor.
AB ile Yeni Anlaşmanın Küresel Etkileri
Hindistan-AB FTA'sı, dünyanın en büyük serbest ticaret alanlarından birini yaratma potansiyeli taşıyor. İki taraf arasındaki ticaret hacmi 2022'de 120 milyar dolar seviyesindeydi. Anlaşma, Çin'in bölgesel ticaretteki ağırlığını dengeleme açısından da stratejik önem taşıyor. AB, kaynaklarını çeşitlendirme ve Çin'e alternatif pazarlar bulma arayışında. Hindistan ise teknoloji transferi ve yatırım çekme fırsatı olarak görüyor.
Ancak müzakerelerde iki kritik sorun var: Birincisi, Hindistan'ın yüksek gümrük tarifeleri ve AB'nin standartları. İkincisi, iklim değişikliğiyle mücadele kapsamında AB'nin getirdiği Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (CBAM). Yeni Delhi, CBAM'ın ticarette ek engel yaratacağını savunuyor. Uzmanlar, anlaşmanın en erken 2025 sonunda tamamlanabileceğini öngörüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hindistan-AB FTA'sı, Türkiye için doğrudan bir etki yaratmasa da, Türkiye'nin AB ile Gümrük Birliği'nin güncellenmesi müzakereleri açısından önemli ipuçları taşıyor. Ankara, Yeni Delhi'nin ASEAN tecrübesinden çıkardığı "hassas sektörlerin korunması" dersini yakından izliyor. Ayrıca, AB'nin üçüncü ülkelerle yaptığı kapsamlı anlaşmalar, Türkiye'nin rekabet gücünü dolaylı olarak etkileyebilir. Hindistan'ın CBAM'a karşı tutumu, Türkiye'nin yeşil dönüşüm politikalarına da ışık tutuyor. Özetle, bu anlaşma sadece Hindistan ve AB arasında bir ticaret düzenlemesi değil; küresel tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiği bir dönemde stratejik bir model oluşturuyor.