Tunus'un başkenti Tunus'ta perşembe günü yüzlerce kişi, Cumhurbaşkanı Kays Said yönetimini, elektrik kesintilerini ve içme suyu sıkıntısını protesto etti. Göstericiler, ülkedeki su kıtlığına ve elektrik sorunlarına dikkat çekmek için 'susuzluk' ve 'karanlık' yazılı pankartlar taşıdı. Protesto, ülkenin karşı karşıya olduğu derinleşen ekonomik ve sosyal krize karşı halkın öfkesini bir kez daha gözler önüne serdi.
Gösterinin arka planı ve talepler
Protestocular, başkentteki Habib Burgiba Bulvarı'nda toplanarak hükümetin politikalarını eleştirdi. 'Su haktır', 'Elektriksiz yaşamak istemiyoruz' gibi sloganlar atan göstericiler, yetkililerin somut çözümler üretmesini istedi. Tunus, son yıllarda yağışların azalması ve altyapı yatırımlarının yetersizliği nedeniyle ciddi bir su kriziyle boğuşuyor. Ülkenin birçok bölgesinde içme suyu şebekeye düzensiz verilirken, bazı kırsal alanlarda su tankerleriyle dağıtım yapılıyor.
Elektrik kesintileri de halkın günlük yaşamını olumsuz etkiliyor. Enerji üretimindeki arz-talep dengesizliği ve doğal gaz ithalatındaki maliyet artışları, özellikle akşam saatlerinde sık sık kesinti yaşanmasına neden oluyor. Göstericiler, hükümeti bu sorunlara kalıcı çözümler üretmemekle suçlarken, Cumhurbaşkanı Said'in meclisi feshedip yetkileri elinde topladığı süper başkanlık sistemini de eleştirdi.
Protesto, ülkedeki siyasi gerilimin bir başka tezahürü olarak değerlendiriliyor. 2021'de Cumhurbaşkanı Kays Said'in anayasal yetkilerini genişletmesi ve meclisi feshetmesinin ardından ülke, otoriterleşme tartışmalarıyla karşı karşıya kalmıştı. Muhalif gruplar, Said'in ekonomi politikalarının başarısız olduğunu ve halkın alım gücünün giderek düştüğünü savunuyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Tunus'taki bu protestolar, Kuzey Afrika ve Orta Doğu'daki birçok ülkede yaşanan benzer toplumsal hareketlerle paralellik gösteriyor. Su ve enerji krizleri, bölge genelinde artan nüfus ve iklim değişikliği etkisiyle daha da derinleşen yapısal sorunlar olarak öne çıkıyor. Tunus, Uluslararası Para Fonu (IMF) ile mali yardım anlaşması görüşmelerini sürdürürken, hükümetin yapısal reformlar yapma taahhüdüne rağmen sosyal huzursuzluk devam ediyor.
Bölgesel planda ise Tunus'un istikrarı, Kuzey Afrika'nın güvenliği ve göç hareketleri açısından kritik önemde. Avrupa Birliği, sınır güvenliği ve düzensiz göçle mücadele kapsamında Tunus'la iş birliğini sürdürüyor. Ancak ülkedeki iç huzursuzlukların, bu iş birliğini zayıflatma potansiyeli bulunuyor. Ayrıca, Tunus'taki ekonomik kriz, komşu Cezayir, Libya ve Mısır ile olan ticari ilişkileri de etkileyebilecek bir görünüm arz ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Tunus'taki bu gelişmeler, Türkiye'nin Kuzey Afrika politikası açısından yakından izlenmesi gereken bir nitelik taşıyor. Türkiye, Tunus ile tarihsel ve kültürel bağlarının yanı sıra ekonomik ve ticari ilişkilerini de geliştirmiş durumda. Tunus'ta yaşanacak olası bir istikrarsızlık, Türk yatırımları ve ticaret hacmi üzerinde olumsuz etkiler yaratabilir. Ayrıca, Akdeniz'deki enerji güvenliği ve deniz yetki alanları tartışmalarında Tunus'un konumu, Türkiye'nin bölgesel çıkarları için önemli. Dolayısıyla, Tunus'taki hükümet karşıtı protestoların seyri, Türk dış politikasında Kuzey Afrika'ya yönelik stratejilerin gözden geçirilmesini gerektirebilir.