ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, Perşembe günü Brüksel'deki NATO karargahında düzenlenen Savunma Bakanları toplantısında, Avrupa'daki Amerikan askeri varlığının kapsamlı bir şekilde yeniden değerlendirileceğini duyurdu. Hegseth, konuşmasında NATO müttefiklerine sert eleştiriler yönelterek ittifakı "kağıttan kaplan" olarak nitelendirdi ve üye ülkelerin savunma harcamaları konusunda yeterli çabayı göstermediğini savundu. Açıklanan altı aylık inceleme, ABD'nin Avrupa'daki askeri konuşlanmasının kapsamı, maliyeti ve stratejik etkinliğini masaya yatıracak.
Hegseth'in NATO'ya yönelik eleştirileri ve inceleme sürecinin ayrıntıları
Bakan Hegseth, NATO müttefiklerini savunma bütçelerini artırmamakla suçlayarak, "ABD'nin Avrupa'nın güvenliği için omuzladığı yük sürdürülemez hale gelmiştir. NATO, kağıt üzerinde güçlü görünse de sahada bu gücün karşılığını göremiyoruz. Müttefiklerimiz taahhütlerini yerine getirmezse, ABD'nin varlığını yeniden değerlendirmekten başka seçeneği kalmaz" ifadelerini kullandı. İnceleme süreci kapsamında ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), Avrupa'daki yaklaşık 100 bin askerin konuşlandığı üsleri, lojistik hatları ve müttefik ülkelerin katkılarını ayrıntılı olarak analiz edecek. Hegseth, bu incelemenin ABD'nin küresel askeri stratejisini optimize etme çabalarının bir parçası olduğunu vurguladı.
NATO yetkilileri ise Hegseth'in açıklamalarına temkinli yaklaştı. İttifakın resmi sözcüsü, "NATO, tarihin en başarılı askeri ittifakıdır. Tüm müttefikler savunma harcamalarını artırma konusunda kararlıdır. ABD'nin endişelerini anlıyoruz ancak ittifakın dayanışmasına gölge düşürecek söylemlerden kaçınılması gerektiğine inanıyoruz" dedi. Hegseth'in bu açıklamaları, NATO'nun 2024 yılında 32 üyeye ulaştığı ve Ukrayna savaşı nedeniyle yeni bir güvenlik konsepti oluşturmaya çalıştığı bir döneme denk geldi.
Bölgesel ve küresel boyut: ABD'nin Avrupa'daki varlığı ve NATO'nun geleceği
ABD'nin Avrupa'daki askeri varlığı, Soğuk Savaş'tan bu yana Avrupa güvenlik mimarisinin temel taşlarından biri olarak kabul ediliyor. Özellikle Rusya'nın Ukrayna'yı işgali sonrası ABD, Avrupa'daki asker sayısını 80 binden 100 binin üzerine çıkarmıştı. Ancak eski Başkan Donald Trump döneminde başlayan "ABD'nin yükünün azaltılması" tartışmaları, Biden yönetimi altında da devam etti. Hegseth'in bu çıkışı, ABD'nin Avrupa'daki askeri taahhütlerini sorguladığı bir dönemin habercisi olarak yorumlanabilir.
Uzmanlara göre, bu inceleme ABD'nin Pasifik'e odaklanma stratejisiyle de bağlantılı. Çin'in askeri yükselişi karşısında ABD, kaynaklarını Hint-Pasifik bölgesine kaydırmak isterken, Avrupa'nın kendi savunmasına daha fazla yatırım yapmasını bekliyor. NATO'nun gayri safi yurtiçi hasılanın (GSYİH) yüzde 2'sini savunmaya ayırma hedefine ulaşan üye sayısı 2024'te 23'e yükselse de, Hegseth bu oranın yeterli olmadığını düşünüyor. Bazı Avrupalı diplomatlar, Washington'un bu tutumunun ittifak içinde güven bunalımı yaratabileceği uyarısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin Avrupa'daki askeri varlığını gözden geçirmesi, Türkiye'nin NATO içindeki stratejik konumunu doğrudan etkileyebilecek bir gelişmedir. Türkiye, uzun yıllardır NATO'nun güney kanadında kilit bir rol üstlenmekte ve İncirlik gibi önemli üslere ev sahipliği yapmaktadır. Hegseth'in eleştirileri ve olası bir güç kaydırması, Türkiye'nin ittifak içindeki pazarlık gücünü artırabilir. Ancak ABD'nin Avrupa'dan çekilmesi, özellikle Doğu Akdeniz ve Karadeniz'de Rusya'ya karşı caydırıcılığı zayıflatabileceği için Ankara'yı endişelendirmektedir. Türkiye, hem NATO'nun Avrupa savunmasındaki kritik rolünü pekiştirmek hem de kendi güvenlik çıkarlarını korumak için bu süreçte aktif bir diplomasi yürütmelidir.