ABD Senatosu'nda bağımsız Vermont senatörü Bernie Sanders, ülkenin en büyük yapay zeka şirketlerinin yüzde 50 hissesini devlet adına alacak bir 'AI Varlık Fonu' (AI Sovereign Wealth Fund) kurulmasını öngören yasa tasarısını Perşembe günü resmen sundu. Sanders'ın daha önce ay başında duyurduğu bu girişim, Amerikan vatandaşlarına yıllık temettü ödemesi yapmayı hedefliyor. Tasarı, yapay zeka sektöründeki devasa kârların toplumun tamamına yayılması gerektiği fikrine dayanıyor.
AI hisseleri halka: Yüzde 50 devlet ortaklığı
Sanders'ın ofisinden yapılan açıklamaya göre, tasarı kapsamında kurulacak fon, ABD'de faaliyet gösteren ve belirli bir büyüklüğün üzerindeki yapay zeka şirketlerine otomatik olarak yüzde 50 oranında azınlık hissesi alacak. Karşılığında şirketlere nakit ödeme yapılmayacak; hisseler karşılıksız olarak devlete geçecek. Fon, bu hisselerden elde edilen kâr paylarını ve temettüleri, her yıl 18 yaş üstü tüm ABD vatandaşlarına eşit olarak dağıtacak. Sanders, bu mekanizma ile yapay zeka devriminin yarattığı zenginliğin tabana yayılacağını savunuyor. Tasarının ilk imzacıları arasında Senatör Elizabeth Warren (D-Mass.) ve Temsilciler Meclisi Üyesi Pramila Jayapal (D-Wash.) yer alıyor.
Planın detaylarına göre, fonun yönetimi Federal Rezerv ve Hazine Bakanlığı'nın ortak denetiminde olacak. Şirketlerin hisselerinin değeri, bağımsız bir kurul tarafından belirlenecek ve şirketlerin yönetim kurullarına devlet adına atanacak temsilciler sadece kâr dağıtımı ve uzun vadeli strateji konularında söz sahibi olacak. Günlük operasyonlara müdahale edilmeyeceği vurgulanıyor. Sanders, 'Amazon, Google ve Microsoft gibi şirketler, yapay zeka sayesinde tarihin en büyük servetlerini yaratırken, sıradan Amerikalılar bu pastadan pay alamıyor. Bu tasarı, adaleti sağlayacak' dedi.
Ekonomik ve siyasi tartışmaları beraberinde getiren bir öneri
Tasarı, Wall Street ve Silikon Vadisi çevrelerinde büyük tartışma yarattı. Eleştirmenler, devletin özel şirketlere zorla ortak olmasının anayasaya aykırı olduğunu ve yatırımcı güvenini sarsacağını savunuyor. Öte yandan destekçiler, Alaska Kalıcı Fonu (Alaska Permanent Fund) gibi başarılı örneklere atıfta bulunarak, doğal kaynak gelirlerinin topluma dağıtılması modelinin yapay zeka gibi yeni bir kaynak için de uygulanabileceğini belirtiyor. Alaska fonu, petrol gelirlerini her yıl eyalet sakinlerine temettü olarak dağıtıyor ve bu model Sanders'ın ilham kaynaklarından biri olarak görülüyor.
Sanders'ın önerisi, ABD'de giderek büyüyen 'yapay zeka ulusal güvenlik ve ekonomi politikası' tartışmalarının da bir parçası. Bazı uzmanlar, devletin yapay zeka şirketlerine bu kadar doğrudan müdahil olmasının Çin ve Avrupa Birliği'ne karşı rekabetçiliği zayıflatabileceği uyarısında bulunuyor. Bununla birlikte, tasarının mevcut Kongre'de yasalaşma ihtimali düşük görülüyor. Ancak Sanders'ın bu hamlesi, 2024 başkanlık seçimleri öncesinde ekonomik adalet ve teknoloji regülasyonu konularında siyasi tartışmaları yeniden alevlendirdi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Sanders'ın AI varlık fonu önerisi, doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de küresel yapay zeka ekonomisinin geleceği açısından önemli sinyaller taşıyor. ABD gibi teknoloji devi bir ülkede devletin yapay zeka şirketlerine ortak olma fikri, teknoloji regülasyonu ve dijital ekonominin yönetişimi konularında yeni bir paradigma yaratabilir. Türkiye açısından, bu tür tartışmalar yerel yapay zeka ekosisteminin gelişimi ve devlet-özel sektör işbirliği modelleri için referans teşkil edebilir. Ayrıca, büyük teknoloji şirketlerinin küresel ölçekte daha fazla denetim ve vergilendirmeye tabi tutulması yönündeki eğilim, Türkiye'nin de dijital hizmet vergisi gibi uygulamalarını güçlendirmesi için bir zemin oluşturabilir. Ancak, önerinin Türkiye gibi gelişmekte olan ekonomilerde uygulanabilirliği sınırlıdır; zira yerel AI şirketlerinin ölçeği ve devlet kaynaklarının yapısı farklılık göstermektedir.