İngiltere hükümetinin yayımladığı bir ekonomi raporu, Heathrow Havalimanı'nın üçüncü pistinin inşasının, ülkenin diğer bölgelerindeki havalimanlarından milyonlarca yolcu çekerek özellikle West Midlands bölgesinde yaklaşık 10 bin iş kaybına yol açacağını ortaya koydu. Ulaştırma Bakanlığı (DfT) tarafından hazırlanan ekonomik değerlendirme, genişleme planının ulusal ekonomik faydalarının yanı sıra bölgesel eşitsizlikleri derinleştireceğini gösteriyor.
Raporun bulguları ve etkileri
Söz konusu rapor, Heathrow'un üçüncü pistinin işletmeye alınmasıyla birlikte Birmingham, Manchester, Bristol ve Cardiff gibi şehirlerdeki havalimanlarının yılda toplam 6,5 milyon yolcu kaybedeceğini öngörüyor. Bu kaybın, ilgili havalimanlarında doğrudan ve dolaylı olarak yaklaşık 29 bin kişilik istihdamı etkilemesi bekleniyor. West Midlands bölgesi, Birmingham Havalimanı üzerinden en büyük kaybı yaşayacak; raporda bu bölgede 9 bin 700 işin tehlikeye gireceği belirtiliyor. Sadece Birmingham Havalimanı'nın yılda 3,8 milyon yolcu kaybederek, mevcut yolcu trafiğinin yaklaşık %30'unu yitireceği ifade ediliyor.
Raporda ayrıca, Heathrow'un Avrupa'nın en büyük havacılık merkezi olarak konumunu güçlendireceği, ancak bunun diğer bölgesel havalimanlarının küresel bağlantılarını zayıflatabileceği vurgulanıyor. Özellikle uzun mesafeli uçuşların Heathrow'da yoğunlaşması, bölgesel havalimanlarının uluslararası destinasyonlara doğrudan erişimini azaltacak. Bu durum, söz konusu bölgelerin yatırım çekme kapasitesini olumsuz etkileyebilir ve ekonomik büyüme üzerinde tahmin edilenden daha büyük bir daraltıcı etki yaratabilir.
DfT yetkilileri, raporun planlama sürecinde dikkate alınacağını ve bölgesel etkilerin en aza indirilmesi için önlemler alınacağını belirtti. Ancak eleştirmenler, hükümetin Heathrow genişlemesine verdiği desteğin, İngiltere'nin 'Seviyelendirme Gündemi' (Levelling Up) politikasıyla çeliştiğini savunuyor. Bu politika, bölgeler arası ekonomik eşitsizlikleri azaltmayı hedefliyor.
Siyasi yansımalar ve bölgesel muhalefet
Raporun yayımlanması, özellikle muhalefetteki İşçi Partisi ve bölgesel yetkililerden sert tepki çekti. West Midlands Belediye Başkanı, Heathrow'un genişlemesinin bölge ekonomisine darbe vuracağını belirterek, hükümetin bu kararı yeniden gözden geçirmesi çağrısında bulundu. Muhafazakar Parti içinde de bölgesel milletvekillerinin, seçmenlerinin işlerini korumak adına projeye karşı çıktığı biliniyor. Öte yandan, iş dünyası örgütleri Heathrow genişlemesinin ulusal rekabet gücü için kritik olduğunu savunuyor; ancak rapordaki veriler, bu faydanın bölgesel maliyetlerle dengelenmesi gerektiğini ortaya koyuyor.
Proje, çevresel kaygılar nedeniyle de uzun süredir tartışılıyor; üçüncü pistin karbon emisyonlarını artıracağı ve iklim hedeflerini tehdit edeceği belirtiliyor. Mahkeme kararları ve yasal itirazlar da projenin ilerlemesini engellemişti. Ancak hükümet, ekonomik büyüme ve küresel bağlantılılık açısından Heathrow'un önemini vurgulayarak projeye bağlılığını sürdürüyor.
Bölgesel havalimanlarının geleceği
Raporda ayrıca, bölgesel havalimanlarının Heathrow ile rekabet edebilmesi için yeni yatırımlar ve devlet desteğine ihtiyaç duyduğu belirtiliyor. Manchester Havalimanı'nın, yolcu kaybına rağmen kargo kapasitesini artırarak farklı bir strateji izleyebileceği öngörülüyor. Ancak uzmanlar, uzun vadede bölgesel havalimanlarının düşük maliyetli havayolları ve iç hat uçuşlarına odaklanarak hayatta kalabileceğini, ancak uzun mesafeli uçuşlardaki kaybın telafi edilmesinin zor olduğunu ifade ediyor.
Hükümetin, bölgesel etkileri azaltmak için bir 'Ulusal Havacılık Stratejisi' oluşturması öneriliyor. Ayrıca, demiryolu bağlantılarının iyileştirilmesi ve bölgesel havalimanlarına yönelik teşviklerin, olası istihdam kayıplarını dengeleyebileceği belirtiliyor. Ancak şu ana kadar bu yönde somut bir adım atılmış değil.
Ulaştırma Bakanlığı'nın raporu, Heathrow genişlemesinin sadece Londra'nın değil, tüm ülkenin ekonomik kalkınmasına hizmet etmesi gerektiğini savunan kesimler için önemli bir referans noktası oluşturuyor. Önümüzdeki dönemde parlamentoda yapılacak oylamalar ve yasal süreçler, projenin kaderini belirleyecek gibi görünüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye açısından, Heathrow'un genişlemesi öncelikli olarak İstanbul Havalimanı'nın küresel bir aktarma merkezi olma hedefini doğrudan ilgilendiriyor. Heathrow'un kapasitesinin artması, Avrupa'da uzun mesafeli uçuşlar için rekabeti yoğunlaştıracak; bu da İstanbul Havalimanı'nın pazar payını etkileyebilir. Ayrıca, Türk Hava Yolları'nın Heathrow slotlarına erişimi ve İngiltere-Türkiye arasındaki hava trafiği, iki ülke arasındaki ticaret ve turizm ilişkileri açısından kritik öneme sahip. Bu gelişme, Türk havacılık sektörünün Avrupa'daki stratejik planlamasında dikkate alınması gereken bir faktör olarak değerlendirilebilir.