Himalayalar'ın güney yamaçlarında ani sel ve toprak kaymalarında yaşamını yitirenlerin sayısı en az 270'e yükseldi. Nepal'in başkenti Katmandu'ya yakın bölgelerde ve Çin sınırındaki dağlık alanlarda etkili olan şiddetli muson yağmurlarının tetiklediği felakette, aralarında 640'tan fazla turistin de bulunduğu yüzlerce kişi hala kayıp. Kurtarma ekipleri, enkaz altında kalanları arama çalışmalarını sürdürürken, bölgede iletişim ve ulaşım hatlarının büyük ölçüde hasar görmesi operasyonları güçleştiriyor.
Felaketin boyutları ve kurtarma çalışmaları
Nepal İçişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, seller ve toprak kaymaları özellikle Sindhupalchok, Dolakha ve Rasuwa bölgelerinde etkili oldu. Bu bölgeler, ünlü Himalaya yürüyüş parkurlarına ev sahipliği yapıyor ve bu nedenle yılın bu döneminde çok sayıda yerli ve yabancı turisti ağırlıyor. Afet sonrası bölgede mahsur kalan turistlerin tahliyesi için Nepal ordusu ve polisi seferber edilmiş durumda. Helikopterlerle yapılan tahliye operasyonlarında şu ana kadar yüzlerce kişi güvenli bölgelere ulaştırıldı, ancak hava koşullarının kötüleşmesi kurtarma çalışmalarını zaman zaman sekteye uğratıyor.
Yetkililer, kayıp sayısının artabileceği konusunda uyarıyor. Özellikle Araniko Karayolu üzerindeki köprülerin çökmesi ve yolların toprak kaymalarıyla kapanması, birçok köy ve kasabanın dış dünyayla bağlantısını kesmiş durumda. Nepal Kızılhaçı, bölgeye acil yardım malzemesi ulaştırmak için çalışıyor; ancak ulaşımın sağlanamadığı bölgelerde ihtiyaç sahiplerine ancak helikopterle erişilebiliyor. Hükümet, felaketten etkilenen ailelere tazminat ödeneceğini açıklarken, uluslararası toplumdan da yardım çağrısında bulundu.
İklim değişikliği ve bölgesel kırılganlık
Uzmanlar, bu tür ani sel ve toprak kaymalarının sıklığının ve şiddetinin arttığına dikkat çekiyor. Himalaya bölgesi, iklim değişikliğinin etkilerine en açık alanlardan biri olarak gösteriliyor. Artan sıcaklıklar, buzulların hızla erimesine ve göllerin taşmasına neden olurken, aşırı yağışlar da toprak kaymalarını tetikliyor. Nepal, coğrafi konumu nedeniyle doğal afetlere karşı son derece kırılgan bir ülke. 2015 yılında yaşanan büyük depremde de on binlerce kişi hayatını kaybetmiş, ülke ekonomisi ağır yara almıştı.
Bu felaket, yalnızca Nepal'in değil, komşu ülkelerin de ortak sorunu olarak öne çıkıyor. Çin'in Tibet Özerk Bölgesi'nde de sel nedeniyle bazı yolların kapandığı ve sınır ötesi ticaretin olumsuz etkilendiği bildiriliyor. Bölgedeki altyapı projeleri, özellikle Çin'in Kuşak ve Yol Girişimi kapsamındaki yatırımlar, bu tür doğal afetlere karşı ne kadar savunmasız olduğunu bir kez daha gösterdi. Uzmanlar, bu tür felaketlerin önlenmesi için erken uyarı sistemlerinin geliştirilmesi ve altyapının iklime dayanıklı hale getirilmesi gerektiğini vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Himalaya selleri, iklim değişikliğinin küresel etkilerini bir kez daha gözler önüne sererken, Türkiye'nin de afet yönetimi politikaları için önemli dersler içeriyor. Türkiye, coğrafi konumu nedeniyle deprem, sel ve orman yangını gibi afetlere sık sık maruz kalıyor; bu nedenle Nepal'de yaşananlar, afetlere hazırlıklı olmanın ve uluslararası iş birliğinin önemini hatırlatıyor. Türkiye, geçmişte Pakistan ve İran'daki depremlerde olduğu gibi, ihtiyaç halinde Nepal'e insani yardım ve arama-kurtarma ekipleri göndererek dayanışma gösterebilir. Ayrıca, iklim değişikliğiyle mücadele kapsamında bu tür felaketlerin önlenmesine yönelik küresel çabalara katkı sağlaması bekleniyor.