Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği (OHCHR), Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik geniş çaplı işgalinin devam ettiği Haziran 2024 ayında, ülkede en az 165 sivilin hayatını kaybettiğini duyurdu. Bu rakam, Şubat 2022’de başlayan savaşın ardından bir ayda kaydedilen en yüksek sivil ölüm sayısı olarak kayıtlara geçti. OHCHR ayrıca Haziran ayında 506 sivilin de yaralandığını belirtirken, toplamda 16 bin 431 sivil ölümünün doğrulandığını açıkladı. Ancak BM, gerçek rakamların çok daha yüksek olduğunu, özellikle Rus işgali altındaki bölgelerden gelen verilerin sınırlı olduğunu vurguladı.
Sivil kayıplarında artışın nedenleri
OHCHR raporuna göre, Haziran ayındaki sivil ölümlerindeki artışın başlıca nedeni, Rusya’nın yerleşim bölgelerine yönelik yoğun hava saldırıları ve topçu bombardımanları oldu. Özellikle Harkiv, Donetsk ve Herson bölgelerinde çatışmaların şiddetlenmesi, sivil kayıplarını artırdı. BM, Rus güçlerinin Kasım 2023’ten bu yana Ukrayna’nın enerji altyapısına yönelik saldırılarının yanı sıra, mayın ve patlamamış mühimmatların da sivil ölümlerine yol açtığını belirtti. Raporda ayrıca, Ukrayna güçlerinin kontrolündeki bölgelerde de sivil kayıplar yaşandığı, ancak bunların büyük çoğunluğunun Rus saldırılarından kaynaklandığı ifade edildi.
Savaşın insani boyutu ve uluslararası hukuk ihlalleri
BM verileri, savaşın başından bu yana toplamda 16 bin 431 sivil ölümünün doğrulandığını, ancak bu sayının gerçek rakamın sadece bir kısmını yansıttığını ortaya koyuyor. OHCHR, özellikle Mariupol, Lysychansk ve Sievierodonetsk gibi şiddetli çatışmalara sahne olan kentlerde binlerce ölümün henüz belgelenemediğini vurguluyor. BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk, sivillerin hedef alınmasının uluslararası insancıl hukukun açık ihlali olduğunu belirterek, tarafları sivil kayıplarını önlemek için gerekli tedbirleri almaya çağırdı. Ayrıca, Rusya’nın Ukrayna’da işlediği iddia edilen savaş suçlarına ilişkin soruşturmaların Uluslararası Ceza Mahkemesi ve diğer mekanizmalar nezdinde devam ettiği hatırlatıldı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Ukrayna’daki sivil kayıplarının artması, Karadeniz’in güvenliği ve bölgesel istikrar açısından Türkiye’yi doğrudan ilgilendiriyor. Türkiye, savaşın başından bu yana insani yardım çabalarına aktif destek verirken, tahıl koridoru anlaşması gibi girişimlerle çatışmanın etkilerini hafifletmeye çalışıyor. Artan sivil ölümleri, Türkiye’nin arabuluculuk rolünü daha da önemli kılıyor; ancak taraflar arasındaki uzlaşmazlık, diplomatik çabaların etkinliğini sınırlıyor. Ayrıca, savaşın uzaması, Türkiye’nin enerji güvenliği ve turizm gelirleri üzerinde olumsuz etkiler yaratmaya devam ediyor. Bu bağlamda, Ankara’nın NATO müttefikleriyle koordinasyon içinde sivil koruma mekanizmalarının güçlendirilmesi ve insani ateşkes için baskı yapması bekleniyor.