Hind Racab Vakfı, Çarşamba günü yaptığı açıklamada, İsrail ordusunun 2024 yılında Hind Racab ve altı yakınının öldürülmesine ilişkin ceza soruşturması başlatma kararına “güvenmediklerini” bildirdi. Anadolu’nun aktardığına göre vakıf, sosyal medya paylaşımında İsrail’in bu kararının “içi boş” olduğunu ve gerçek bir hesap verebilirlik sağlamayacağını belirtti.
Gelişmenin Arka Planı
Hind Racab Vakfı, Gazze’de İsrail güçlerince öldürülen Filistinli çocukların anısını yaşatmak ve adalet arayışını sürdürmek amacıyla kurulmuş bir insan hakları örgütüdür. Vakıf, 29 Ocak 2024’te Gazze’de meydana gelen olayda, 6 yaşındaki Hind Racab ile teyzesi ve beş kuzeninin, İsrail askerlerinin açtığı ateş sonucu hayatını kaybettiğini belirtiyor. Olay, uluslararası kamuoyunda büyük yankı uyandırmış, Birleşmiş Milletler ve insan hakları örgütleri tarafından kınanmıştı. İsrail ordusu, uzun süre olayla ilgili soruşturma başlatmayı reddetmiş, ancak geçtiğimiz günlerde askeri savcılığın konuyla ilgili ceza soruşturması açılmasına karar verdiği yönünde haberler yayımlanmıştı.
Hind Racab Vakfı’nın yaptığı açıklamada, “İsrail’in bu kararı, işgal altındaki Filistin topraklarında işlenen savaş suçlarına ilişkin sistematik olarak uyguladığı cezasızlık politikasının bir parçasıdır” ifadelerine yer verildi. Vakıf, soruşturmanın bağımsız ve uluslararası standartlara uygun olarak yürütülmesi gerektiğini vurgulayarak, “İsrail’in kendi kendini soruşturması, daha önce defalarca görüldüğü üzere sonuçsuz kalacaktır” dedi.
Açıklamada ayrıca, Hind Racab’ın öldürülmesine ilişkin görgü tanıklarının ifadelerinin ve olay anında yapılan telefon görüşmelerinin kayıtlarının, İsrail güçlerinin kasıtlı olarak sivillere ateş açtığını gösterdiği öne sürüldü. Vakıf, bu kanıtların Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne (UCM) sunulduğunu ve UCM’nin de konuyla ilgili soruşturma başlattığını hatırlattı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Hind Racab’ın öldürülmesi, İsrail-Filistin çatışmasının sivillere yönelik şiddet boyutunu bir kez daha gözler önüne serdi. Olay, özellikle çocukların savaşta hedef alınması konusunda uluslararası toplumda infial yarattı. Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF), çatışmalarda öldürülen çocukların sayısının endişe verici boyutlara ulaştığını açıkladı.
İsrail’in soruşturma kararı, uluslararası toplum tarafından olumlu bir adım olarak değerlendirilse de, birçok insan hakları örgütü, bu soruşturmanın bağımsız olmadığı ve göstermelik olduğu eleştirisini yapıyor. Özellikle, İsrail ordusunun geçmişte Gazze’de işlediği ihlallere ilişkin soruşturmaların çoğunun askerlerin kendini savunma hakkı kapsamında değerlendirildiği ve herhangi bir cezai yaptırım uygulanmadığı kaydediliyor.
Bu durum, İsrail’in uluslararası hukuk karşısında hesap verebilirliğini sorgulatmakta ve Gazze’deki insani krizin derinleşmesine katkıda bulunmaktadır. Ayrıca, Hind Racab Vakfı’nın bu tutumu, Filistin toplumunda adalet arayışının süreceğini ve uluslararası platformlarda İsrail’e karşı yürütülen hukuki mücadelenin devam edeceğini göstermektedir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Filistin davasına verdiği güçlü destekle bilinmektedir. Bu olay, Türk hükümetinin ve kamuoyunun İsrail’in Gazze’deki uygulamalarına yönelik eleştirilerini haklı çıkaran bir örnek teşkil etmektedir. Türkiye’nin, Hind Racab Vakfı’nın adalet arayışına destek vermesi ve İsrail’in uluslararası hukuk önünde hesap vermesi gerektiğini vurgulaması beklenir. Ayrıca, bu tür olaylar, Türkiye’nin Filistin’e yönelik diplomatik girişimlerini güçlendirebilir ve bölgesel liderlik rolünü pekiştirebilir. Türkiye’nin, UCM’deki süreci yakından takip etmesi ve gerektiğinde adli desteği sağlaması, Filistin halkının adalet arayışına önemli bir katkı sunacaktır.