ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, Pazartesi günü yaptığı açıklamayla yeni Savunma Politikası Kurulu (Defense Policy Board) üyelerini belirledi. Bu hamle, Bakan Hegseth’in bir yıldan kısa bir süre önce önceki kurulu tamamen dağıtmasının ardından geldi. Yeni kurulda, eski Ticaret Temsilcisi Robert Lighthizer’ın da aralarında bulunduğu 15 isim yer alıyor.
Gelişmenin Arka Planı
Savunma Politikası Kurulu, ABD Savunma Bakanlığı’na (Pentagon) danışmanlık yapan, genellikle emekli askerler, akademisyenler ve eski üst düzey yetkililerden oluşan prestijli bir yapı. Ancak Başkan Donald Trump’ın ikinci döneminde Pentagon’da yaşanan hızlı değişimler, bu tür danışma organlarının da yeniden şekillendirilmesine yol açtı. Hegseth, Ocak 2025’te göreve başlar başlamaz selefi Lloyd Austin döneminde atanmış olan tüm Savunma Politikası Kurulu üyelerini görevden almış, bu karar Washington’da büyük yankı uyandırmıştı. O dönemde Pentagon kaynakları, bu hamlenin “kurulun Trump yönetiminin öncelikleriyle uyumlu hale getirilmesi” amacını taşıdığını belirtmişti.
Yeni kurulda dikkat çeken isimlerden biri, Trump’ın ilk döneminde ticaret savaşlarının kilit isimlerinden olan Robert Lighthizer. Lighthizer, özellikle Çin’e karşı sert ticaret politikalarıyla tanınıyor. Kurulda ayrıca eski Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton, emekli Orgeneral John Allen ve eski CIA Direktörü David Petraeus gibi isimler de yer alıyor. Ancak isimlerin çoğu, Trump yönetimine yakınlığıyla bilinen veya önceki dönemde çeşitli görevler yapmış kişiler.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Savunma Politikası Kurulu’nun yapısı, ABD’nin savunma politikasındaki önceliklerini yansıtması açısından önem taşıyor. Trump yönetiminin “Amerika Önce” (America First) vizyonu, kurulun gündemine de yansımış durumda. Özellikle Çin’in artan askeri gücü, Rusya-Ukrayna savaşı, Orta Doğu’daki istikrarsızlık ve NATO müttefikleriyle ilişkiler gibi konular, kurulun ele alması beklenen başlıca meseleler arasında. Uzmanlar, kurulda Lighthizer gibi ticaret savaşının öncülerinin bulunmasını, ABD’nin savunma ve ticaret politikalarını daha yakından entegre etme çabası olarak yorumluyor.
Pentagon’un danışma organındaki bu değişiklik, Washington’da yönetim değişikliklerinden sonra sıkça görülen bir uygulama olsa da, bu kadar kapsamlı bir tasfiye daha önce nadiren yaşanmıştı. Eleştirmenler, bu hamlenin kurulun bağımsızlığını zedelediğini ve siyasallaştırdığını savunuyor. Öte yandan yönetim, kurulun daha etkin ve yönetimin öncelikleriyle uyumlu çalışmasını sağladığını iddia ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD Savunma Politikası Kurulu’ndaki bu değişiklik, Türkiye’yi doğrudan ilgilendirmese de, ABD’nin savunma politikalarındaki yönelimin bir göstergesi olarak önem taşıyor. Trump yönetiminin ikinci döneminde, özellikle NATO müttefikleriyle ilişkilerde daha işlemsel bir yaklaşım izlenmesi bekleniyor. Kurulda yer alan isimler arasında Türkiye’ye yönelik belirgin bir tutum sergileyen bir figür bulunmamakla birlikte, Lighthizer gibi korumacı ticaret politikalarını savunan isimlerin varlığı, ABD’nin savunma sanayi iş birliklerinde daha sert şartlar dayatabileceğine işaret edebilir. Öte yandan, Türkiye’nin S-400 meselesi ve F-35 programına geri dönüş gibi konular da bu kurulun gündemine gelebilir. Bu nedenle, yeni kurulun alacağı kararların, Türk-Amerikan savunma ilişkilerini yakından ilgilendirebileceği söylenebilir.