Hind Rajab Vakfı, İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'in önümüzdeki günlerde New York'a yapacağı ziyaret öncesinde, ABD'deki üst düzey bir savcıya başvurarak Ben-Gvir hakkında soruşturma başlatılmasını talep etti. Vakıf, Ben-Gvir'in Filistinlilere yönelik soykırım ve savaş suçları işlediği gerekçesiyle yargılanması gerektiğini savunuyor. Başvuru, New York Güney Bölgesi Başsavcısı Damian Williams'a yapıldı ve Ben-Gvir'in ABD ziyareti sırasında tutuklanması için çağrıda bulunuldu.
Hind Rajab Vakfı'nın iddiaları ve Ben-Gvir'in geçmişi
Hind Rajab Vakfı, adını 2024 yılında İsrail saldırılarında öldürülen 6 yaşındaki Filistinli kız çocuğundan alan bir insan hakları örgütü. Vakıf, Ben-Gvir'in geçmişte yaptığı kışkırtıcı açıklamalar ve eylemleri nedeniyle uluslararası hukuk kapsamında suçlu olduğunu ileri sürüyor. Ben-Gvir, aşırı sağcı görüşleriyle tanınıyor ve daha önce de Kudüs'teki Mescid-i Aksa'ya yönelik baskınlar ve Filistinlilere yönelik şiddet olaylarını teşvik etmekle suçlanmıştı.
Vakfın başvurusunda, Ben-Gvir'in İsrail işgali altındaki topraklarda işlenen savaş suçlarına doğrudan katkıda bulunduğu ve soykırım çağrısı yaptığı iddia ediliyor. Özellikle, 2023 sonrasında Gazze'de yaşanan çatışmalarda sivil kayıpların artmasına neden olan politikaların mimarı olduğu belirtiliyor. Hind Rajab Vakfı, ABD'nin evrensel yargı yetkisini kullanarak Ben-Gvir'i yargılaması gerektiğini savunuyor.
Ben-Gvir, New York ziyaretinde İsrail yanlısı bir etkinlikte konuşma yapmayı planlıyor. Ancak bu ziyaret, uluslararası kamuoyunda büyük tepki çekmiş durumda. Birçok insan hakları örgütü, Ben-Gvir'in ABD'ye girişinin engellenmesi için çağrıda bulunuyor. ABD Dışişleri Bakanlığı ise konuya ilişkin henüz resmi bir açıklama yapmadı.
Bölgesel ve küresel tepkiler
Ben-Gvir'in ziyareti, sadece Filistin tarafında değil, uluslararası toplumun birçok kesiminde de infiale yol açtı. Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler, İsrail'in aşırı sağcı bakanlarının uluslararası gezilerinin barış sürecine zarar verdiğini belirtiyor. Özellikle, İsrail-Filistin çatışmasında ateşkes görüşmelerinin sürdüğü bir dönemde Ben-Gvir'in böyle bir ziyaret gerçekleştirmesi, tansiyonu daha da yükseltebilir.
New York'taki Yahudi toplumunun bazı kesimleri de Ben-Gvir'in ziyaretine karşı çıkıyor. Reformist ve muhafazakar Yahudi gruplar, Ben-Gvir'in Yahudi değerlerini temsil etmediğini ve onun aşırılıkçı görüşlerinin İsrail'in imajına zarar verdiğini ifade ediyor. Diğer yandan, İsrail hükümeti Ben-Gvir'e destek vererek, ziyaretin İsrail-ABD ilişkileri açısından önemli olduğunu savunuyor.
Analistler, Hind Rajab Vakfı'nın başvurusunun sembolik bir anlam taşıdığını, ancak somut bir hukuki sonuç doğurmasının zor olduğunu belirtiyor. ABD'nin İsrail'e olan güçlü desteği ve Ben-Gvir'e yönelik diplomatik dokunulmazlık iddiaları, soruşturmanın ilerlemesini engelleyebilir. Yine de, bu tür girişimlerin uluslararası kamuoyunda İsrail politikalarına karşı farkındalık yaratma amacı taşıdığı vurgulanıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Filistin davasına verdiği destekle tanınan bir ülke olarak, Ben-Gvir gibi aşırı sağcı İsrailli siyasetçilerin uluslararası alanda yargılanması çağrılarını dolaylı olarak desteklemektedir. Bu gelişme, Türkiye'nin İsrail'le ilişkilerinde normalleşme çabalarına rağmen, Ankara'nın Filistin konusundaki hassasiyetini göstermektedir. Hind Rajab Vakfı'nın girişimi, Türkiye kamuoyunda da geniş yankı uyandırmış ve İsrail'in savaş suçlarına dikkat çekilmiştir. Bölgesel düzeyde ise bu tür gelişmeler, Türkiye'nin Orta Doğu'da artan diplomasi trafiğine rağmen, Filistin meselesinde adalet arayışının devam ettiğini ortaya koymaktadır.